1. Ceza Dairesi 2026/866 E. , 2026/2000 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/175 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Talepnamede şüphenin ... olan adının ... şeklinde hatalı yazıldığı belirlenmekle, Kumluca C…
1. Ceza Dairesi 2026/866 E. , 2026/2000 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/175 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Talepnamede şüphenin ... olan adının ... şeklinde hatalı yazıldığı belirlenmekle, Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 10.01.2023 tarihli ve 2022/4849 Soruşturma, 2023/111 Karar numaralı evrakı ile şüpheli hakkında kasten yaralama suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara yönelik şikâyetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair merci Elmalı Sulh Ceza Hâkimliğinin, 15.03.2024 tarihli ve 2024/175 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin olmakla 15.03.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2025/8697 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/3242 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/3242 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 03.10.2022 tarihli olay ile ilgili olarak, ... giriş kapısı önünde sıra beklerken şüpheli ... ...'nun yanlışlıkla müştekiye çarpması nedeniyle çıkan tartışma sonucu meydana gelen olayda, yürütülen soruşturma sonucunda, müşteki hakkında hekim raporunun bulunmaması ve olayın tarafsız tanığının bulunmaması nedenleriyle kamu davası açmaya yarar yeterli şüphe oluşturacak nitelik ve yeterlilikte delil bulunmadığından bahisle şüpheli hakkında Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, dosya kapsamında bulunan görüntü inceleme tutanağında; '03/10/2022 günü kamera saatine göre 15:14:01 de müşteki şüpheli ...'nun, ... ...'nin omzuna vurduğu' hususunun tespit edildiği, bu kapsamda görüntü kaydının müşteki ...'ın iddiasını doğruladığı görülmekle, şüpheli hakkında kamu kasten yaralama suçundan kamu davası açılmasını gerektirir yeterli şüphe bulunduğu anlaşılmakla; anılan suç yönünden uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere dosyanın Uzlaştırma Bürosuna gönderilip, uzlaştırma gerçekleşmemesi durumunda, tüm delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi için kamu davası açılması gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi başlıklı 160. maddesinde yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." Kamu davasını açma görevi başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan; "1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar başlıklı 172/1. maddesinde yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir." ve Cumhuriyet savcısının kararına itiraz başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümlerinde yer alan; "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. " şeklindeki düzenlemeler uyarınca Cumhuriyet savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikâyet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm kanunî yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaşıldığında iddianame düzenleyerek kamu davası açılması, aksi hâlde ise 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmektedir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyasının değerlendirilmesinde; Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli ... hakkında ...'a yönelik kasten yaralama suçundan “.. yaralanmanın bulunmadığı”ndan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara itirazın da merci tarafından reddedildiği anlaşılmıştır. Oysa, şikayetçinin beyanları ile uyumlu görüntü kayıtlarına göre şüpheli ...'nin şikâyetçi ...'ın omzuna vurduğu anlaşılmakla, öncelikle uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre kasten yaralama suçundan kamu davası açılması gerektiği hâlde kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Şüpheli ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen Elmalı Sulh Ceza Hâkimliğinin, 15.03.2024 tarihli ve 2024/175 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.