Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5763 E. , 2024/3669 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5763 Karar No : 2024/3669 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından,Bol
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5763 E. , 2024/3669 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5763 Karar No : 2024/3669 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından,Bolu ili, Seben ilçesi, Kesenözü Köyü hudutları içerisindeki taşınmazda jeotermal alan için Greneco Bolu JES (Jeotermal Elektrik Santrali) işi için adına Bolu İl Özel İdaresince verilen ... tarih ve İR:... ruhsat numaralı jeotermal işletme ruhsatının 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununun 6/3. maddesi ile Uygulama Yönetmeliğinin 9. maddesi uyarınca iptaline dair Bolu İl Özel İdaresi ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bolu İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ruhsat sahasının yasal başvuruları, kanun ve yönetmelikte belirtildiği şekliyle usulüne uygun olarak ilerleyip, mevcut sıcaklıktaki su kaynağının halihazırda etkin bir şekilde çıkarılmasına rağmen bunun elektrik üretimine uygun olmadığının hem Hacettepe Üniversitesi teknik raporuyla hem de bilirkişileri raporuyla sabit olduğu, bu hususta davacının da aksinin iddia edilmediği, termin planı kapsamında ise; jeotermal akışkanın mevcut durumda, seracılık faaliyetinde kullanılabilir olmasından ötürü kaynağın israf edilmediği ve kullanım sonrasında reenjeksiyon kuyusuna geri basılarak “jeotermal sistemin” korunduğu gözlemlenmişse de dava konusu sıcak suyun yüzeydeki sıcaklığı yaklaşık 60 °C olup seracılık faaliyetinde kullanılabilecek durumda olmasına rağmen, halihazırda faal bulunan davaya konu sera yönetimi ticari bir seracılık faaliyetinden uzak olup ticari bir işletmenin uygulama ve prensiplerine uygun bulunmadığı, yaklaşık 5 yıllık bir geçmişi olan davaya konu serada bu yenilikler tespit edilemediği, seracılık faaliyetiyle ilgili ek işletme revize termin planı uygun bulunmadığı, kuyudan bu debi ve sıcaklıkta elde edilen akışkanla bölge koşullarında 32 dönüm sera kurulabileceği hesap edildiği, ayrıca mevcut akışkandan termal turizmde yararlanılabileceği, mevcut projenin konusu ve asli iştigal unsurları bağlamında gerekli ve yeterli üretim faaliyetlerinin yerine getirilmediği, mevcut şartlardaki jeotermal kaynağın elektrik üretimine uygun olmadığı, faaliyet sahasında jeotermal enerji üretimi girişiminden sonra revize edilen plan doğrultusunda aynı su kaynağında seracılık faaliyetlerinin de tam olarak yerine getirilmediği, sahada yapılan üretim uygulamasının üretilebilecek potansiyelin oldukça altında olduğu, gerçek nitelikli bir tarımsal üretim (ticari) yapılmasından ziyade görüntü amaçlı olduğu tespit edildiğinden dolayı termin planında bilimsel ve teknik verilere uygun olmadığı, böylece mevcut haliyle davaya konu jeotermal kaynağın mevzuatında öngörülen amaç kapsamında etkin, verimli ve ekonomik olarak kullanılmadığının bilimsel ve teknik olarak somut ve açıkça tespit edildiğinden davaya konu işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davada mevzuata göre incelenmesi gereken iki hususun olduğu, birincisinin işletme ruhsatı alındıktan sonra gerekli izinlerin alınıp alınmadığı, ikincisinin ise termin süresi içerisinde işletmeye alınıp alınmadığı olduğu, işletme ruhsatı kapsamında gerekli izinlerin alınıp alınmadığı hususunda davalı idare ile aralarında herhangi bir ihtilaf olmadığı, çünkü gerekli izinlerin alındığı, sera kurulumunun 2016 yılında tamamlandığı ve 2016 yılından itibaren üretim çalışmalarının devam ettiği, idare tarafından 09/03/2017 tarihinde saha denetim tutanağında sera üretimine başlandığı ve çalışmaların devam ettiğinin belirtildiği, bu halde her iki şartın da yerine geldiği, davalı idare tarafından tahsisin iptal nedeni olarak dava konusu