10. Hukuk Dairesi 2013/15989 E. , 2013/17550 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 18.8.1998 tarihinden 2008 yılı hazira…
**10. Hukuk Dairesi 2013/15989 E. , 2013/17550 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 18.8.1998 tarihinden 2008 yılı haziran ayına kadar tuğla fabrikasında asgari ücretin 2 katı net ücretle sürekli çalıştığı halde Kuruma eksik bildirilen günlerin tespitini istemiş olup, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesidir. Anılan Kanunlarda ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 506 sayılı Yasa'nın 82. maddesinde (Değişik madde: 06/03/1981 - 2422/13 md.) "Sigortalıların çalıştırıldığı işyeri devredilir veya intikal ederse, eski işverenin kuruma olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müteselsilen sorumludur...." hükmü öngörülmüş olmakla, devir öncesi dönem bakımından tespit hükmü kurulurken prim borç ve ferilerinden işyerini devralan.....de sorumlu olduğunun gözetilmemesi isabetsizdir. Dosya kapsamına göre, davacı hakkında işveren tarafından 8 adet işe giriş bildirgesi verilerek Kuruma intikal ettirilmişse de, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacının eli ürünü olmadığı belirlenerek çalışmanın sürekli olduğu kabul edilmişse de; çalışmanın mevsimlik olup olmadığı üzerinde durulmadığı ve kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. İddia edilen çalışmalarının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; toplanması gereken bütün delillerin toplanmadığı ve re’sen delil toplama yoluna gidilmediği, davalıya ait işyerinde ne tür işlerin görüldüğü ve görülen bu işlerden hangilerinin sürekli, hangilerinin mevsimlik işler olduğunun tam olarak saptanmadığı, bu kapsamda davacının çalışmaların hangi bölümde hangi tarihlerde geçtiği hususunun da netleştirilmediği görülmüştür.