10. Hukuk Dairesi 2023/1948 E. , 2024/39 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/395 E., 2022/476 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki fiili birlikteliğe dayalı olarak ölüm aylığının kesilmesine dair kurum işleminin iptali ile aylıkların yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan red…
**10. Hukuk Dairesi 2023/1948 E. , 2024/39 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/395 E., 2022/476 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki fiili birlikteliğe dayalı olarak ölüm aylığının kesilmesine dair kurum işleminin iptali ile aylıkların yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline vefat eden babasından 2012 yılında ölüm aylığı bağlandığını, bu zamana kadar düzenli ödenen aylığın 2018 yılı Ekim ayında ödenmemiş olması nedeniyle maaşın boşandığı eşi ile muvazaalı boşandığı gerekçesi nedeniyle kesildiğini öğrendiğini, müvekkiline 18.11.2012 - 17.10.2018 dönemde yersiz ödenen aylıkların borç olarak tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin eski eşi ...'dan Burdur 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2004/402 Esas 2004/341 Kararı ile boşandıklarını, tarafların evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşandıklarını, müvekkili ile boşandığı eşinin boşandıklarından beri hiç bir zaman aynı çatı altında yaşamadıklarını, müvekkilinin zaman zaman ... da zaman zaman Burdur Büğdüz köyünde yaşadığını, boşandığı eşinin sadece zaman zaman çocuklarını görmek için gelip gittiğini, bu durumunda hayatın olağan akışına uygun olduğunu belirterek müvekkiline tahakkuk ettirilen 76.013,67 TL'nin iptali ile kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil kurumca hukuka aykırı bir işlem yapılmadığını, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının denetim raporu ile tespit edildiğini, bu nedenle yersiz ödenen aylıklar için borç tahakkuk ettirildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli ve2018/527 Esas, 2020/416 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafından boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığı belirtilerek davalı Kurum tarafından yetim aylığının kesilmesine ve ödenen aylıkların iadesine ilişkin işlemin iptali ile yetim aylığının kesilme tarihinden itibaren tekrar bağlanması talep edilmiştir. Davacının Burdur 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2004/402 Esas, 2004/341 Karar sayılı ilamı ile eşinden boşandığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından boşandığı eşi ile boşandıktan sonra bir arada yaşamadığı iddia edilmiş ise de davalı kurum tarafından yapılan denetim ve hazırlanan denetim raporu, yargılama sırasında dinlenen tanıklar, E.B., Ü.B., F.T. ve S.D.'nin davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşadığına kanaat getirecek şekildeki açık beyanları, davacının mülkiyeti boşandığı eşinin kız kardeşine ait evde ikamet etmesi ve adres kayıt sisteminde davacının boşandığı eşinin adresinin aynı sitede başka bir bloktaki daire (1H/5) gösterilmesine rağmen, davacı ve boşandığı eşinin müşterek çocukları A.Y.'nin bu dairenin (1H/5) mülkiyetinin halasına ait olduğu, babasının bu dairede (1H/5) ikamet etmediği şeklindeki açık beyanlarının, dinlenen tanıklar E.B., Ü.B., F.T. ve S.D.'nin beyanlarını destekleyici nitelikte olması ve özellikle davacı ve boşandığı eşinin 07.04.2011 tarihinde Özel ... Hastanesi Psikiyatri bölümünde yani aynı gün, aynı hastane ve aynı bölümde tedavi olmaları ile epikriz raporunda birbirlerini eş olarak belirtmiş olmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı ve boşandığı eşinin boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşadıkları kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.6.2021 tarihli ve 2021/9369 Esas, 2021/1436 Karar sayılı kararıyla; Davacı ve boşandığı eşinin yerleşim yerleri muhtarlıktan ikametgah senetleri getirtilerek elde edilmiş, nüfus müdürlüklerinden nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerinden yararlanılarak adres hareketleri tarihleri ile birlikte istenmiş, ilgililerin su, elektrik ve telefon abonelikleri kurumlardan araştırılmış, seçmen bilgi kayıtları getirtilmiş, asayiş araştırması ilk derece mahkemesince yapılmıştır. Tüm deliller ve değerlendirmeler ışığında dava dosyası incelendiğinde; davacının eski eşi ile birlikte yaşadığı kanaatine varılarak eşinden boşandığı halde, boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı