Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya gönderilen mektuba ve başvurucunun iletmek istediği fakslara el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya gönderilen mektuba ve başvurucunun iletmek istediği fakslara el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/10/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmiştir. Bakanlık görüşüne karşı başvurucu beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak ve hakaret suçlarından hükümlü olarak Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadırlar. A. 3/6/2015 ve 3/7/2015 Tarihlerine Ait Fakslar Yönünden Başvurucu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a farklı tarihlerde iki adet faks iletmek istemiştir. Benzer içerikli 23/6/2015 ve 3/7/2015 tarihlerine ait faksların ilgili kısımları şöyledir:"İşid çeteleri Suruçta...sivilleri katletmiştir...Şahsınızın Kürtleri hedefleştiren söylemi saldırılar için psikoljik zemin hazırlıyor...kişisel egolarla siyaseti domine etme tarzınız...saldırılardan şahsınızı sorumlu görüyoruz.butuum ve çizgiden vazgeçilmemesi halinde olacaklardan kaçınılmaz sorumluluk Cumhurbaşkanına ve AKP hükümetinin olacaktır...kadın ve çocuk bedenleri yerdeyken nefret söylemlerinden geri durmamanız...gizli zeminlerde DEAŞ ile ilişkiniz..katliamın sorumluluğu Kürt halkına böyle saldırılara zemin sunanlardadır...asla unutmayacağız..." İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu) 3/7/2015 ve 24/7/2015 tarihlerinde sakıncalı mektup değerlendirme kararlarıyla, başvurucunun iletmek istediği faksların alıkonulmasına karar verilmiştir. Gerekçeleri aynı olan kararlarda, mektupta kişi ve kuruluşları paniğe yöneltecek yalan yanlış beyan ve hakaret içeren ifadeler kullanıldığı belirtilmiştir. Başvurucu tarafından Disiplin Kurulu kararlarına karşı Bolu İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan itirazlar 14/7/2015 ve 4/8/2015 tarihli kararlar ile reddedilmiştir. Gerekçeleri aynı olan kararlarda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) haberleşme hürriyeti ile ilgili ikelerine atıf yapıldıktan sonra faksın amacı ve içeriği nazara alınarak 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrasında belirtilenşartların gerçekleştiği vurgulanmış ve ilgilikararın hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliğinin (İnfaz Hâkimliği) kararına karşı Bolu Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itirazlar, 16/9/2015 ve 28/9/2015 tarihlerinde alınan kararlarla reddedilmiştir. Kararların gerekçelerinde, İnfaz Hâkimliği kararının usule ve kanuna uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir.B. Mektup Yönünden Başvurucuya, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (Dernek) tarafından 23/6/2015 tarihinde bir mektup gönderilmiştir. İki sayfalık mektup muhataba yöneltilen sorular ile Amaçları, İlkeleri ve Çalışma Metodları başlıkları altında Derneği tanıtan bir yazıdan oluşmaktadır. Derneğin başvurucuya gönderdiği mektubun ilgili kısımları şöyledir:"Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği(CİSST) cezaevlerinde yaşanan her türlü sorunla ilgilenmeye çalışan bağımsız bir dernektir..Hasta mapusların sorunlarını, doktorlarla,..cezaevi çalışanları ile..tartışarak daha iyi tedavi edilmelerini sağlayacak çözüm önerileri oluşturmaya çalışıyoruz..Hiçbir soruyu cevaplamak zorunda değilsiniz..cevapları kitap olarak,internette veya medyadan yayınlamak istiyoruz...bilgileri paylaşmamızda bir sakınca olup olmadığını ayrıca belirtirseniz..yayınlanmasını istemediğiniz takdirde bilgileriniz kimseyle paylaşılmayacaktır... Kendinizi tanıtır mısınız? (kendinizi istediğiniz gibi tanıtabilirsiniz...).. Ne zamandır Cezaevindesiniz?..Hastalığınız var mı?.. Cezaevinde revire çıkmakta, doktorla görüşmekte sıkıntınız oldu mu?..Cezaevinde olduğunuz için hastalığınızın teşhisi ve tedavisinde herhangi bir aksama oldu mu?..Sağlık çalışanlarından olumsuz bir tavırla karşılaştınız mı..Hasta haklarını biliyor musunuz?...""AMAÇLARI...Türkiye'de hapishanelerin şartlarını uluslararası standartlara ulaştırmak için sivil toplumun mobilize edilmesi. Hapishanelerin şeffaflaştırılması... Mapusların haklarının ve özgürlüklerinin korunması..Yazılı ve görsel medya ile sosyal medyanın ve internetin etkin kullanımı yoluyla hapishaneler konusunda farkındalık ve hassasiyet yaratılması... İLKELERİ... Sözel, fiziksel ve psikolojik her türlü şiddeti reddeder..Tarafsızdır.Çalışmaalanı,risk altındaki grupların, ayrım yapmaksızın tüm tutuklu, hükümlü ve tahliye sonrası desteğe ihtiyacı olan eski hümlülerin, ceza infaz kurumunda çalışan personelin hak, sorun ve ihtiyacını kapsar... ÇALIŞMA METODLARI...Ceza İnfaz Sistemi iyileştirme çalışmalarına sivil toplum desteğini güçlendirmek...kurumlara arası koordinasyonu sağlamak...sivil toplum örgütleriiçin Ceza ve Tevkif evleri Genel Müdürlüğü ile diyaloga öncülük etmek...Ceza İnfaz Sistemi hakkında kamuoyunu bilgilendirmek ve biliçlendirmek.Kamuoyıuna bülten ve başka yayınlar ile ceza infaz reformu,insan hakları, uluslararası,ulıusal ve yerel kurum ve derneklerin aktiviteleri hakkında tarafsız, doğru ve net bilgi iletmek..." İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu) 23/6/2015 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararıyla,mektubun alıkonulmasına karar verilmiştir. Karar gerekçesinde, mektubun 5275 sayılı Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre sakıncalı olduğu belirtilmiştir. Başvurucu tarafından Disiplin Kurulu kararına karşı İnfaz Hâkimliğine yapılan itiraz 10/7/2015 tarihli kararla reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, hükümlü ve tutukluların hak ihlalleri veya benzeri olumsuz bir durum ile karşılaştıkları takdirde şikâyet ve başvuru mercilerinin kanunda düzenlendiği belirtilmiş ve Derneğin hükümlülere ait kişiselbilgiler hakkında ve ceza infaz kurumunda hak ihlali olup olmadığı hususunda bilgi isteme ve almış oldukları bilgileri yayınlama yetkisinin bulunmadığına vurgu yapılmıştır. Başvurucunun İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı Bolu Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı itiraz 16/9/2015 tarihli kararla reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir. Nihai kararlar 6/10/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 26/10/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektupların denetlenmesine dayanak oluşturan mevzuata yer vermiştir (Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20).