kaynağın verimli olarak işletilip işletilmemesi değil, kaynağın işletmeye alınmamasının gerekçe olarak gösterildiği, mevzuat hükümleri uyarınca seracılıkta kullanımın ekonomik boyutunun ne olacağı gibi bir kısıtlamanın söz konusu olmadığı, kaynak israf edilmeden istenildiği gibi kullanılabileceği, kaldı ki kaynağın şartların elverdiği ölçüde en verimli şekilde işletildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, 2012 yılında MTA ihalesinde en yüksek bedeli vererek, 09/05/2012 tarihinde Bolu İli Seben ilçesi, ... Köyü hudutları içerisinde bulunan ...olan 4200 Hektar alan için, Bolu İl Özel İdare Genel Sekreterliğine başvurulmuş ve 5686 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca İşletme ruhsatı talep edilmiştir. Bolu Valiliği İl Özel İdaresi tarafından davacı şirkete GREENECO Bolu JES (Jeotermal Elektrik Santrali) projesi kapsamında ve sunmuş olduğu işletme projesine dayanarak, 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu ile Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde, 13/06/2012 tarihinden geçerli olmak üzere 4200 hektarlık alan için İR:... ruhsat numaralı jeotermal kaynak işletme ruhsatı verilmiştir. Bolu Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ... Karar numarası ile ‘Çevresel Etki Değerlendirme Belgesi’ ile ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir’ kararı verilmiş, 13/08/2012 tarihinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na başvurarak 30 yıl süre ile lisans almayı talebi üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığınca 14/01/2015 tarihinde ‘Bolu İli Seben ilçesinde kurmayı planladığınız enerjisine dayalı 5,00 MWm/5,00 MWe kurulu gücündeki “Greeneco Bolu JES” projesi için üretim lisansı başvurusu olarak 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereği önlisans başvurusuyla ilgili Kurul Karar tarihinde yürürlüğe giren 24 ay süreli önlisans verilmesine karar verilmiştir. Seracılıkla ilgili Bolu Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne 13/10/2015 tarihinde arazilerin tarım dışına çıkartılması için başvuruda bulunulmuş, ancak Bolu İl Özel İdaresi'ne 04/02/2016 tarihinde yazılan yazı ile, yapılacak faaliyetle ilgili proje hazırlatılması kararı alınmasına rağmen kurula herhangi bir proje sunulmadığından bu talebin reddedildiği belirtilmiştir. Temmuz 2016’da Hacettepe Teknokent Teknoloji Transfer Merkezi tarafından Bolu-Seben-Kesenözü Jeotermal İşletme Ruhsat Sahasında Elektrik Üretim Olanaklarına İlişkin Rapor’da yapılan incelemede sonuç olarak; “Yapılan jeolojik, jeofizik sondaj ve kapsamlı kuyu test çalışmalarına göre, mevcut durumda sahadan ekonomik olarak elektrik üretimi sağlanması için yeterli sıcaklık ve debiye ulaşılamamıştır. Gelecekte teknolojik gelişmeler çerçevesinde bu kullanım yeniden değerlendirilebilir. Yukarıdaki bilgiler ışığında bu aşamada, EPDK'dan alınan lisansın iptali için başvuru yapılması uygun olacaktır.” beyanında bulunulmuş, Hacettepe Teknokent Teknoloji Transfer Merkezi tarafından verilen raporun EPDK’ya sunulması üzerine 18/12/2016 tarihinde sahada elektrik üretimi için yeterli potansiyel olmadığı ve teknik olarak elektrik üretiminin mümkün olmadığı anlaşıldığından EPDK lisansı sonlandırılmıştır. Mayıs 2012’de ...Yer Bilimleri Araştırma-İnşaat-Turizm-Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından hazırlanan Kesenözü-Seben (Bolu) Ar-008 Numaralı Arama Ruhsatına İlişkin İşletme Projesi’nin 11. Termin Planı bölümünde ‘Yapılan sondaj çalışmaları sonucunda elektrik üretimine uygun verilerin elde edilememesi durumunda seracılık, kurutma ve termal turizm faaliyetleri gündeme gelecektir’ ibaresine yer verilmiş, 17/03/2014 tarihli davalı idareye yapılan başvuruda; elektrik santraline ilaveten seracılık yapmak istendiği belirtilmiş, elektrik üretimi kullanımı sonrası ortaya çıkan atık su ve/veya ihtiyaç fazlası suyun sera veya başka bir amaçla kullanılması için termin planına göre sera için gerekli izinlerin alınması 31/12/2015 tarihi ve kaynağın işletmeye alınması 01/07/2018 yılı olarak belirtilmiştir. Davalı idare tarafından, davacıya yazılan 22/05/2019 tarihli yazıda, JES projesi ile ilgili kısım dışında, seracılık faaliyeti için kurumlardan alınan izinlerin birer örneği ile seracılık için yıllık 500 ton domates üretimi yapılacağının beyan edildiği ve ödenmesi gereken idare payının belirtilen ortalama miktardan çok az olduğu, 2017 ve 2018 yılı mali bilanço ve ayrıntılı gelir gider tablolarının birer örneği istenilmiştir. Akabinde ... tarih, ...sayılı Valilik Oluru ile ruhsat sahibinin termin planında elektrik santrali kurulması için başlangıç tarihi 2016 yılı belirtilmesine karşın, jeotermal elektrik santralinin kurulmayacağının kesin olarak anlaşıldığı, ayrıca Jeotermal elektrik santrali işine entegre olarak ihtiyaç fazlası su ile seracılık yapacağını belirtmekte olup, santral kurulamadığı için yasal süreler nedeniyle entegre olarak seracılık faaliyeti yapması mümkün olmamakla birlikte, yapılan denetimlerde serada elektrik olmaması nedeniyle ısıtma amaçlı termal suyun kullanılmadığının görüldüğü, açıklanan nedenlerden dolayı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. adına düzenlenen jeotermal kaynak işletme ruhsatının, 5686 sayılı Kanunun 6/3 maddesi ile Uygulama Yönetmeliğinin 9/5 maddesi gereği iptal edilmesi ve ruhsat teminatının irat kaydedilmesine karar verilmesi üzerine işletme ruhsatının iptaline dair davaya konu Bolu İl Özel İdaresi ... tarih ve ...sayılı işlem tesis edilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununun "İşletme ruhsatı" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Arama ruhsatı sahibinin, arama ruhsat süresinin son günü akşamına kadar işletme projesi ile idareye işletme ruhsatı başvurusunda bulunması halinde "işletme ruhsatı" verilir ve varsa tespit edilen bloke alanıyla birlikte MAPEG’e bildirilir. (2) İşletme ruhsatı sahipleri, işletme faaliyetine geçmek için ilgili kurumlardan gerekli izinleri almakla yükümlüdür. (3) İşletme ruhsatı sahibi, projesinde belirtilen süre içinde işletmeye geçmez veya herhangi bir sebeple işletme ruhsatının iptal edilmesi durumunda teminat irat kaydedilir ve saha idare tarafından ihaleye çıkarılır. İşletme projeleri ile ihaleye katılan isteklilerden idareye en fazla geliri teklif eden istekliye işletme ruhsatı verilir ve MAPEG’e bildirilir..." kuralı yer almaktadır. 11/12/2007 tarih ve 26727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin "İşletme ruhsatı" başlıklı 9. maddesinde; "(1) İşletme faaliyetleri; akışkanın üretimi, kullanım alanları, enjeksiyon, reenjeksiyon, deşarj ve bu faaliyetlere yönelik sondaj çalışmaları, testler ve kullanım alanları ile bunlarla ilgili tesisleri kapsar. ... (3) İşletme ruhsatı alındıktan sonra, ruhsat sahibince Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu kararı veya Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir karar belgesi alınarak, ruhsat alanı ve faaliyete ilişkin diğer meri mevzuattan kaynaklanan gerekli izinlerin alınması için ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları nezdinde en geç üç ay içinde girişimde bulunulması zorunludur. Çevresel Etki Değerlendirmesi işlemleri tamamlanmadan ve gerekli izinler alınmadan işletme faaliyetlerine başlanmaz. Gerekli olan işlem ve izinler için; İdare, ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarının yapacağı mahallindeki tetkiklere yönelik maddi yükümlülükler ruhsat sahibi tarafından karşılanır. (Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/6/2021 tarihli ve E.:2019/8621; K.:2021/3130 sayılı kararı ile iptal cümle; Danıştay İDDK’nın 27/1/2022 tarihli E.:2021/3532, K.:2022/208 sayılı Onama kararı ile mezkûr karar kesinleşmiştir.) .. (5) İşletme ruhsat sahibi, projesinde belirtilen termin planına göre