belirlenen davacının yetim aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin kararında herhangi bir hata görülmemiştir. Açıklamalar itibariyle; dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire bozma ilamında; davacı ve boşandığı eşinin eczane kayıtları getirtilmeli, tedavileri sonrası (07.04.2011 tarihinde davacının ve boşandığı eşinin Özel ... Hastanesi Psikiyatri bölümünde aynı gün tedavilerinin bulunduğu kayıtlardadır) hangi eczanelerden ilaç aldıklarının tespiti yapılmalı, dosyada mevcut hastane kayıtları ile celp edilecek eczane kayıtları bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle hangi hastane ve eczaneleri kullandıkları tespit edilmeli, seçim kayıtları getirtilerek nerede oy kullandıkları tespit edilmeli, davacı ve eşinin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile başka yardım kuruluşlarından yardım alıp almadıkları araştırılarak, yardım almış olmaları halinde buna ilişkin durum tespit tutanakları celbedildikten sonra, oturdukları tespit edilen adreslerinde ve mernis adreslerinde komşular, kapıcı ve yöneticiler, mahalle muhtarları ve azalarının kanaat edinmeye yetecek sayıda tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, çelişki oluşursa giderilmeli; uyuşmazlık konusu dönemde “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun mevcut olup olmadığı, özellikle hangi tarihten itibaren birlikte yaşadıkları toplanan tüm kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığı belirtilerek davalı kurum tarafından yetim aylığının kesilmesine ve ödenen aylıkların iadesine ilişkin işlemin iptali ile yetim aylığının kesilme tarihinden itibaren tekrar bağlanması talep edilmiştir. Davacının Burdur 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2004/402 Esas, 2004/341 Karar sayılı ilamı ile eşinden boşandığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından boşandığı eşi ile boşandıktan sonra bir arada yaşamadığı iddia edilmiş ise de davalı kurum tarafından yapılan denetim ve hazırlanan denetim raporu, yargılama sırasında dinlenen tanıklar, E.B., Ü.B., F.T. ve S.D.'nin davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşadığına kanaat getirecek şekildeki açık beyanları, davacının mülkiyeti boşandığı eşinin kız kardeşine ait evde ikamet etmesi ve adres kayıt sisteminde davacının boşandığı eşinin adresinin aynı sitede başka bir bloktaki daire (1H/5) gösterilmesine rağmen, davacı ve boşandığı eşinin müşterek çocukları A.Y.'nin bu dairenin (1H/5) mülkiyetinin halasına ait olduğu, babasının bu dairede (1H/5) ikamet etmediği şeklindeki açık beyanlarının, dinlenen tanıklar E.B., Ü.B., F.T. ve S.D.'nin beyanlarını destekleyici nitelikte olması ve davacı ile boşanılan eşin medula hastane kayıtlarına göre aynı tarih aralıklarında Burdur ve ...'daki hastanelerde tedavi olmaları gibi hususlarda bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı ve boşandığı eşinin boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşadıklarına ilişkin yeterli kanaat oluşturduğundan Mahkememizce daha önce verilen 2018/527 Esas, 2020/416 sayılı karar da direnilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata aykırı bulunduğunu, davacı iddialarının tanık beyanları ile kanıtlandığını beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Uyuşmazlık Uyuşmazlık toplanan delillerin yeterli olup olmadığı ve İlk Derece Mahkemesince verilen kararı karşılayıp karşılamayacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. D. Gerekçe 1. İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada: “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Düzenleme ile ölen sigortalının kız çocuğu veya dul eşi yönünden, boşanılan eşle boşanma sonrasında fiilen birlikte olma durumunda, ölüm aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların geri alınması öngörülmektedir. Buna göre, daha önce sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusu, gelir veya aylık kesme nedeni ve bağlama engeli olarak benimsenmiştir. 2. Değerlendirme Davalı Kurum tarafından yapılan denetim ve hazırlanan denetim raporu, yargılama sırasında dinlenen tanıkların anlatımları, kolluk araştırması, nüfus hareketleri, hastane kayıtları, su, elektrik ve telefon abonelikleri sair araştırmalar ile ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesinin gerekçesi ve İlk Derece Mahkemesi direnme hükmünde dayandığı yasal dayanaklar ile gerekçeye göre Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.