8. Ceza Dairesi 2021/15925 E. , 2024/3703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1248 E., 2019/1464 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında verilen hükümlerin Ceza Muhakemesi Kanunun 286/1. maddesi uyarınca temyize tabi olduğu anlaşılmakla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 12.07.2019 tarihli, sanıklar müdafiinin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak yapıla
**8. Ceza Dairesi 2021/15925 E. , 2024/3703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1248 E., 2019/1464 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında verilen hükümlerin Ceza Muhakemesi Kanunun 286/1. maddesi uyarınca temyize tabi olduğu anlaşılmakla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 12.07.2019 tarihli, sanıklar müdafiinin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.11.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında silah ticareti suçundan 6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında Kanun'un 12/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53, 54, 63 ncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları için dava açılmıştır. 2.İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 08.02.2017 tarihli kararı ile sanıkların silah ticareti suçundan 6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında Kanun'un 12/1-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/2-4, 53/1-2-3,54/1-4 ve 63 ncü maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve sanık ...'ye hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 15.11.2017 tarihli kararıyla sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma ilamı üzerine yeniden yapılan yargılamada İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 08.02.2018 tarihli kararı ile sanıkların silah ticareti suçundan 6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında Kanun'un 12/1-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/2-4, 53/1-2-3, 54/1-4 ve 63 ncü maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve sanık ...'ye hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 06.05.2019 tarihli kararı ve (12.07.2018 tarihli ek kararıyla) istinaf taleplerinin esastan reddine ve (temyiz taleplerinin reddine) karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafinin temyiz sebepleri; adil bir yargılama yapılmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna, silah ticareti suçunun delillendirilmediğine, ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesinin uygulanmadığına, suçun manevi unsurunun bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yapılan bir ihbar üzerine sanıklar ... ve ...'nın kiraladıkları yasal ve kayıtlı olmayan bir adreste faaliyet gösteren Şehremini Gençlik ve Uyuşturucu ile Mücadele Derneği isimli yerde yapılan aramada 1 adet Taurus marka seri numarası silinmiş 9 mm çapında tabanca ve şarjörün, siyah plastik kutu içerisinde üzerinde Retay Pt -23 Cal. 9 mm ibaresi bulunan sürgü, kabza ve kabzaya takılı vaziyette ayrı ayrı 4 adet şarjör ile silah temizleme aparatlarının, 1 adet Sigsauer marka seri numarasız 9 mm çaplı tabanca ve şarjörü, 1 adet Retay Baran HK marka 002\*\*533 seri numaralı tabanca ve şarjörün bulunarak muhafaza altına alındığı, bu aramadan sonra yapılan ihbarda dernekte ele geçirilen tabanca ve malzemeler haricinde silahların olduğunun, bu silahları bazı şahısların buradan satın alacaklarını, bu şahısların dernek yakınlarında beklediklerinin belirtilmesi üzerine aynı yerde yapılan ikinci aramada kartonpiyer duvarın arka kısmına yapılmış gizli bölme içerisinde 14 adet boş silah kutularının, 8 adet değişik marka ve modellerde tabanca ve şarjörlerin, 2 adet ayrıca tabanca şarjörleri, 39 adet 6.35 mm çapında dolu fişek ile silah temizleme aparatının bulunarak muhafaza altına alındığı, yapılan aramalar neticesinde el konulan tabancaların yaptırılan kriminal incelemesi sonucu düzenlenen uzmanlık raporunda, bu tabancalardan 12 adetinin çapına uygun ses ve gaz fişeği istimal etmek üzere imal edilmişken, sonradan yivli-setli bir namlu takılmak suretiyle ateşli silah fişeklerinin atar hale dönüştürülmüş yarı otomatik tabancalar olduklarının, Colt marka S123461 seri numaralı silahın ve Pietro Baretta marka 31524495W serin numaralı silahın yarı otomatik tabancalar olduklarının, belirtilen bu tabancaların 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olduklarının belirtildiği, aramada çok sayıda tabancanın ele geçirilmiş olması ve bu tabancaların bir kısmının gizli bölme içerisinde bulunması, sanıkların birbirleriyle irtibatlı olduklarını gösteren facebook isimli sosyal paylaşım sitesindeki paylaşımları, ihbar içeriği, ihbar sonrasında yapılan araştırmalarda somut bulguların ortaya çıkmış olması, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların fikir birlikteliği içerisinde hareket ederek 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz bulunan tabanca ve mermileri satmak amacıyla arama gerçekleştirilen yerlerde bulundurdukları anlaşılmakla silah ticareti suçunu işlediklerine ilişkindir. A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; Sanıklar ... ve ...'nın bulunan materyallar ile ilgili uyuşturucu satıcıları ile mücadele ettikleri, bu sebeple kendilerinde korunma amaçlı silah bulundurdukları, ayrıca silaha karşı ilgi ve alakalarının olduğu şeklindeki savunmalarına, dosyada mevcut sanıklar hakkındaki ihbar, ele geçen ateşli silah ve fişek miktarları, bu ateşli silahlara ilişkin alınan uzmanlık raporuna göre 15 adedinin 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak silahlardan olması, arama tutanağına göre silahlar ve fişeklerin ilk aramada bulunamayacak şekilde zula şeklinde saklanmaları hususları hep birlikte değerlendirildiğinde itibar edilmemiş, sanıkların elde edilen yasak silah ve mermileri satmak amacı ile bulundurdukları tüm dosya kapsamı ve sanıkların aynı iş yerini beraber kiralamaları, silahları beraber aldıkları şeklindeki beyanları karşısında eylem ve fikir birliği içerisinde oldukları, suçu 2 kişi olarak beraber işledikleri, her iki sanığın eylemlerinin silah ticareti suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; Dosya ve duruşma tutanaklarının içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak gösterilen gerekçeye ve hakiminin takdirine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık savunmalarına, ihbar içeriğine, sanıkların silahları uyuşturucu satıcılarından korunmak için aldıklarına dair savunmalarının ele geçen silahların sayısı ve saklanma biçimleriyle uyuşmamasına ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların birlikte işledikleri silah ticareti suçundan cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık ...'nin tekerrüre esas alınan Fatih 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.12.2010 tarih, 2009/333 Esas, 2010/1347 Karar sayılı ilamının Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2022/6994 Esas, 2023/7386 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verildiği ve sanığın tekerrüre esas alınabilecek başkaca adli sicil kaydının da bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma koşulları bulunmadığı anlaşılmış ise de; bu hususun 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR A.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 06.05.2019 tarihli ve 2018/1248 Esas, 2019/1464 sayılı kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe Bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.05.2019 tarihli ve 2018/1248 Esas, 2019/1464 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümünün hükümden çıkartılması suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2024 tarihinde karar verildi.