9. Ceza Dairesi 2021/8850 E. , 2023/6976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/102 E., 2015/199 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (141
**9. Ceza Dairesi 2021/8850 E. , 2023/6976 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/102 E., 2015/199 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2015 tarih ve 2015/932 soruşturma sayılı iddianamesi ile çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davasının açıldığı, 2. Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2015/102 Esas, 2015/199 Karar sayılı kararı ile; a) Suça sürüklenen çocuk hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı değişiklikten sonraki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkraları ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.04.2019 tarihli ve 14-2015/352847 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, suça sürüklenen çocuğun savunmalarına itibar edilmesi gerektiğine, eksik araştırmayla karar verildiğine, Mahkeme gerekçesinin hatalı olduğuna, atılı suçları unsurlarının oluşmadığına, suça sürüklenen çocuğun iddia edilen suç tarihindeki yaşına ilişkin indirim maddesinin hakkında uygulanmadığına ve hükümlerin suça sürüklenen çocuk lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. Katılan mağdurenin çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığına, şantaj suçunun unsurlarının oluşmadığına, hükümlerin lehe hükümlere göre bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; ''Mağdure ...'ın Kız Meslek Lisesi 9. Sınıfta öğrenim gördüğü, suç tarihinden yaklaşık bir ay kadar önce facebook adlı sosyal paylaşım sitesinden sanık ... ile tanıştığı, bir süre yazıştıktan sonra buluşarak görüşmeye başladıkları, sanık ile mağdurenin suç tarihinden önce 5 kez yüz yüze gelip birlikte vakit geçirdikleri, aralarında duygusal yakınlık oluştuğu ve sevgili oldukları, sanığın babasının adına kayıtlı olan ancak kendisinin kullanmış olduğu 0553 ... XX XX nolu telefon numarasını mağdureye vererek buradan kendisine ulaşabileceğini söylediği, mağdurenin de kendisine ait bir telefon olmamakla birlikte babasına ait 0507 ... XX XX nolu numaradan sanığı arayarak görüştükleri, suç tarihi olan 07.11.2014 günü mağdurenin diğer buluşmalarda olduğu gibi okuldan kaçarak dersleri girmediği ve sanık ile buluştukları birlikte ... olarak bilinen parka gittikleri, sanığın mağdure ile sevgili olmaları nedeni ile yakınlaşmaya başladığı, dokunmak istediği ancak mağdurenin izin vermediği, daha sonra mağdureyi rızası ile dudaklarından öptüğü ve birlikte olay yerinden ayrıldıkları, mağdurenin bir aylık süre içerisinde her defasında okuldan kaçarak sanık ile buluşması nedeni ile okuduğu okul idaresi tarafından devamsızlığına ilişkin ailesine kağıt gönderildiği, mağdurenin babası olan katılan ise neden devamsızlık yaptığını mağdureye sorduğunda mağdurenin gerçeği anlatmak yerine sanığın zorla kendisine cinsel ilişki teklif ettiğini, öpmeye çalıştığını, dokunmaya çalıştığını söyleyerek ailesinden korkup olayı farklı şekilde anlattığı mahkememizce sübut bulmuştur. Mağdure her ne kadar sanığın kendisine cinsel ilişki teklifinde bulunduğunu, kendisine zorla dokunmaya çalıştığını ve dudağından öptüğünü, orospu diye adını çıkartarak tehdit ettiğini söylemiş ise de, beyanları mahkememizce inandırıcı bulunmamıştır. Mağdurenin bir aylık süre içerisinde her defasında okuldan kaçarak sanık ile buluştuğu, sevgili oldukları sanığın mağdureye zorla dokunması için yada öpmesi için tehdit etmesini gerektiren herhangi bir olayın bulunmadığı, böyle bir durum olduğu takdirde mağdurenin durumdan ailesine bu süre içinde haberdar etmesi gerekeceği, mağdurenin sanık ile görüştüğünün okuldaki devamsızlıkları nedeni ile ortaya çıkması üzerine ailesinin tepkisinden çekindiği için böyle bir beyanda bulunduğu, sanık tarafından mağdurenin öpülmesinde mağdurenin kendisinin de rızası olduğu değerlendirilmekle, hayatın olağan akışına uygun olmayan mağdure beyanları mahkememizce kabul edilmemiştir. Sanık ... savunmasında, Uşak iline hiç gelmediğini, mağdureyi tanımadığını, numaranın kendisine ait olmakla birlikte arkadaşlarının mağdure ile görüşmüş olabileceğini söylemiş ise de, savunmaları