Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ve kefilleri ile müvekkili arasında kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler gereği müvekkili banka tarafından müşterilere kredi kullandırıldığını, banka ve şirket arasında işleyişe ilişkin esasların düzenlendiğini, borçlu şirket ve kefillerin 07/01/2015 tarihi itibariyle bu sözleşmelerden kaynaklanan 172.493,01-TL lik borcunun bulunduğunu, borcun ödenmesi için ihtarnameler gönderildiğini ve davalılara tebliğ edildiğini ancak her hangi bir ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili için ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu ve kefillerin yaptıkları itiraz nedeni ile takibin durduğunu, davalıların itirazlarında; müvekkili banka ile aralarında ticari ilişkide temerrüt gerçekleşmediğinden ve dönem borçlarının tümünün ödendiği gerekçesi ile borca, borcun kaynağına, hesaplanan faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiklerini, müvekkili bankanın hesapları dikkate alındığında, borçluların kredi Çerçeve Sözleşmesinden kayaklanan 172.493,01-TL nakit, 85.200,00-TL gayri nakdi kredi borcunun bulunduğunun görüldüğünü, davalıların söz konusu borçlarının muaccel olduğunu ve kat edildiğini belirterek, davanın kabulü ile, borçluların itirazlarının reddine, takibin devamına, haksız itiraz eden borçlular aleyhine asıl alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilleri ... ve ...'nun diğer davalı şirketin yetkilileri olduğunu, uzun yıllar ayakkabıcılık sektörlerinde başarılı şekilde ticari hayatlarını sürdürdükleri sırada ticari sıkıntılar yaşamaya başladıklarını, bunun üzerine davacı bankanın henüz temerrüt oluşmamışken ve ticari riskleri yokken haksız ve hukuka aykırı bir şekilde icra takibi başlatarak müvekkillerinin ticari hayatına zarar verdiklerini ve haksız ve hukuka aykırı olarak hesap kat ihtarnamesi gönderdiklerini, kat ihtarlarına taraflarınca itiraz edildiğini, ihtara verdikleri yanıtta, müvekkillerinin muaccel risk ve borcunun olmadığı, talep edilen bedellerin bankalarına ödendiğinin bildirildiğini, itirazlarına rağmen müvekkili şirket aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak ihtiyati haciz kararı alındığını ve uygulandığını, diğer davalıların kefil sıfatı ile borçlu durumda oldukarını ancak kefilliklerine ilişkin bir belge sunulmadığından, kefaletin geçerli olup olmadığının tartışmalı olduğunu, davacının talep ettiği fahiş faize de talep ettiklerini belirterek, sonuç olarak; davanın reddine, icra takibin iptaline, alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini savunmuştur.Mahkememiz dosyası ile birleştirilen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., ... K. sayılı dosyasında davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Ltd.Şti. Ve müşterek borçlu ile müvekkili banka arasında Kredi Kartı Sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme gereği müvekkili tarafından müşterilere kredi kullandırıldığını, borçlu ve kefillerin kredi borcunu ödememeleri üzerine keşide ettikleri ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine alacağın tahsili için giriştikleri ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile giriştikleri icra takibine borçlu-davalının haksız yere itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.