4. Hukuk Dairesi 2013/15051 E. , 2014/9797 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/10/2012 NUMARASI : 2010/135-2012/474 Davacı Y.. B.. vekili Avukat A.B.. tarafından, davalılar C.. Ç.. vdl. aleyhine 23/03/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/10/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı C.. Ç.. tarafından süresi içinde iste…
**4. Hukuk Dairesi 2013/15051 E. , 2014/9797 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/10/2012 NUMARASI : 2010/135-2012/474 Davacı Y.. B.. vekili Avukat A.B.. tarafından, davalılar C.. Ç.. vdl. aleyhine 23/03/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/10/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı C.. Ç.. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıya dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılardan C.. Ç.. tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, www.haberyedigün.com isimli internet sitesinde 01/03/2010 tarihinde yayınlanan ve davalılardan C.. Ç.. tarafından hazırlanan “Y.. B.. dayak skandalı ile çalkalanıyor” başlıklı haber ile kişilik haklarına saldırıldığını belirterek manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalı C.. Ç.., davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme, dinlenen tanık ifadelerinden iddia edilen şekilde bir olayın olmadığı, haberin gerçek dışı olduğu ve yapılan bu haberle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesi ile davalı C.. Ç.. yönünden istemi kısmen kabul etmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.