10. Hukuk Dairesi 2023/5780 E. , 2025/1539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/54 E., 2023/343 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/73 E., 2022/271 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığına dayalı hak sahibinin maddi zararının giderilmesi istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge
**10. Hukuk Dairesi 2023/5780 E. , 2025/1539 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/54 E., 2023/343 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/73 E., 2022/271 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığına dayalı hak sahibinin maddi zararının giderilmesi istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilini eşi ve murisi olan ...'nun davalı işverene ait işyerinde çalışmakta iken meslek hastalığına yakalanarak malul kaldığını, bu hastalığın ilerlemesi sonucu 20.02.2014 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin, murisin ölümü nedeniyle desteğini yitirdiğini ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davada zamanaşımı olduğunu ve davanın mükerrer olarak açıldığını, müteveffanın başka işyerlerinde de çalışmalarının olduğunu, ölümün başka iş yerlerindeki kötü çalışma koşullarından doğduğunu, müvekkili Kurumun gerekli önlemleri aldığını ve almaya devam ettiğini, bu bakımdan müvekkili Kurumun kusuru bulunmadığını, ölümün meslek hastalığı sonucu olmadığını, davacıların destekten yoksun kaldıkları iddiasının varit olmadığını, istenen tazminat miktarının çok fazla olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Mahkemece, SGK'dan belgeler, raporlar, grafiler, filmler, hasta yatış dosyaları, meslek hastalığı tahsis dosyası, bağlanan gelirin PSD tablosu getirtilmiş, ilgili hastanelerden murise ait tedavi kayıtları celp edilmiş, mesai listesi sunulmuş, murisin ölüm belgesi ve nüfus kaydı alınmıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada; dosya, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda, ATK'da yetkili üst kurul olan İstanbul Adli Tıp 3. Üst Kuruluna gönderilmiş, 16.06.2022 tarih, 2022/117 Karar sayılı raporu ile kişinin ölümünün KOAH ve pnömoniye bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu olduğu, kişinin ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığının tespit edildiği anlaşılmış, gerekli hukuki ve teknik verileri içermekte olup denetime elverişli, dosya kapsamı ile oluşa uygun bulunan işbu Adli Tıp 3. Üst Kurulu raporu hükme esas alınmıştır. Davacı vekilinin bu rapora itirazları ile tıp fakültelerinin göğüs Hastalıkları Bölümünden seçilecek profesör düzeyindeki uzman öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan konseyden yeniden rapor aldırılması talebine ilişkin, söz konusu itiraz ve talepler Mahkememizce soyut, gerekçesiz ve dayanaksız olduğundan dikkate alınmamış ve son celsede bu itiraz ve taleplerin reddine karar verilmiştir. Dava, destekten yoksunluk nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Murisin öldüğü 20.02.2014 tarihinden itibaren dava tarihine kadar TBK. 146. maddesinde belirtilen ve bu olayda uygulanması gereken on yıllık süre geçmediğinden davalının zamanaşımı itirazı yerinde olmadığından dikkate alınmamış ve davanın esasına girilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı murisi ...'nun 20.02.2014 tarihinde 74 yaşında vefat ettiği, en son maluliyet oranının % 42,4 olduğu ancak Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi, Yüksek Sağlık Kurulu ve birbirini teyit eden Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp 3. Üst Kurulu raporlarında; ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça murisin ölümünün meslek hastalığı sonucu olduğuna ilişkin aksi yönde herhangi bir delil de sunulmayarak bu husus ispat edilemediğinden..