suçtan kurtulmaya yöneliktir. Sanığın SEGBİS sistemi ile alınan savunması sırasında görüntüleri bilgisayara kayıt edilmiş ve CD ye aktarılmıştır. Sanığın görüntüleri dışında mahkememiz dosyasında daha önce yargılanan ve sanık ile aynı yaş grubunda bulunan 5-6 farklı kişiye ait fotoğraflar teşhis için mağdureye gösterilmiş , mağdure canlı olarak yapılan teşhiste kendisini öpen şahsın sanık olduğunu kesin bir şekilde teşhis etmiştir. Bu nedenle sanık savunmaları mağdure beyanları karşısında inandırıcı olmaktan uzaktır. Ayrıca sanık savunmasının devamında, avukat olduğunu söyleyen bir kişinin sürekli olarak 0507 ... XX XX numaralı telefondan kendisini rahatsız ettiğini söylemiş ise de bu numaranın mağdurenin babası olan ve mağdure ile konuştukları telefon hattı olması karşısında sanığın mağdure ile görüşmesini gizlemek için kaçamaklı savunmada bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca sanık kendisine ait telefon numarasının, hiç görmediği, tanımadığı mağdurenin nasıl temin ettiğini izah edememektedir. Sanığın atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak kesin ve vicdanı kanaate varılmıştır. Suçun hukuki nitelendirilmesine gelince; Sanık ... suç tarihinde 15 yaşından küçük olan sevgilisi mağdureyi ... olarak bilinen parka götürmüş, mağdureye karşı duygusal hisleri nedeni ile dokunmaya çalışmış ancak mağdurenin dokunmasına izin vermemesi üzerine yapamamıştır. Bunun üzerine sanık mağdureye yakınlaşmaya çalışmış ve mağdurenin de rızası ile bir kez dudaklarından öpmüştür. Mağdure okuldaki devamsızlığı ortaya çıkınca ailesinin tepkisinden korktuğu için gerçeğe aykırı şekilde sanığın kendisini zorla öptüğünü iddia etmiştir. Sanığın mağdureye karşı dudaklarından öpme şeklindeki eylemi, süreklilik arz etmeyen, ani hareketler içeren ve kesiklik arz eden mahiyettedir. Bu nedenle Sanık ... hakkında mağdure ...'a yönelik basit cinsel istismar suçundan dolayı yargılanıp cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı mahkememizce kabul edilmiştir. Sanığın mağdureyi kısa bir süre bir kez dudağından öpmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı, öpme şeklindeki eylemin sarkıntılık düzeyini aşarak cinsel istismar boyutuna varmadığı değerlendirilmekle sanığın suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdureye karşı eyleminin 6545 sayılı yasa ile değişen TCK 103/1-2 cümle maddesindeki suçu oluşturduğu ve bu madde hükümleri uyarınca cezalandırılması gerekmiştir. Mağdurenin her defasında okuldan kaçarak kendi isteği ile sanığın yanına gitmesi ve birlikte gezmelerine rağmen yerleşik Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun yasal unsurları oluşmaktadır. Zira atılı suç bakımından suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurların rızalarının hukuken bir anlam ifade etmediği ve suçun yasal unsurlarının meydana geldiği kabul edilmektedir. Bu nedenle mağdurenin rızasına itibar edilemeyeceğinden sanığın TCK 109 maddesi uyarınca cezalandırılmasına dair hukuki ve vicdani kanaate varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' şeklindeki gerekçe ile hükümler kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmalarında katılan mağdureyi tanımadığını, katılan mağdure ile hiç görüşmediğini ve olayın gerçekleştiği iddia edilen Uşak iline hiç gitmediğini savunması karşısında, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından gönderilen yazı cevabında yer alan suça sürüklenen çocuğun kullandığı telefon numarasına ilişkin arama, aranma ve baz istasyonlarına dair CD nin bilirkişi marifetiyle incelettirilmek suretiyle suç tarihleri aralığında mağdurenin kullandığı babasına ait telefon numarasıyla herhangi bir iletişimlerinin olup olmadığı, suça sürüklenen çocuğun kullandığı hattın baz istasyonlarından bu tarihlerde Uşak ilinden sinyal verip vermediği hususlarının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümler kurulması, kabule göre de; suç tarihinde on beş on sekiz yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hükümler kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2015/102 Esas, 2015/199 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı sebeple uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.