(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/15075 E. , 2013/3617 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Yazıbaşı-İstiklal Mah/Köyü, Patlakderesi Mevkii 452 ada 31 parsel sayılı 12.165,04 m² yü…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/15075 E. , 2013/3617 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Yazıbaşı-İstiklal Mah/Köyü, Patlakderesi Mevkii 452 ada 31 parsel sayılı 12.165,04 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile 3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi gereğince, davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kadastro tespitinin iptali ve kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine; 452 ada 31 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından, taşınmazın evveliyatının orman olmadığı, imar ve ihya edildiği ve karşı vekalet ücretine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ve resen anlaşılacak nedenlerle temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastro çalışmalarına 22/03/1996 tarihinde başlanmış ve 07/07/1998 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenen dosya kapsamına, dosyadaki bilirkişi raporlarına göre, yörede 1969 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresi paftasında "çalılık" belirtmesi yapılarak tesbit dışı bırakılmış, 1998 yılında yapılan orman kadastrosu çalışmalarında ise orman sınırları dışında gösterilmiş ve bu işlemler itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu, arazi kadastrosu sırasında çalılık olarak tespit dışı bırakılan bir yer üzerindeki zilyetliğe, yörede yapılacak orman kadastrosu sonucu tahdit dışında bırakılma tarihinden itibaren değer verilebileceği, tahditten önce sürdürülen zilyetliğin değerlendirilemeyeceği, somut olayda ise, orman kadastrosu işleminin 1998 yılında kesinleştiği belirtilerek bu tarihten dava tarihine kadar kanunda belirtilen 20 yıllık olağanüstü kazandırıcı zamaşımı zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesine göre toprak muhafaza karakteri taşımayan makilik - fundalık ile örtülü yerler orman sayılmazlar. Bu nedenle, 3402 sayılı Kanunun 17. maddesine göre orman sayılmayan bu gibi yerlerin imar - ihya ve zilyetlikle kazanılması mümkündür.