10. Hukuk Dairesi 2025/14663 E. , 2026/1245 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1363 E., 2025/1436 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/61 E., 2024/190 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından haz…
10. Hukuk Dairesi 2025/14663 E. , 2026/1245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1363 E., 2025/1436 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/61 E., 2024/190 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete ait iş yerinde çalışan davalı sigortalı ...'nin 01.10.2016 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı meslekte kazanma gücü kayıp oranının Kurum tarafından %15 olarak tespit edildiğini, ancak davalı sigortalının iş kazası nedeniyle davacı işveren şirket aleyhine açtığı tazminat dosyasında alınan ATK 2. Üst Kurulu raporunda ise sigortalıda saptanan maraz ile olay arasında illiyet bağı bulunmadığının ve maluliyet oranının %0 olduğunun belirlendiğini, iş kazası nedeniyle sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin tazmini için Kurumca, davacı şirket aleyhine açılan rücu davasında da sigortalının meslekte kazanma gücü kayıp oranının tespiti davası açması hususunda davacıya süre verildiğini ileri sürerek davalı sigortalının 01.10.2016 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı meslekte kazanma gücü kayıp oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Davalı ... cevap dilekçesinde; iş kazası sonucu belinde disk kayması ve kısıtlılık oluştuğunu, iş kazasının meydana gelmesinde davacı işverenin %100 oranında kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalı ...’nin 10.07.2017 tarihinde geçirmiş olduğu işe bağlı yaralanması 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 08.02.2018 tarih ve 410 sayılı Kararında çalışır tarihi (sürekli iş göremezliğe girdiği tarih) olarak bildirilen 13.10.2017 tarihinden itibaren sürekli maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, aynı Yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...'nin iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranına itiraz ile yeniden tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi