4. Hukuk Dairesi 2012/8239 E. , 2012/11054 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş. aleyhine 14/06/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetki
**4. Hukuk Dairesi 2012/8239 E. , 2012/11054 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş. aleyhine 14/06/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, elektrik çarpması nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ve davalı tarafından temyiz olunmuştur. Dosya içeriğinden; dava dışı İsa Keskin’e ait olup karayolu yakınında bulunan taşınmazdaki anızın yakıldığı, çıkan yangının etkisi ile aynı taşınmazda bulunan ahşap elektrik direğinin toprağa yakın bölümünün yanması nedeniyle ahşap direğin yere doğru eğildiği, ahşap direk üzerindeki elektrik tellerinin toprak yüzeyine 5 cm kadar yaklaştığı, elektrik tellerinin bulunduğu taşınmazdan geçen 10 yaşındaki desteğin elektrik akımına kapılarak vücudunda 2. ve 3. derecede yanık oluşacak ve genel çalışma gücünden % 50 oranında kaybetmiş sayılacak biçimde yaralandığı ve tedavi gördüğü hastaneden çıkartıldıktan kısa bir süre sonra da yaşamını yitirdiği anlaşılmaktadır. Davacılar, eldeki bu davada, desteklerinin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Yerel mahkemece verilen ilk kararda, istem reddedilmiştir. Bu karar, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce; ‘Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nde, kırsal kesimde bulunan olay yerinde elektrik akımının ahşap direk üzerinden taşınmasını yasaklayan bir düzenleme bulunmamakta ise de, elektrik akımının ahşap direk üzerinden taşınmasının tehlike yarattığı ve bu durumun ölüm olayının meydana gelmesine katkıda bulunduğu kabul edilerek tehlike sorumluluğu nedeniyle davalının sorumlu tutulmasının gerektiği, ancak sorumlu olacağı zarar miktarı belirlenirken yukarıda açıklanan olgular ile birlikte desteğin olaydan bir süre sonra tedavi gördüğü hastaneden çıkartılarak götürüldüğü evde yaşamını yitirdiğinin de gözetilerek belirlenmesi gerektiği …’ gerekçesi ile karar bozulmuştur. Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak davalının sorumluluğu yönünde karar verilmiş ve maddi ve manevi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiştir. Bu karar da davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce; davacıların tüm temyiz itirazları ile davalının diğer temyiz itirazları reddedilmiş ve “… mahkemece bozmaya uyulmuş, olayda tehlike sorumluluğu bulunan davalı zarardan sorumlu tutulmuş, ancak, bozma kararının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararında açıklandığı üzere; davalının sorumlu tutulacağı tazminat miktarları belirlenirken, davalının sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olması, ölüm olayının ve davacıların uğradığı zararın tamamının davalının eyleminden kaynaklanmamış olması ile desteğin olaydan bir süre sonra tedavi gördüğü hastaneden çıkartılarak götürüldüğü evde ölmesi olguları gözetilerek Borçlar Yasası’nın 43. ve 44. maddeleri uyarınca yapılacak değerlendirmeye göre tazminatlardan uygun oranda bir indirim yapılması gerekirken zararın tamamından davalının sorumlu tutulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir…” gerekçesi ile karar davalı yararına bozulmuştur. Yerel mahkemece, bozma kararına uyulmuş ve destekten yoksun kalma tazminatlarından Borçlar Yasası’nın 43. ve 44. maddeleri uyarınca % 40 oranında indirim yapılarak karar verilmiş; ancak, cenaze ve defin gideri ile manevi tazminat istemlerinden indirim yapılmadan karar verilmiştir. Yargıtay bozma kararına uyulmakla, bozma kararı yararına olan taraf yönünden usulü kazanılmış hak doğar. Somut olayda, davalı yararına usulü kazanılmış hak doğmuştur. Kazanılmış hak, yeni bir karar ile ortadan kaldırılamayacağından; yerel mahkemece, bozma kararı doğrultusunda cenaze ve defin gideri ile manevi tazminat istemlerinden de indirim yapılması gerekirken, açıklanan bu yön gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; davacıların tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.