1. Hukuk Dairesi 2010/4125 E. , 2010/4730 K. "" MAHKEMESİ : TUZLA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/11/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, kayden davalının maliki olduğu 6081 ve 6079 parsel sayılı taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ve terkini isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. Karar, davacı Hazine vekili tarafı…
**1. Hukuk Dairesi 2010/4125 E. , 2010/4730 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : TUZLA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/11/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, kayden davalının maliki olduğu 6081 ve 6079 parsel sayılı taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ve terkini isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Asıl dava 6081 parsel sayılı, birleştirilen dava 6079 parsel sayılı taşınmazların 3621 Sayılı Yasa gereğince kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve sicilin kütükten terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş,davalının 12.01.2010 tarihli dilekçesine istinaden, Mahkemece 19.01.2010 tarihli tavzih kararı tesis edilmiştir. Bilindiği ve HUMK.nun 455-458 maddelerinde düzenlendiği üzere, müphem (belirsiz) veya gayrivazıh olan (açık olmayan) ya da mütenakız (çelişkili birbirine aykırı) fıkralar içeren hükümlerin tavzihi (açıklaması) iki tarafltan her biri tarafından istenebilir. Bu itibarla tavzih isteği yerinde görüldüğü takdirde, hakim, hükmü belirgin hale getirir veya çelişkiyi giderir. Ancak, tavzih ile verdiği hükmü değiştiremez, tavzih yoluyla (hükümde) unutmuş olduğu istek hakkında karar veremez, bunu hükme ekleyemez. Öte yandan, tavzih hükmün kesinleşmesinden itibaren infazına kadar ki süre içerisinde istenebilir Tüm bu yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda tavzih isteğinin kabulünün doğru olduğu söylenemez. Bu nedenle Mahkemenin 19.01.2010 tarihli, 2005/204 esas, 2009/1110 sayılı tavzih kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Diğer taraftan, bilindiği gibi; tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten ve HUMK.nun 376. maddesine göre; son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin; aynı yasanın 388. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu 389. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Nevarki, uygulamada söz konusu yasanın 38l. maddesinin son fıkrasının getirdiği ayrıcalığa dayanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.