1. Ceza Dairesi 2023/4452 E. , 2024/2620 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/413 E., 2023/717 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 26
**1. Ceza Dairesi 2023/4452 E. , 2024/2620 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/413 E., 2023/717 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2018/180 Esas, 2022/186 Karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı; 1. Mağdur ...'ye karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, 2. Mağdur ...'na karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, 3. Mağdur ...'na karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, 4. Mağdur ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verildi. B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/413 Esas, 2023/717 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mağdurlara karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, tekerrüre, meşru müdafaaya, haksız tahrike, eksik incelemeye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... ile sanık ...'ın arkadaş oldukları ve olay günü alkol almak için buluştukları, sanık ..., müştekiler ..., ... ve ... arasında önceye dayalı husumet bulunduğu hususunun taraf beyanları ile sabit olduğu, sanık ...'ın diğer sanık ... ile olay günü araç içerisinde bulundukları sırada karşı yoldan sürücülüğünü ...'nun yaptığı araçla Çağlayan yolu ayrımında karşılaştıkları, sanık ...'ın sevk ve idaresinde bulunan aracını mağdurların bulunduğu aracın önüne doğru kırarak geçişini engellediği, sanık ...'ın aracının torpido gözünde bulunan silahını çıkarıp araçtan indiği, mağdurların içinde bulunduğu araca doğru mutlak ve kaçınılmaz isabet ettirme mesafesinde ateş ettiği, mağdurların kaçmaya çalıştıkları ancak sanık ...'ın mağdurlara doğru ateş etmeye devam ettiği, sanık ...'ın silahı bir an bırakıp mağdur ...'in arkasından gitmeye çalıştığı esnada sanık ...'in silahı yerden alarak ateş ettiği, sanık ...'ın eylemlerine devam ettiği esnada diğer sanık ...'in de sanık ...'ın tarafında bulunduğu ve silahla ateş etme eyleminde bulunduğu, bu şekilde sanık ...'in sanık ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek müştekilere yönelik eylemlerini gerçekleştirdikleri ve sanıkların fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak gerçekleşen neticeye birlikte sebebiyet verdiklerinin anlaşıldığı, sanık ...'ın silahında bulunan kurşunlarının bitmesi ve mağdurların olay yerinden kaçması nedeniyle eylemlerine devam edemediği, sonuç itibariyle sanıkların kendi isteği ile eylemlerine son vermediği ve sanıkların mağdurlara yönelik eylemlerinin kasten öldürmeye teşebbüs suçu kapsamında kaldığı kanaatine varılarak bu yönde hükümler kurulmuştur. Sanık ... ile mağdur ... arasında önceye dayalı bir husumetin varlığı dosyaya yansımamış ise de olay günü mağdur ...'in aracın ön yolcu koltuğu bölümünde bulunduğu, sanığın araca doğru ateş ettiği, mağdur ...'in aşamalarda alınan beyanında sanığın kendisinin bulunduğu tarafa doğru da ateş ettiğini belirttiği dikkate alındığında, olayda kullanılan tabancanın niteliği ve elverişliliği, atış mesafesi, atış adedi, sanığın tüm müştekilere doğru ateş etmesi ve sanığın diğer mağdurlara yönelik eylemlerinin öldürmeye teşebbüs olarak kabul edildiği ve kastın bölünmezliği ilkesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğini gösterdiği, sanığın müşteki ...'e karşı gerçekleştirdiği eylem nedeniyle de kastın bölünmezliği ilkesi gereği kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiği anlaşılmıştır. 2. Sanıkların savunması, katılan ve mağdur beyanları, tanık anlatımları, olay yeri inceleme raporu, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, keşif zaptı ve buna ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu, uzmanlık raporları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, mağdurların yaralanmalarına ilişkin edinilen adli raporlar, sanıkların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin nüfus kayıt örnekleri ve güncel adlî sicil kayıtları dava dosyasına eklenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, UYAP üzerinden edinilen adli sicil kayıtlarına göre sanıkların ikinci kez mükerrir oldukları, eylemlerin sanıklar tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mağdurlardan kaynaklanan, dosyaya yansıyan haksız bir hareket ya da saldırı tespit edilemediği dolayısıyla meşru savunma ve haksız tahrik koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği anlaşıldığından bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. A. