10. Hukuk Dairesi 2023/11877 E. , 2024/11232 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1431 E., 2023/557 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/473 E., 2021/373 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi …
**10. Hukuk Dairesi 2023/11877 E. , 2024/11232 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1431 E., 2023/557 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/473 E., 2021/373 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait lokanta iş yerinde şef garson olarak çalıştığını, iş yerine yemek için gelen ... isimli şahısla yaşanan tartışmadan sonra bu şahsın davacıya husumet beslediğini, davacının çalıştığı işyerinin 30.11.2016 tarihinde verdiği yemekli organizasyonda görevi bittikten sonra iş yerine mesaisini tamamlamak üzere dönerken karşılaştığı ... isimli şahsın davacıya saldırıp bıçakladığını, SGK’nın yürüttüğü tahkikatta olayın iş kazası olduğu tespitinin yapıldığını, kazanın davalı iş yerinin kusurlu ve ihmalkar davranışları nedeniyle meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000 TL maddi tazminatın ve 150.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş ,yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 339.102,50 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kaza her ne kadar iş kazası sayılmış ve davacıya gelir bağlanmış ise de işveren müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını, 3. kişinin kasti hareketi ve tamamen kusurlu davranışı ile meydana gelen kazada müvekkilini kusurlu tutmanın mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelmesinde kazazede davacıya husumet besleyen davalı ...’nın kasta dayalı eylemlerinin rol oynadığı; davalı işveren ...’a 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4, 5, 16, 17 ve 19 uncu maddeleri ile Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesi anlamında atfedilebilecek kasti veya ihmali bir davranışından kaynaklı kusur bulunmadığı; davalı ...’nın ise davacının herhangi bir tahrik veya kusuruna dayalı eylemi olmaksızın, kesinleşen Ceza Mahkemesi kararı ile sabit olarak davacıya beslediği husumet ve kin nedeniyle, kasten yaralama eyleminde bulunmak suretiyle, olayın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu; davacının, olay anında davalı ...’ya yönelik tahrik nitelikli eyleminin tespit edilmemiş olması, davacının, davalı ... ile toplu taşıma aracından indikten sonra tesadüfi olarak karşılaşmış olması ve karşılaşmadan çok kısa bir süre sonra davalı ...’nın eylemde bulunduğunun anlaşılmış olması nedeniyle, olayın meydana gelmesinde davacıya atfedilebilecek kusurun bulunmadığı kanaatine varıldığı, 09.06.2021 havale tarihli bilirkişi ek raporunda, TRH2010 yaşam tablosu esasları, davacının maluliyet oranı, davacının yaşı, davacının ücreti, dosya içeriği ile uyumlu kusur oranları dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, manevi tazminat talebi yönünden ise 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, davacı kazalı işçinin yaşı, maluliyet oranı, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, yargılamaya konu iş kazasının işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklanması, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü gözetilerek, gelişen hukuktaki yaklaşıma uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıracak oran kapsamında, hak ve nefaset kuralları uyarınca manevi tazminatın belirlendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne," 339.102,50 TL maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 30.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, 50.000 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 08.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; olayın iş kazası olduğunu, davacının davalı iş yerinde çalıştığı için başına bu olayın geldiğini, işverenin olaydan dolayı sorumlu olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı ...'ın sahibi olduğu ... 85 isimli iş yerinde şef garson olarak çalıştığı, iş yerine yemek için gelen ... isimli şahısla tartışma yaşandığı, bu olaydan sonra ...'nın davacıya husumet beslediği, davacının çalıştığı iş yerinin 30.11.2016 tarihinde İnci Düğün salonu isimli işyerinde 400 öğretmene yemekli organizasyonda görevi bittikten sonra iş yerine mesaisini tamamlamak üzere dönerken Adıyaman ili Merkez ilçesi Atatürk Bulvarı Vakıflar Bankası şubesi önünde ... isimli şahsın saldırıp defalarca bıçakladığı, bu olay neticesinde vücudunun çeşitli yerinden yaralandığı, bir gözünü bir daha göremeyecek şekilde kaybettiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 12.11.2018 tarihli raporuna göre %41,2 oranında maluliyete uğradığı, ... hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/114-446 sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, SGK tahkikat raporunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği, davalı ...'nın %100 kusurlu bulunduğu, Mahkemece alınan 11.01.2021 tarihli kusur bilirkişi heyet raporunda davacının kusurunun bulunmadığı, davalı ...'ın kusurunun bulunmadığı, davalı ...'nın tam kusurlu olduğu kabul edildiği, olayda işverenin kusursuz sorumlu olmasını gerektirir şartlar bulunmadığı gibi, olayın meydana gelmesinde de işverene atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, Ceza Mahkemesi kararı, dosyadaki raporlarlardan olayın 3. kişi konumunda bulunan davalı ...'nın haksız eylemi sonucu meydana geldiği, olayın meydana gelmesinde bütün kusurun bu davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, Mahkemece davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı işverenin tartışmadan haberdar olmasına rağmen davacıyı iş yerine şehir içi dolmuşu ile göndermesi ve gerekli önlemleri almaması nedeniyle kusurlu olduğunu, davacının davalı iş yerinde çalıştığı için başına bu olayın geldiğini, işverenin olaydan dolayı sorumlu olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.