11. Ceza Dairesi 2021/29538 E. , 2023/5863 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/240 E., 2020/181 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte b
**11. Ceza Dairesi 2021/29538 E. , 2023/5863 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/240 E., 2020/181 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2013 tarihli ve 2012/336 Esas, 2013/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ( 2 kez), başkasına ait kimlik veya bilgilerinin kullanılması suçundan 268 inci madde delaletiyle 267 inci maddenin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2013 tarihli ve 2012/336 Esas, 2013/96 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 13.02.2018 tarihli ve 2017/2537 Esas, 2018/887 Karar sayılı kararıyla: "...Sanığın katılanlar Belgin'e ve Gülbin'e yönelik eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen “Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin ve bu suçlarla birlikte işlenen başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun delillerinin takdirinin ve tartışmasının üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2018/240 Esas, 2020/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 52 nci, 53 üncü uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının neticeten 6000,00 TL ve 2000,00 TL adli para cezası olarak infazına ( 2 kez) ,başkasına ait kimlik veya bilgilerinin kullanılması suçundan 268 inci madde delaletiyle 267 inci maddenin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının neticeten 6000,00 TL adli para cezası olarak infazına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, tanık F. T. aracılığıyla tanışmış olduğu katılan ...'in evine 3-4 kez gittiği, katılanın kızını görünce "kızım sen rahatsızsın sen de iki tane üç harfliler var, yakında seni alıp götürecekler, senin ölümün yakın" dediği böylece ruhsal olarak kızın bunalıma girmesine neden olduğu, daha sonra katılan ...'e dönerek "seni kocan üç kadın ile aldatıyor, boşanmayı düşünüyor, ben sizi bu dertten kurtarırım" dediği, bir takım yerleri cep telefonuyla arayarak yılan kanı, fare kanı, domuz yağı gibi siparişler verdiği, hesap yaparak 7.375 TL parayı ödediğinde bu sorunlarının çözüleceğini katılana söylediği, katılan ...'in 7.000 TL parayı sanığa verdiği ayrıca fitre ve zekât adı altında da 600 TL ve 2 adet çeyrek altın verdiği, her geldiğinde de domuz yağı bulaştığı gerekçesiyle katılanın nadide eşya ve giysileri ile gümüşlerini götürdüğü, katılan ...'in kız kardeşi olan katılan ... ile de katılan ...'in evine geldiğinde tanıştığı, katılan ...'e bekar olup olmadığını sorduğu, bekar olduğunu söylemesi üzerine kısmetinin kapanmış olduğunu, kısmetinin açılması ve tüm aileyi sıkıntılardan kurtarmak için bir takım malzemeler alacağını ve toplam 7.000 TL tuttuğunu söylediği, katılan ...'in evine de gittiği, domuz yağı bulaştığı gerekçesi ile sirkeli su ve pamukla evdeki eşyaları sildiği, bu sırada iki çerçeve, üç gümüş yüzük, üç gümüş kolye dört adet biblo, iki adet pantolon, baharatlık ve peçeteleri alarak evden ayrıldığı, yapılan soruşturma sırasında yakalandığı esnada ablası olan mağdur ...'nın kimlik bilgilerini vererek mağdur ... hakkında kamu davası açılmasına ve yargılanmasına sebebiyet verdiği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık atılı suçu işlemediğine ilişkin savunmada bulunmuştur. 3. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; katılanlar tarafından sanığın teşhis edilmiş oluşu, katılan beyanlarını doğrulayan tanık beyanları ve sanığın birbiri ile çelişkili beyanları da göz önünde bulundurularak üzerine atılı suçlardan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş ve atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Dini İnanç ve Duyguların İstismar Edilmesi Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanığın, katılan ...'den farklı tarihlerde menfaat temin ettiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin eleştirilen husus dışında usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Dini İnanç Ve Duyguların İstismar Edilmesi Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 10.Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2018/240 Esas, 2020/181 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 10.Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2018/240 Esas, 2020/181 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.