Başvurucu, yargılandığı ceza davasında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, mahkûmiyet hükmünün soruşturma aşamasında polis tarafından düzenlenen rapora dayandırıldığını, lehine olan delillerin toplanmadığını, üzerine atılı suçları işlemediğini, derece mahkemelerinin kararlarının gerekçesiz olduğunu belirterek, Anayasa’nın 13. , 36. ve 40. maddelerinde belirtilen haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, yargılandığı ceza davasında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, mahkûmiyet hükmünün soruşturma aşamasında polis tarafından düzenlenen rapora dayandırıldığını, lehine olan delillerin toplanmadığını, üzerine atılı suçları işlemediğini, derece mahkemelerinin kararlarının gerekçesiz olduğunu belirterek, Anayasa’nın , ve maddelerinde belirtilen haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 26/11/2013 tarihinde yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde, başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 29/1/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında terör örgütüne üye olmak, terör örgütü propagandası yapmak ve mala zarar vermek suçlarından gözaltına alınmış ve İskenderun Sulh Ceza Mahkemesinin 16/6/2011 tarih ve 2011/93 Sorgu sayılı kararıyla tutuklanmıştır. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK 250 İle Görevli) 3/8/2011 tarih ve E.2011/474 sayılı iddianamesi ile başvurucu hakkında terör örgütüne üye olma, terör örgütü propagandası yapma ve mala zarar verme suçlarından kamu davası açılmıştır. Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 29/3/2012 tarih ve E.2011/187, K.2012/35 sayılı kararıyla başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma, mala zarar verme, terör örgütü propagandası yapma suçlarından hapis cezalarıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/8/2012 tarihli yazısı ile kanunlarda yapılan değişiklikler nedeniyle sanığın (başvurucunun) hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle dosya Mahkemesine iade edilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/1/2007 tarih ve E.2006/143, K.2007/8 sayılı kararı çerçevesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma etkisi gösteren ve mevcut temyiz sürecini sonlandıran iade işlemi üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 19/10/2012 tarih ve E.2012/334, K.2012/223 sayılı kararıyla başvurucunun silahlı terör örgütü adına suç işleme, mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetine ve tutukluluk halinin devamına, terör örgütü propagandası yapma suçundan ise kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:“…Sanık Emin Menteş [Başvurucu] savunmasında atılı suçlamayı reddettiği ayrıca psikolojik sıkıntıları olduğundan dolayı ağır ilaçlar kullandığını, eylem yapacak durumda bulunmadığını, çoğunlukla uyku halinde olduğunu beyan ettiği, savunma tanıkları bu beyanı destekler nitelikte sanığın atılı suçları işlemiş olacağına ihtimal vermediklerine dair görüş beyan ettikleri görülmüş, sanığın savunma içeriği çerçevesinde cezai ehliyete dair rapor aldırılmış, alınan rapor içeriği ile sanık Emin'in cezai ehliyetinin tam olduğu belirlenmiş, yapılan yargılama ve toplanan deliller çerçevesinde PKK üst yönetiminin 2011 günü Hatay kırsalında ölü ele geçirilen 7 terörist için misilleme yapılacağına dair açıklamalarda bulunulması, bu açıklamaların terörist cenazelerine sahip çıkılması yönünde devam etmesi, olay günü katılan ait aracın yakılması, bu araca yakın bölgede bulunan el yazısı notun içerik itibariyle örgüt yönetiminin misilleme çağrıları doğrultusunda olup, aynı zamanda terör örgütünün propagandasını içerir nitelikte bulunduğu, alınan rapor kapsamında sanık Emin Menteş'in el ürünü olduğu yönündeki tespit ve evinde yapılan aramada ele geçen belge, doküman ve kitap ve dergilerin niteliğinin birlikte değerlendirilmesinde sanığın terör örgütünün misilleme çağrıları doğrultusunda araç yakma eylemini gerçekleştirdiği, bu suretle terör örgütü adına suç işlediği anlaşıldığından atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılması yoluna gidilmiş, suçların işleniş biçimi nazara alınarak alt sınırdan ceza uygulaması yapılmıştır.” Temyiz üzerine, Yargıtay Ceza Dairesinin 30/4/2013 tarih ve E.2013/3660, K.2013/6815 sayılı ilâmıyla sanık hakkındaki silahlı terör örgütü adına suç işleme ve mala zarar verme suçlarına ilişkin mahkumiyet hükümleri onanmıştır. Başvurucu, nihai karardan 22/11/2013 tarihinde haberdar olmuştur. Bireysel başvuru, 26/11/2013 tarihinde yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151 maddesinin (1) numaralı fıkrası, maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendi, maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkraları, maddesinin (6) numaralı fıkrası, 12/4/1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesi.