T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:30/11/2021 Davanın Türü:Alacak (Eser Sözleşmesi) Dava Tarihi:23/10/2019 Karar Yazım T:23/12/2025 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Dav…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:30/11/2021 Davanın Türü:Alacak (Eser Sözleşmesi) Dava Tarihi:23/10/2019 Karar Yazım T:23/12/2025 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, davalı şirket ile dava dışı arsa sahipleri arasında, noterlikçe düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sonrasında davalı şirket ile dava dışı ... İnş. ... Ltd. Şti arasında taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, dava dışı şirketin davalı şirketle mutabakatı doğrultusunda davacı ile 3 bloklu inşaatın betonarme karkas ve ... yapım işinin üstlenilmesi hususunda taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereğince 38 adet bağımsız bölüm tapusunun iş bedeli olarak davacıya devredileceğini, bu hususta taraflar ile dava dışı şirket arasında taahhütname başlıklı belgenin düzenlendiğini, davacının sözleşme uyarınca üstlendiği işin %80-90 kısmını yerine getirdiğini, davalı şirket tarafından davacıya 9 adet dairenin tapusunun devredildiğini, davacı ile dava dışı beton firması arasındaki davada düzenlenen bilirkişi raporunda yapılan tespit gereğince davacının 25-30 adet tapu hak ettiğini, davalının davacının hak ettiği tapuları davacının bilgisi ve rızası dışında üçüncü kişilere devretmek suretiyle sözleşmeye aykırı davrandığını ve davacıyı zarara uğrattığını, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda tarafların anlaşamadıklarını belirterek, davacının uğramış olduğu zarardan kaynaklanan 100.000,00 TL alacağın ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevabında, davacının dava dışı ... İnş. Oto. Eml. Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında betonarme ... tuğla inşaatının yapılması konusunda gerçekleşen 28/07/2017 tarihli sözleşmenin davaya dayanak yapıldığını, davalı şirketin sözleşmede taraf olmadığı için hukuken iş bu davada, davalı sıfatı bulunmadığını, davacının da açılan davada hukuki yararı bulunmadığından, dava şartının gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi, davacının eser sözleşmesi nedeni ile alacak istemi ile dava açtığı, davanın, 23/10/2019 tarihinde Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin 06/09/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile Alanya İlçesinde Asliye Ticaret Mahkemesinin açıldığından bahisle gönderme kararı verildiği, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07/07/2021 tarih 608 karar sayılı kararı ile asliye ticaret mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 08/07/2021 tarihli ve 568 sayılı kararı ile de Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/09/2021 tarihi itibari ile faaliyete geçirilmesine karar verildiği, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği sözleşmenin, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlayacağı, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın taraflarının da sözleşmenin tarafları olduğu, Yargıtay içtihatlarında ve öğretide bu durumun taraf sıfatı olarak adlandırıldığı, taraf sıfatının, bir başka deyişle husumet ehliyetinin, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade edeceği, davacı sıfatının, aktif husumeti, davalı sıfatının ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirildiği, dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise, o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerektiği, bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı, tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirleneceği, taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil, itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği, yüklenici ile eser sözleşmesi yapan alt yüklenicinin, yaptığı sözleşmenin yüklenici asıl sözleşmenin ise alt yüklenicisi olduğu, yapılan bu sözleşmenin alt yükleniciyi, asıl sözleşmenin tarafı haline getirmeyeceği, bu nedenle alt yüklenicinin muhatabının asıl sözleşmenin iş sahibi olmayıp, asıl sözleşmenin yüklenicisi olduğu, alt yüklenici bu nedenle talep haklarını asıl sözleşmenin tarafı olan iş sahibine değil, kendi sözleşmesinin iş sahibi olan yükleticiye yöneltebileceği, davacı alt yüklenicinin, 27/07/2017 tarihli taşeronluk sözleşmesinde taraf olmayan asıl sözleşmesinin iş sahibi olan davalıdan talepte bulunması, hakkında dava açması mümkün olmadığı gerekçesiyle, davacının davasının reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen hususları tekrarla birlikte, davanın taraflar ile ... ... Ltd. Şirketi arasında düzenlenen "taahhütname" başlıklı belgeyle, davalı şirketin iş karşılığı ... ... Ltd. Şirketine devretme konusunda anlaştığı daire tapularını davacıya devretmeyi kabul ve taahhüt ettiği, dolayısıyla davalı şirket açısından önceki sözleşmenin devrinin davacıya geçmesi anlamına geldiği, bu nedenle davalı yönünden husumet yokluğundan bahsedilemeyeceği, davalının sözleşme devrinden sonra ... şirketi ile ilişkisini sona erdirdiği, karar verilirken taahhütnamenin göz ardı edildiği, kaldı ki davacının üstlenmiş olduğu inşaat işini sözleşmeye uygun olarak belli bir noktaya kadar yerine getirdiği ve davalı tarafından kendisine hakediş olarak 9 adet dairenin tapu devrinin yapıldığı, bu durumun bile taraflar arasında sözleşme kurulduğunu ve davalının taraf ehliyetine haiz olduğunu gösterdiği, mahkemenin eksik araştırma ve inceleme ile davayı usulden reddettiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının üstlendiği edimleri yerine getirmesine rağmen, hakedişi olan tapuların devredilmediği iddiasına dayalı olarak açılan alacak davasıdır. Uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, iddiaya göre, davacı taşeron ile, davacı taşeronun iş aldığı, aynı zamanda davalının alt yüklenicisi olan dava dışı iş sahibi şirket arasında düzenlenen eser sözleşmesi uyarınca, davalı asıl yüklenici tapu devri taahhüdünde bulunmuştur. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca davacı tarafça davanın tarafları ile dava dışı ... ... Ltd. Şirketi arasında düzenlendiği ileri sürülen taahhütnamenin mevcut bulunduğunun yazılı delillerle ispatlanamamış olmasına, davanın tarafları arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın istinaf yoluna başvuran davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3)Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde dairemize ya da dairemize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesine temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 23/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...