T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1058 KARAR NO : 2025/1418 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05.05.2025 NUMARASI : 2022/950 E. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 15.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 15.10.2025 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.05.2025 tarih 2022/950 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi İ…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1058 KARAR NO : 2025/1418 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05.05.2025 NUMARASI : 2022/950 E. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 15.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 15.10.2025 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.05.2025 tarih 2022/950 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi İhtiyati hacze itiraz eden borçlular ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı . ..... Şti. arasında genel nakdi gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığını ve firmaya kredi tahsis edildiğini, davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredilerin geri ödemelerinin yapılmaması üzerine, ihtarname keşide edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000,00 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... A.Ş. tarafından eldeki davanın açılmasından önce İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/411 D.İş sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, mahkemenin 19.11.2021 tarihli kararı ile borçluların rehinle teminat altına alınmayan vadesi geldiği anlaşılan 977.929,46 TL alacağını karşılayacak miktarda haczi caiz taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine İİK.nun 257/1 maddesi uyarınca ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmiştir. Borçlular ... ve ... vekilinin 22.05.2023 tarihli dilekçesi ile ihtiyati hacze itiraz etmesi üzerine ilk derece mahkemesinin 25.10.2023 tarihli ek kararı ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Ek kararın borçlular vekilince istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM 20. Hukuk Dairesinin 2024/374 E. 2024/284 K. Sayılı ilamı ile borçluların istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, 13.03.2025 tarihli duruşmasında ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 05.05.2025 tarihli ara karar ile, davalılar ... ve ... vekilinin ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati haczin kaldırılmasını talep eden davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalılar ... ve ... vekili, davacı tarafın öncelikle aynı kredi sözleşmesine dayalı olarak İzmir 18. İcra Dairesi’nin 2021/13067 Esas sayılı icra dosyası kapsamında ihtiyati haciz kararı aldırdığını, bu karara karşı yapılan itiraz üzerine de itirazın kaldırılması talebiyle işbu davayı açtığını, ancak davacının aynı kredi sözleşmesine istinaden bu kez İzmir 14. İcra Müdürlüğü’nün 2019/15536 Esas sayılı icra dosyası üzerinden, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile 03.12.2019 tarihinde yeni bir icra takibi başlattığını, bu takip kapsamında ipotekli taşınmazın 04.11.2021 tarihinde 2.600.000,00 TL bedelle ihale yoluyla üçüncü kişiye satıldığını, bu satış sonrası da alacağın tahsil edildiğini, davacının, teminata bağlanmış ve icra takibi neticesinde satışla sonuçlanmış bir borç için halen ihtiyati hacze dayalı talepler ileri sürmesinin mükerrer talep niteliği taşıdığını, satış işlemine karşı açılan ihalenin feshi davasının reddedildiğini, İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gidilip rehin açığı belgesi (kalan borç belgesi) alınmadıkça, aynı alacak için borçlu aleyhine ihtiyati haczin kesin takibe dönüştürülmesine yönelik takip yapılmasının kanuna aykırı olduğunu, açılan davanın ve alınan ihtiyati haciz kararının kötü niyetli ve mükerrer tahsilat amacı taşıdığını, ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince bir kısım davalıların ihtiyati haciz kararının kaldırılması isteminin reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Adı geçen yasanın 45. maddesinde rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebileceği belirtilmiş, TBK'nın 586/1 maddesinde de kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklının, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği açıklanmıştır. Yasal düzenlemeler ışığında somut olaya dönüldüğünde; 07.09.2016 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden ihtiyati haciz kararı verilen borçluların 2.500.000,00 TL limit ile asıl borçlunun borcuna müteselsil kefil oldukları, ayrıca davalı kefil ...'nın taşınmazını kullanılan kredinin teminatı olarak ipotek verdiği, dilekçe ekinde sunulan belgelere göre davacı alacaklı banka tarafından hesap kat ihtarnamesi düzenlenip, asıl borçluya ve müteselsil kefillere tebliğ edildiği belirlenmiştir. İpotekler sadece bu ipotek miktarı kadar asıl borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel ise de, TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir. Anılan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz edenler müteselsil kefil olup, hesap kat ihtarının düzenlenerek asıl borçluya tebliğ olunduğu, ipoteğin asıl borç dışında kefaleti de karşılamadığı, kefalet limiti aşılmadan ihtiyati hacze karar verildiği ve buna göre kararın istinaf sebeplerine göre değerlendirildiğinde usul ve yasaya uygun bulunduğundan borçluların istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 398,50-TL'nin ihtiyati hacze itiraz eden borçlular ... ve ...'dan tahsiline, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati hacze itiraz edenlerin yaptıkları giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15.10.2025