7. Ceza Dairesi 2022/11164 E. , 2024/9819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/702 E., 2021/1969 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddin
**7. Ceza Dairesi 2022/11164 E. , 2024/9819 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/702 E., 2021/1969 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği; sanığın sabancılar mahallesindeki tarlada çalıştıktan sonra traktör ile 45 dakika mesafede olan başka bir tarlaya geçtiğine, bu tarlada yaklaşık olarak bir saatten fazla zaman geçirdiğine, sanık ve ortakçısının tarladan ayrılıp köye doğru gittikleri esnada helikopteri gördüğüne, sanığın olay tarihinde gittiği üç tarlanın hiçbirinde ateş yakmadığına ve çiftçilikle uğraşması nedeniyle yazın ot yakılmasının sonuçlarını bildiğine, sanığın olay yerinden ayrıldığı zaman ile yangın çıkış saati arasında 3 saatten fazla bir süre olduğuna, sanığın yangın çıkardığına dair orman idaresinin tespitinden başka delil bulunmadığına ve yangın çıktığı esnada söz konusu yerde bulunmadığına dair birden fazla tanık olduğuna, sanığın 09.45 sıralarında bölgeden ayrılmasına rağmen 12.55'de çıkan yangından sorumlu tutulmak istendiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraati gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE 15.08.2018 tarihli suç tutanağına göre, 10.08.2018 günü saat 12.55 sularında yangın ihbarı alınması üzerine orman muhafaza memurları tarafından belirtilen bölgeye gidildiği, örtü yangınının kontrol altına alındığı, olay mahalline sınırı bulunan ve sanığın kullanımında olan zeytin tarlası içinde sürgün temizliği sonucu çıkan materyalin yakılmasıyla yangının ormanlık alana sirayet ettiği, ocak şeklinde yakılan ateşin orman alanına 18 metre mesafede olduğu belirlenerek sanık hakkında suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında, olay günü zeytin tarlasındaki otları temizleyip kenara koyduğunu, yanında ortakçısı ...'ın da olduğunu, saat 10.00 civarı kalkan mevkiindeki diğer tarlasına gittiklerini, tarlada işi bitip köye dönerken helikopteri gördüğünü, ot yakmadığını, yangın çıktığı saatlerde sırtköy civarında olduğunu beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, suça konu yerin devlet ormanı sınırları içinde kaldığı, yangın başlangıç sebebinin suç tutanağında belirtilen duruma uygun olarak zeytin dallarının yakıldığı noktadaki ateş olduğunun kesin olarak tespit edildiği, yangının başladığı yerde yol veya patika olmadığı, enerji nakil hattı bulunmadığı, mevki itibarıyla işi olmayan bir kişinin geçebileceği bir yer olmadığı, yanan alanda hayatiyetini kaybeden ağaç olmadığı tespit edilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda yanan alanın orman parseli sınırları içinde kaldığı belirlenmiştir. Tanık ... beyanında özetle, dava konusu yere sanıkla birlikte olay günü saat 09.00 sıralarında gittiklerini, 10-15 dakika kadar ağaç dallarını temizlediklerini, kendisinin dalları topladığını, daha sonra sanıkla birlikte traktörle 30 dakika mesafedeki diğer tarlaya gittiklerini, orada da yaklaşık bir saatten fazla kaldıklarını ve tarladan ayrılıp sırt köyün içinden geçtikleri sırada helikopteri gördüklerini, eşinin çalı yakmadığını ifade etmiştir. Tanık ..., cuma namazına gittiği sırada sanığı orman yolundan gelerek köye doğru giderken gördüğünü, sabancılar ve sarnıç arası mesafenin yürüyerek bir saat alacağını, yangınla ilgili bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Tutanak tanığı Yasin Turgut, yangının çıktığı yerde sigara paketi ve taşların arasına koyulmuş dal parçalarını yanarken gördüklerini, buradan başlayarak ormana doğru sönen ateşi destekle söndürdüklerini, yan parselin sanığa ait olduğunu öğrendikleri için sanık hakkında suç tutanağı düzenlediklerini beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın beraatine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına karar verilerek sanığın 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan hapis cezasından çevrilen 6000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.