1. Ceza Dairesi 2024/8081 E. , 2025/3373 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/425 E., 2024/343 K. SUÇ : Kasten öldürmeye yardım etme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulun…
**1. Ceza Dairesi 2024/8081 E. , 2025/3373 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/425 E., 2024/343 K. SUÇ : Kasten öldürmeye yardım etme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstinaf bozması üzerine Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/414 Esas, 2022/467 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2023/720 Esas, 2023/1336 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.07.2024 tarihli ve 2024/273 Esas, 2024/5148 Karar sayılı ilâmı ile "suça iştirakin derecesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/425 Esas, 2024/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 39, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sabit olmadığına, gerekçesizliğe, yardımın ve haksız tahrikin derecesine, ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, haklarındaki hükümler kesinleşen inceleme dışı sanıklar ... ve ... tarafından gerçekleştirilen eyleme sanık ...'in yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinin saptandığı, suça iştirakin tayin edilen niteliği ve derecesinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/425 Esas, 2024/343 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üyeler sayın ... ve ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafilerinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Maktul ...'nın ölümüyle sonuçlanan birden çok kişinin taraf olduğu olayda sanık ...'in müsnet suçu işlediğine dair sonradan geliştirilen ve taraflı olduğu yerel mahkemece de belirlenen ifadeler dışında bu suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak deliller bulunmadığından sanık ...'in müsnet suçtan beraat etmesi gerekir iken sanık ... hakkında verilen mahkumiyeti onaylayan dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki; Maktul ... ile sanık ... Toktaş arasında husumet bulunduğu olay öncesinde maktul ile sanık ...'ın kavga ettiği orada bulunanlar tarafından ayrıldıkları daha sonra maktul ve sanığın tekrar karşılaşarak kavgaya başladıkları bu kavga sırasında ...'ın ağabeyi ...'in de maktul ile kavgaya katıldığı sabittir. Sanık ... ... Cafe işleticisi diğer sanık ... de onun işçisidir. Olay mahallinde kavganın her iki tarafından birden çok kişi bulunmakta olup yerel mahkeme bu kişilerin beyanlarının taraflarla akraba veya arkadaş olmalarından yanlı olabileceğini değerlendirerek olay mahallinde müşteri olarak bulunan ve arkadaş olan tanıklar ..., ... ve ...'ın beyanlarına üstünlük tanımak suretiyle sanık ...'in beraatine karar vermiş ancak bu karar Bam Ceza Dairesi tarafından bozulmuştur. Dosya kapsamına göre maktul ile kavga eden kişinin tek başına kavga ettiği ve bu kişinin bir elinde taş, bir elinde de bıçak olduğu, önce maktule taş attığı isabet ettiremeyince bıçağını çıkartarak maktule bir kez vurduğu maktulün yere düşerek uzun süre yerden kalkamadığı bu kişinin olaydan sonra sıcağı sıcağına ifadeleri alınan tanıklar ..., ... ve onlarla aynı masada oturmakta olan ...'in beyanlarına göre ... isimli şahıs olup bu şahsın yanında çalışan ve o sırada üzerinde ... Cafe tişörtü bulunan sanık ...'in bu suçu işlediği yönünde verilen ilk ifadeler olaydan en az bir gün sonra verilen ve taraflarla akrabalıkları olan kişilerin ifadeleri olup bu ifadeler taraflı olabileceği değerlendirilerek haklı olarak yerel mahkemece dikkate alınmamıştır. Örneğin sanık ... aleyhine ifade veren ve maktulü bıçaklayan kişi olarak teşhis eden tanık ... ilk ifadesinde ise maktulü vuranı görmediğini söylemiştir. Soruşturma aşamasında olaydan yaklaşık 40 gün sonra soruşturma makamlarını arayan ... isimli şahıs bu suçu kendisinin işlediğini söyleyerek suçu üstlenmiş ancak yapılan araştırma sonucu sanık ...'in arkadaşı olan bu kişinin arkadaşını koruma amacıyla suçu üstlendiği anlaşılmakla hakkında suç üstlenmekten suç duyurusunda bulunulmuştur. Tanık ... dosyadaki belgelere göre olaydan hemen sonra kolluk aşamasında önce ifade vermiş ve ifadesinde maktulü bıçaklayan kişiyi ismen tanımadığını ancak siyah uzun kollu gömlek giyen yüzü zayıflıktan çökmüş kişinin maktule vurduğunu Serkan'ın da yere düştüğünü söylemiştir. Tanık ...'ın tarif ettiği kişi dosya kapsamına göre sanık ...' dir. Sanık ...'in olay sırasında üzerinde bulunduğu söylenen ... kafeye ait L beden kırmızı renkli tişörtün 1 ve 2 nolu bölümlerinde maktule ait kan lekesi olduğu belirtilmiş olup tüm dosya kapsamından ve kriminal rapor içeriklerinden 1 ve 2 nolu kan lekelerinin tişörtün neresinde olduğu fotoğraflar ve rapor içeriklerinden belirlenememiştir, dosya kapsamından bu olayın gerçekleşmesi üzerine maktulün olay mahallinde bulunan arkadaşlarının ... Cafe çalışanlarına saldırdıkları ve hatta yakalarından tutarak bu kişileri hırpaladıkları hatta bu nedenle sanık ...'in de olay mahallinden kaçarak yakındaki bir petrole gidip orada tişörtünü değiştirip, değiştirdiği yerde bıraktığı beyanlardan anlaşılmıştır, bu tişörtün üzerinde ve özellikle yaka kısmında maktule ait kan lekelerinin bulunması sanık ...'in maktulü öldürdüğüne dair delil olamaz kaldı ki tişörtün ne taraflarında kan lekesi bulunduğu dosyaya göre belirlenememiştir, bu haliyle tarafsız tanıkların olay gecesi sıcağı sıcağına kollukta verdikleri ifadeler ve yaptıkları teşhisler sonucu müsnet suçu işleyen kişinin cafe sahibi olan ... olduğu sabit olmasına ve yine maktul ile kavga eden kişinin bir kişi olduğu, maktul yere düştükten sonra sanıklardan ...'ın yerde olan maktulü tekmelediği aşikar olduğu halde sanık ...'in ... ile birlikte müsnet suçu işlediği kabul edilerek cezalandırılması şüpheden sanık yararlanır Evrensel ilkesine aykırı olup sanık ...'in müsnet suçtan beraat etmesi gerektiği kanaatiyle hakkındaki mahkûmiyet kararını onaylayan dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.