T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1096 KARAR NO : 2025/1794 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21.05.2025 NUMARASI : 2025/63 Esas 2025/520 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 12.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.12.2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.05.2025 tarih 2025/63 Esas 2025/520 Karar sayılı…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1096 KARAR NO : 2025/1794 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21.05.2025 NUMARASI : 2025/63 Esas 2025/520 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 12.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.12.2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.05.2025 tarih 2025/63 Esas 2025/520 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacılar murisinin davacı bankadan kullandığı ticari kredisi borcunu ödemediğini, murisin sözleşmede belirtilen ve en son ikamet adresine temerrüt ve muacceliyet ihbarının usulüne uygun olarak gönderildiğini, ihtarnamelere rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği aşamasında murisin vefat ettiğinin öğrenildiğini, ilgili krediye ait hayat sigortasına başvurulduğunu, tıbbi değerlendirme sonucunda murisin hastalığının sigorta poliçe başlangıcından önce tanısının konması ve poliçe yapılırken hastalığın beyan edilmemesi nedeniyle talebin reddedildiğini, icra takibinin murisin mirasçıları olan davalılara yöneltildiğini, davalı mirasçılar tarafından borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı mirasçıların mirasın reddedildiği veya borcun ödendiğine dair bir iddialarının bulunmadığını, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, alacağın rehinle temin edilmediğini, borcun vadesinin geldiğini, belirterek; borca ve ferilerine yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı ve davalılar vekili, davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, murisin davacı bankadan tüketici kredisi çektiğini, hayat sigortası devam ederken vefat ettiğini, görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, muaccel hale gelmiş bir alacak bulunmadığını, usule uygun tebligat yapılmadığını, sigorta tarafından kredinin sigortadan karşılanması için hem sigortaya hem davacı bankaya ihtarname gönderildiğini, murisin ...bank, ...bank, ... Bank'ta olan kredilerinin ilgili sigorta firmaları tarafından hayat sigortasından karşılandığını, davacı ve sigorta firması kötüniyetle hareket ederek haksız kazanç elde etmeye ve sebepsiz zenginleşme sağlamaya çalışıldığını, hayat sigortası yapılmış olması durumunda bankanın poliçe limitleri dahilinde kalan kredi alacağını öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesinin zorunlu olduğunu, bu hususun banka tarafından murisin mirasçıları (halefleri) hakkında dava açılabilmesinin ön şartı olduğunu, bankanın sadece poliçe limitinin yeterli olmadığı bakiye alacak için mirasçılarından talepte bulunabileceğini, banka tarafından, sigortaya yazılı başvuru yapılarak kredinin sigorta şirketi tarafından karşılanmasını istemesi, sigortanında bunu red etmesi tüm hukuki başvuru yollarının tüketildiği manasına gelmediğini, davacı açıkça kötüniyetli olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların murisi .....'ın davacı bankadan kredi kullandığı, krediden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı banka tarafından davalı mirasçılar aleyhine İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2024/125892 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığı, davalı mirasçılar tarafından yasal süresinde borca ve ferilerine itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, kredinin teminatı olmak üzere krediyi kullanan murise hayat sigortası yapıldığı ve sigorta poliçesinde krediyi kullandıran davacı bankanın dain ve mürtehin olarak gösterildiği, kredinin ölüm nedeniyle ödenmemesi halinde kredinin ödenmesini teminat altına almak amacıyla yapılan hayat sigortasının geçerli olacağı, geriye kalan ve ödenmeyen kredi borcunun hayat sigortasının sağladığı teminatla ödenmesi gerektiği, dain ve mürtehin sıfatıyla vefatın gerçekleşmesi halinde sigorta şirketine birinci derecede hak sahibi olarak öncelikli olarak davacı bankanın müracaat etmesi gerektiği, dava dilekçesinde dava dışı sigorta şirketine müracaat edildiğinin, ancak olumsuz yanıt verildiğinin beyan edildiği, davacı banka vekili duruşmada alınan beyanında sigorta şirketine dava açılmadığını beyan ettiği, bankanın başvurusuna olumsuz yanıt verilmesi üzerine davacı banka tarafından dain ve mürtehin sıfatıyla sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketi aleyhine açılmış bir davanın bulunmadığı, sigorta şirketinin menfi yanıtına karşı hukuki yolların davacı banka tarafından tüketilmeden mirasçıları aleyhine takip başlatılamayacağı, bu nedenle davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, belirtilerek; davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, sigorta şirketine başvuru yapılmışsa da müteveffanın beyan yükümlülüğüne uygun davranmaması sebebiyle başvurunun reddedildiğini, sigorta ilişkisi, kredi borcunun fer’isi niteliğinde olduğunu, asıl borcun borçlunun ölümünden sigorta şirketinin tazmin yükümlülüğü ortaya çıkacağını, bu yükümlülüğün sigorta sözleşmesinde belirtilen rizikonun ve şartların gerçekleşmesine bağlı olduğunu, sigortanın şirketi poliçe kapsamı dışında kalan bir sebeple ödeme yapmaktan imtina edebileceğini, bu durumda bankanın borç için sigorta şirketine yönelme imkânı hukuken ortadan kalkakacağını ve mirasçılara yönelme hakkı doğacağını, sigortaya başvuru yapıldıktan sonra banka tarafından sigortaya dava açılması usule uygun olmayacağını, mirasçıların bu yönde bir iddiası var ise işbu dava kapsamında sigortaya karşı tazminat davasını açıp bu davada bekletici mesele yaptırması gerektiğini, mahkemece sigortaya karşı dava açmak için süre verilmeden doğrudan davanın usulden reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigorta şirketinin cayma hakkını kullanması haklı nedenlere dayandığını, sigortanın beyansızlık nedeniyle cayma hakkını kullanmış olması haklı gerekçelere dayandığından sigortaya karşı dava açılmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, banka ile davalılar murisi arasındaki ticari kredi sözleşmesinde kaynaklı alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. 1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; murisinin, kullandığı krediye teminat oluşturmak üzere hayat sigortası formunu doldurup imzalamak sureti ile sözleşme ile birlikte hayat sigortası yaptırılmasına, kredisi sözleşmesinde ve sigorta poliçesinde kredi veren bankanın adına dain ve mürtehin kaydı bulunmasına, sigorta şirketinin ona karşı ileri sürebileceği bir defi ve itiraz hakkı bulunmamasına, murisin bankadan kullandığı krediye teminat oluşturmak üzere bankanın talebiyle hayat sigortası yaptırmış olmasına, kredi veren bankanın talebi ile tarafından yaptırılan hayat sigortasının bankanın kredi alacağına teminat oluşturmak üzere yapılan bir sigorta olmasına, rizikonun gerçekleşmesi halinde bankanın poliçe teminatı kapsamında kalan bakiye kredi alacağını, öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi gerekmesine, sigorta şirketinin, sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin yetkili acentesi ve aynı zamanda poliçenin de lehtarı konumunda olan bankaya karşı murisin sağlık sorunları olduğunu veya hastalığını gizlediğini ileri süremeyecek olmasına, bankanın elinde hayat sigortası poliçesi gibi kolayca alacağını tahsil etme imkanı varken sigortacının ödeme talebini geri çevirdiği şeklindeki bir gerekçeyle, poliçe limiti kapsamında kalan alacağı için icra takibi başlatması veya dava açması TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmasına, bu husus, banka tarafından davalının mirasçıları (halefleri) hakkında dava açılabilmesinin ön şartı olmasına, bankanın sadece poliçe limitinin yeterli olmadığı bakiye alacak için davalının mirasçılarından talepte bulunabilecek olmasına, kredi kullanan muris adına yapılan hayat sigortası poliçesi mevcutken bankanın murisin ölümü nedeniyle murisin mirasçılarından ödenmeyen bakiye kredi alacağının tahsili için dava açması veya icra takibi başlatması, sigorta hukukunun temel ilkelerine ve sigorta yapılmasının amacına aykırılık oluşturacağı gibi sigorta yapılmasına duyulan güven ve itimadı da zedeleyecek olmasına, dürüstlük kurallarına uygun şekilde banka alacağını öncelikle sigorta poliçesinden tahsil etmesinin gerekmesine, bu kapsamda davacı kredi kuruluşu banka tarafından kredi borcunu ödemeyen yasal mirasçılara karşı açılan eldeki davanın banka tarafından sigorta bedelinin elde edilmesi için başvurabilecek hukukî yollar tüketilmeden açılmasına, sigorta şirketine başvurmayan davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamasına göre; ilk derece mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 12.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.