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Mağdur ...'e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden; Tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'ın diğer sanık ... ile beraber alkollü içki içmekte iken mağdur ...'in içinde bulunduğu aracın önünü kendi aracıyla kestiği, araçtan inerek öldürmeye elverişli tabanca ile mağdurun batın bölgesine doğru hedef gözetip ateş ederek, ince, kalın barsak yaralanması ve dalak yırtılmasına neden olacak ve yaşam tehlikesi meydana getirecek şekilde yaraladığı, mağdurun kaçması sebebiyle eylemini tamamlayamadığı olayda; sanığın polisi aradığına ilişkin beyanı uyarınca Mahkemece getirtilen 112 kayıtlarına göre sanığın kolluk görevlisine olayı, yeri, kendi ismini ve mağdurların isimlerini bildirdiği anlaşılmakla; sanığın icra hareketlerinin bitmesinden sonra neticenin meydana gelmesini önlediği, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerekmekle beraber, 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükmü gözönünde tutularak kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde, yasal olmayan gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesine göre gönüllü vazgeçme maddesinin tatbik edilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik eylemleri yönünden; Tüm dosya kapsamına göre sanık ...'ın asıl husumetli olduğu kişinin mağdur ... olduğu, olay günü mağdur ...'in aracının önünü kesmesi sonucunda mağdur ...'in yanında bulunan diğer mağdurlara yönelik de ateş etmesi sonucunda yalnızca mağdur ...'in uyluk bölgesinden hayati tehlike geçirecek, kemik kırığı oluşacak ve işlev yitimine neden olacak şekilde yaralandığı, diğer mağdurlar ... ve ...'in yara almadığı olayda; failin iç dünyasındaki kastının ancak dış dünyaya yansayan davranışlarıyla değerlendirilebileceği, bu bilgiler ışığında sanık ...'ın mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik öldürme kastıyla hareket ettiğine ilişkin dosyada yeterli delil bulunmadığı ve yaralama kastıyla hareket ettiği, bu sebeple sanığın kasten yaralama suçlarından cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Tüm dosya kapsamına göre sanık ...'in olay günü sanık ... ile buluştuğu, birlikte sanık ...'ın aracı içinde alkol aldıkları, sonrasında mağdurların aracını gördükleri ve sanık ...'ın mağdurların aracının önünü kesmesi akabinde mağdurlara ateş ettiği, sanık ...'ın ateş etmesi bittikten sonra suça konu tabancayı alarak sanık ...'in kendi beyanına göre mermiyi boşaltma amacıyla ateş ettiği ve olay bittikten sonra olay yerinden birlikte kaçtıklarının anlaşılması karşısında, sanık ...'ın kasten öldürmeye teşebbüs ve kasten yaralama eylemleri sırasında asli fail olan ...'ın yanında bulunduğu, ona manevi yönden cesaret vererek suçların işlenmesini kolaylaştırdığı, olaydan sonra onunla birlikte kaçtığı, dolayısıyla sanığın asli faile yardım eden olarak cezalandırılması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi delaletiyle hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Sanıklar ... ve İbrahim Hakkında Mağdurlar ..., ..., ... ve ...'e Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/413 Esas, 2023/717 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, farklı gerekçelerle oy çokluğuyla BOZULMASINA, Bozma nedeni göz önünde bulundurulduğunda, sanık ...'ın başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal TAHLİYESİNE, bu hususta ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.KARŞI OY İnceleme konusu yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu sanıklardan İbrahim'in suça iştirakinin ne olduğu yolundadır. Asıl husumet sahibi olan ..., olay günü kendi kullandığı araç ile alkol alıp dönerken husumetlisi olan ..., ... ve ...'ın olduğu aracı görmüş olup, araçla durmuş torpido gözünden aldığı tabanca ile araçtakilere ateş etmeye başlamıştır. Mutlaklık konusunda bir tereddüt olmaksızın ...'ın eylem vasıflandırmasında bir tereddüt yok ise de sanık ...'in sadece araçta tesadüfen bulunması ve ...'ın eylemlerini bitirdikten sonra olayın bitmesi için yere düşen tabanca ile yere doğru bir kez ateş etmesi şeklinde şekillenen eylemde, sanık ...'in adam öldürmeye teşebbüs suçlarına iştirak etmediğinin kabulü ve beraati gerekeceğinden, Sayın çoğunluğun İbrahim'in mahkumiyeti yolundaki kararına iştirak etmiyorum. KARŞI OY Sayın çoğunluğun sanık ...'ın eylemlerinin asli faile yardım niteliğinde olduğuna ilişkin bozma görüşüne katılmakla beraber eylemlerin tümünün İlk Derece Mahkemesince kasten öldürmeye teşebbüs olarak vasıflandırılmasına dair gerekçenin yerinde olduğu görüşünde olduğumdan sanık ...'ın tüm mağdurlara karşı kasten öldürmeye teşebbüs eylemine yardım suçundan ötürü cezalandırılması gerektiği kanaatindeyim, sanık ... yönüyle de Sayın çoğunluğun eylemlere 5237 sayılı TCK'nın 36 ncı maddesinin uygulanması gerektiğine dair görüşüne katılmakla beraber tüm eylemlerin İlk Derece Mahkemesince kasten öldürmeye teşebbüs suçu olarak vasıflandırılmasına dair görüşüne katıldığımdan sayın çoğunluğun mağdurlar ..., ... ve ...'e karşı eylemlerin yaralama suçunu oluşturacağına ilişkin görüşüne de katılmıyorum.