4. Hukuk Dairesi 2022/2553 E. , 2022/10332 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, davacıların miras bırakanı ...'un dava dışı Akbank T.A.Ş’den kredi sözleşmesi ile kredi kullandığını, kredi taksitleri devam ederken 21.1…
**4. Hukuk Dairesi 2022/2553 E. , 2022/10332 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, davacıların miras bırakanı ...'un dava dışı Akbank T.A.Ş’den kredi sözleşmesi ile kredi kullandığını, kredi taksitleri devam ederken 21.11.2013 tarihinde vefat ettiğini, bu kredi kapsamında davacıların murisine davalı sigorta şirketi nezdinde hayat sigorta poliçesi tanzim edildiğini, kredi borcunun tamamının davacılar tarafından bankaya ödendiğini bildirerek 46.200,00 TL poliçe tutarının yasal faiziyle davalıdan tahsil edilerek veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile 46.200,00 TL'nin 18/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak, İstanbul 32. Noterliği'nin 02/12/2013 tarih ve 16353 yevmiye numaralı mirasçılık belgesi uyarınca (her bir davacı yönünden 1/4 olmak üzere) miras payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, hayat sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Sigorta sözleşmeleri iyi niyet sözleşmeleri olup, taraflar sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini aydınlatma yükümlülüğü altındadır. Riziko ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK’nın 1439. maddesinde "(1) Sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440. maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur. Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez. (2) Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder." düzenlemesi yer almaktadır. Yine poliçe ve riziko tarihinde yürürlükte bulunan Hayat Sigortaları Genel Şartları’nın C.2 maddesinde "Sözleşmenin Yapılması Sırasındaki Beyan Yükümlülüğü: