Başvuru, kişisel verilerin güvenlik soruşturmasına esas alınması nedeniyle özel hayata saygı hakkı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kişisel verilerin güvenlik soruşturmasına esas alınması nedeniyle özel hayata saygı hakkı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, Siirt Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksekokulundan mezun olmuştur.Başvurucu 16/10/2016 tarihli Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sonucuna göre 17/3/2017 tarihinde Siirt Pervari 3 No.lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonuna sağlık teknikeri olarak yerleştirilmiştir. Yerleştirme sonuçları çerçevesinde başvurucunun güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılmıştır. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 20/7/2017 tarihli yazısı ile başvurucuya 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin sekizinci alt bendinde belirtilen şartları taşımadığı gerekçesiyle yerleştiği sözleşmeli personel pozisyonuna atamasının yapılamayacağı tebliğ edilmiştir. Başvurucu vekili 17/8/2017 tarihinde, Sağlık Bakanlığının 20/7/2017 tarihli atama işleminin yapılmamasına dair işleminin iptali istemiyle dava açmıştır. Başvurucu vekili dava dilekçesinde; güvenlik soruşturması sonucu ulaşılan ve başvurucunun devlet memuru olmasına engel teşkil eden bilgi ve verilerin açıkça ortaya konulması gerektiğini, dava konusu işlemin soyut bir kanun maddesine atıftan ibaret olduğunu, herhangi bir gerekçe içermediğini, söz konusu soyut ibarenin somut bir idari işleme esas teşkil etmesinin hukuken olanaklı olmadığını ve bu hâliyle denetlenebilir olmadığını ileri sürmüştür. Ankara İdare Mahkemesi 31/10/2018 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucu hakkında güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen ve davalı idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde, elde edilen bilgilerin başvurucunun güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesi için yeterli olduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir. Karara karşı yapılan istinaf başvurusu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 20/2/2019 tarihli kararı ile kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 8/7/2019 tarihinde öğrendikten sonra 29/7/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.