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ATK Üst Kurulunda pnomokonyoz meslek hastalığı konusunda uzman bulunmadığını, kurulda tek göğüs hastalıkları uzmanının ihtisas alanının belli olmadığını, raporun hem tıbbi hem hukuki açıdan yetersiz olduğunu, rapor düzenlenebilmesi için konunun uzmanlarından oluşan heyetten rapor alınması gerektiğini, ölümün KOAH ve pnömoniye bağlı gelişen komplikasyon sonucu olduğunu, meslek hastalığının KOAH'a etkisinin tıbben kabul edildiğini, AYM'nin davanın muğlak ifadeler içeren rapora dayalı reddinin hukuk güvenliği ilkesine aykırı olduğunu, murisin 1990 yılında maluliyetinin %42,4 olduğunu, ölüm tarihine kadar tüm tedavilerinin sürekli solunuma bağlı kronik akciğer hastalıkları olduğunu, pnömokonyozun maluliyete neden olduğu ilerlemediği görüşünün tedavi belgelerine aykırı olduğunu, murisin meslek hastalığı komplikasyonları dışında tedavi görmediğini, sigortalıda tespit edilen KOAH ve pnomoninin mesleki çalışma şartlarına bağlı olduğunu, itirazlarına rağmen ATK Üst Kurulundan rapor alınması ile yetinilmesinin yerinde olmadığını; kronik akciğer hastalığı ve pnömoniye bağlı gelişen komplikasyonların ölüme etkisi olup olmadığının üzerinde hiç durulmadığını, ATK'da görevli tek göğüs hastalıkları uzmanının uzmanlık alanının tüberküloz olduğunu, meslek hastalıkları ve pnomokonyoz konusunda hiç bir uzmanlığı olmayan tek göğüs hastalıkları uzmanının görüşü alınarak düzenlenen raporun tıbbi ve hukuki açıdan yeterli olmadığını, kurulda yer alan diğer üyelerin dava konusu ile ilgili bir uzmanlıkları bulunmadığını, rapora bu yönden yapmış oldukları itirazlar ve emsal içtihatlar gereğince bu durumun ve raporun müvekkili aleyhine yorumlanmaması ve ölümün mesleki olduğuna karar verilmesinin, aksi takdirde Anayasa Mahkemesinin 12.12.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2013/146 E. 2014/137 K. sayılı ve 11.09.2014 günlü kararı gereğince tıp fakülteleri konseyinden rapor alınmasına yönelik taleplerine rağmen eksik inceleme sonucu davamızın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasına ve dosyada kişinin meslek hastalığı ve koplikasyonları dışında başka bir sebepten öldüğüne dair bir iddia ve bu iddiayı teyit edecek aleyhe bir delil bulunmadığından, kişinin ölüm anına ve ölüm sebebine ilişkin tıbbi belgelere rağmen otopsi yapılmamış olmasından dolayı ölüm sebebinin meslek hastalığı sonucu meydana gelip gelmediğinin tespit edilemediği şeklinde belirtilen kanaatin, emsal içtihatlar gereğince davacı aleyhine yorumlanmaması ve ölüme mevcut meslek hastalığının etkisi ve katkısı olup olmadığının tespiti açısından kuşku ve çelişkiye yer vermeyecek şekilde yeraltı meslek hastalıkları konusunda profesör düzeyinde uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kurulundan rapor alınmak üzere dosyanın tıp fakültesinin ana bilim dalı başkanlığına gönderilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, meslek hastalığına dayalı hak sahibinin maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, özellikle davacı murisinin meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının ilk olarak 27.08.1986 tarihinde %10,10 olarak belirlendiği en son 09.10.1990 tarihinde %42,4 oranı olarak belirlendiği, Sosyal Güvenlik Kurumunun 03.11.2017 tarihli kararı, Yüksek Sağlık Kurulunun 13.06.2018 tarihli kararı ile Adli Tıp 1.İhtisas Kurulunun 04.12.2019 tarihli raporu ile Adli Tıp 3. Üst Kurulunun 16.06.2022 tarihli raporunda da davacının ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığı yönünde görüş bildirildiği, böylelikle davacı murisinin ölümünün meslek hastalığı nedeniyle meydana geldiğini kanıtlayacak delil olmamakla, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.