Başvuru, icra emrinin iptali talebiyle yapılan şikâyet başvurusunda icra hukuk mahkemesince şikâyet dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden dosya üzerinden karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, icra emrinin iptali talebiyle yapılan şikâyet başvurusunda icra hukuk mahkemesince şikâyet dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden dosya üzerinden karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/8/2014 tarihinde Antalya İcra Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/4/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 25/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuruya ilişkin bir görüş bildirmemiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu tarafından davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aleyhine açılan idari davada 600 TL vekâlet ücreti ile 179,30 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak başvurucuya verilmesine karar verilmiştir. Başvurucu, İdare Mahkemesince hükmedilen vekâlet ücreti ile yargılama giderinden oluşan söz konusu alacağın tahsili için Antalya İcra Müdürlüğünün E.2014/4714 sayılı dosyasında SGK aleyhine 12/5/2014 tarihinde ilamlı icra takibi başlatmıştır. Borçlu SGK vekili takibe konu alacağın ödenmesi için idareye başvurulmadan doğrudan icra takibi başlatılmasının Kanun'a aykırı olduğu iddiasıyla Mahkemeye 25/6/2014 tarihinde şikâyet başvurusunda bulunmuş ve takibin iptalini talep etmiştir. Mahkeme, dosya üzerinden yaptığı inceleme sonunda 7/7/2014 tarihli ve E.2014/722, K.2014/682 sayılı karar ile “takibe konu alacağın ödenmesi konusunda öncelikle idareye başvuru yapılmadan doğrudan icra takibi başlatılmasının Kanun'a aykırı olduğu” gerekçesiyle şikâyetin kabulüne ve takibin iptaline kesin olarak karar vermiştir. Mahkeme şikâyet dilekçesini başvurucuya tebliğ etmemiş ancak başvurucuyu gerekçeli kararında davalı olarak gösterip bu dosya nedeniyle vekâlet ücreti ile yargılama gideri ödemeye mahkûm etmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:“HMK. 320 ve İİK. 18 md'ne göre dosya üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.Dava İ.İ.K. madde kapsamında açılmış memur işlemini şikayet davasıdır.İcra [t]akip dosyası istenerek incelenip, şikayet konusu duruşma yapılmasını gerektirmediği değerlendirilmesiyle (İİK.nun mad)evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda;Takip dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu kurum hakkında Antalya İdare Mahkemesinin 2010/1874 - 2012/999 EK sayılı ilamına dayalı olarak Antalya İcra Müdürlüğünün 2014/4714 esas sayılı dosyasından ilamlı takip başlatıldığı, ödeme emrinin kuruma tebliğ edildiği, davacı kurum tarafından süresinde itiraz ettiği, 2577 sayılı 28/2 maddesinde "konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektirendavalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süre içinde ödeme yapılmaması halinde genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur." düzenleme bulunduğu, takibe konu alacağın ödenmesi konusunda öncelikle idareye başvuru yapılması gerektiğinden şikayetin kabulüne karar vermek gerekmiş veaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” Kesin nitelikli bu karar başvurucu tarafından 6/8/2014 tarihinde haricen öğrenilmiştir. Başvurucu 26/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuru formu ekinde örneği sunulan SGK Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığına hitaben başvurucu vekilinin adıyla yazılmış tarihsiz dilekçede vekile ait banka hesap numarası bildirilmek suretiyle yukarıda anılan 600 TL vekâlet ücretinin vekilin hesabına yatırılması talebinin yer aldığı görülmüştür. Söz konusu dilekçede muhatap Kuruma ait havale kaydı bulunmamakla birlikte başvurucu, bu dilekçeyi posta yoluyla gönderdiğini ileri sürerek bu gönderiye ait olduğunu iddia ettiği posta alındı makbuzu ve SGK Başkanlığı Destek Daire Başkanlığı Genel Evrak Servisinin 31/1/2014 tarihli "evrak teslim alındı" kaşesi bulunan tebliğ mazbatasını sunmuştur.B. İlgili Hukuk 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabilir. Şikâyet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabilir.” 2004 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir. Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.” 2004 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “İcra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır. Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi icra mahkemesine ifade zaptettirmek suretiyle de olur. Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Duruşma yapılmayan işlerde icra mahkemesi, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar, ancak zorunluluk hâlinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir.” 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesi şöyledir:“Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez...Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur....” 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” 6100 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Dava açılması ve davaya cevap verilmesi dilekçe ile olur.”