akışkanı işletmeye almak zorundadır. Termin planında belirtilen süre içinde akışkan işletmeye alınamaz ise sebepleri ile birlikte İdareye ek süre talebinde bulunulur. İdarece, ek süre talebi incelenerek en fazla (Değişik ibare:RG-24/9/2013-28775) altı ay ek süre verilir. Bu sürede de işletme başlatılamaz ise teminat irat kaydedilerek ruhsat iptal edilir..." düzenlemesi yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 5. fıkrasına göre, işletme ruhsat sahibi, projesinde belirtilen termin planına göre akışkanı işletmeye almak zorundadır. Termin planında belirtilen süre içinde akışkan işletmeye alınamaz ve ek süre talebinde de bulunulmaz ise teminat irat kaydedilerek ruhsat iptal edilir. Yine, Yönetmelik gereğince, kaynağın işletmeye alınması için öncelikle diğer kurumlardan alınması gerekli izinlerin tamamlanması gerektiği mevzuat gereğince zorunludur. Olayda, seracılıkla ilgili Bolu Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne 13/10/2015 tarihinde arazilerin tarım dışına çıkartılması için başvuruda bulunulduğu ancak gerekli izinlerin alınmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, davalı idarece dosyaya sunulan belgede, ruhsat iptalinin nedeni yasal süre içerisinde gerekli izinlerin alınmamasından ziyade, termin planına göre akışkanın işletmeye alınmaması olarak belirtilmiş olduğundan uyuşmazlık davacının termin planında belirttiği tarihte kaynağı işletmeye alıp almadığı hususunun tespitinden kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından, elektrik olmadığından sera ısıtmasında kullanılan pompaların dizel jenaratör yardımı ile çalıştırıldığı, 2019 yılında da komşu kaplıca ile görüşülüp elektrik tesis edildiği, elektriğin hangi kaynaktan ve nasıl karşılandığı yatırımcının inisiyatifinde olduğu, idare tarafından 09/03/2017 tarihinde saha denetim tutanağında sera üretimine başlandığı ve çalışmaların devam ettiği belirtilmektedir. Davalı idare ise, komşudan alınan elektrik SEDAŞ'ın bilgisi dahilinde olmadığından yasal olmadığı, bu bağlantının da Kasım 2019 yılında yapıldığının tespit edildiği, serada kuyunun çalışmasını sağlayacak elektrik düzeneği için SEDAŞ'a da 24/12/2019 tarihinde başvuru yapıldığı, işletme faaliyet raporlarında da üretimin olmadığı belirtilmesine rağmen 16/06/2017 tarihinde 65TL, 21/06/2019 tarihinde 102,00 TL idare payı yatırıldığı, sahada yapılan seracılık faaliyetinin normal bir seracılık faaliyeti olduğu öne sürülmüştür. Davacı tarafından sunulan bilgi ve belgelerden, ruhsat ve denetim müdürü tarafından imzalanan 09/03/2017 tarihli saha denetim tutanağında sera üretimine başlandığı ve çalışmaların devam ettiğinin belirtildiği görülmektedir. Ayrıca, 2017 ve 2018 yılı işletme faaliyet raporlarında ruhsat alanında üretim faaliyetlerine geçilmediği, kuyuda yapılan pompalı üretim test çalışmalarında maksimum debinin 94 ton/saat olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporu ve Mahkeme kararında dava konusu kaynağın verimli olarak işletilip işletilmediği hususunda değerlendirme yapılmış olmakla birlikte, madde düzenlemesinde verimlilik yönünden bir değerlendirmeye yer verilmediği, önemli olanın termin planında belirtilen sürede işletmeye başlanılması olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, bilirkişi raporunda da, tesisin kurulu alanı içerisinde çalışan ve sıcak su çevrimi olan bir sera ısıtma düzeneğinin inşa edildiği yerinde gözlenmiştir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davacının termin planında belirtilen sürede akışkanı işletmeye alma hususunda gerekli çalışmalara başladığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Bolu İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1- 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3- Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4- Kesin olarak 11/06/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki karara katılmıyoruz.