T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1038 - 2025/1210 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1038 KARAR NO : 2025/1210 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2024 NUMARASI : 2023/121 Esas 2024/513 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09/10/2025 Mahalli mahkemesince verile…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1038 - 2025/1210 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1038 KARAR NO : 2025/1210 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2024 NUMARASI : 2023/121 Esas 2024/513 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; ...’ın kullanmakta olduğu ... plakalı araç ile davacı müvekkilin babası ...’ın kullanmakta olduğu ... plakalı aracın çarpışması neticesinde müvekkilin aracında maddi hasar oluştuğunu, kazanın oluşumunda müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte, davalının %100 kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında, sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile Altınsoy Caddesini takiben Celal Bayar Bulvarı istikametine seyirle otopark girişine geldiğinde sola manevra ile dönüş yapmak istediği esnada aracının sağ ön yan kısmına, Altınsoy Caddesinden düz gelen sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın ön kısmını ve ön yan kısmına çarpması sonucu, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği kaza yeri tetkiki ve sürücülerin kaza yerindeki beyanlarından anlaşıldığını, bu kazanın oluşumunda sürücü ...'ın 2918 sayılı K.T.K ’nın 67/1 a maddesi gereği kural ihlali olduğu, sürücü ...'ın kural ihlalinin olmadığı kanaatine varıldığı şeklinde değerlendirme yapıldığını, ... plakalı aracın ZMMS şirketi olan Mapfre Sigorta'ya değer kaybı adı altında başvuru yapıldığını ancak teminat limitinin aracın bakım ve onarımında tükendiği için, değer kaybından doğan tazminatın ödenemeyeceğinin bildirildiğini, müvekkilin aracında maddi hasara sebep olan olan, ... plakalı aracın kasko poliçesi ile davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davalı şirkete kasko poliçesindeki İMM (İhtiyari Mali Mesuliyet) limiti kapsamında değer kaybının karşılanması talebinde bulunulduğunu, davalı şirket tarafından değer kaybı olarak 08.12.2022 tarihinde 7.032,46 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybının çok altında kaldığını, hasar sonucu araç onarımı için 159.103,12 TL masraf yapıldığını, müvekkilin aracı anılan kazadan önce herhangi bir kazaya karışmamış olup orijinal iken kaza sonucu hasarlı statüsüne girdiğini, sahibinden.com üzerindeki ilanlar incelendiğinde aynı yıl aynı model araçların hasarlı ve hasarsız olmasına göre, fiyat aralığı 900.000,00 - 1.400.000,00 TL arasında değiştiğini, aracın hasarlı olup olmamasının piyasada büyük bir fiyat farkına yol açtığını, tahminen 200.000,00 TL değer kaybı oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı bedelinin (belirsiz alacak davası) işleyecek ticari faiziyle birlikte, davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkil şirkete eksik evrakla müracaat ettiğini, davanın hukuka ve kanuna aykırı şekilde açıldığını, davacının değer kaybı talebi için belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığını, İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın, müvekkil şirkete 05/08/2021-2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Aracım Güvende Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, karşı yana 7.032,46 TL ödemede bulunulduğunu, davacı yanın bakiye bir talep hakkı bulunmadığını, müvekkil sigorta şirketinin davaya konu kaza kapsamında dava dışı kişi kurumlara ödeme yapmış olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte faizin hatalı talep edildiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kusur raporunda meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...’ın kendi sorumluluğunu kapsayan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun kusur yönleriyle (53/b-5) ve (67/a) maddeleri ile aynı kanunun asli kusurlardan (84/j) maddesini kural ihlali neticesinde, meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu (%100 oranında) olduğu, meydana gelen aynı kazada olaya karışan, diğer ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusur ihlali olmadığı, meydana gelen olay sonrasında ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın 152.967,54 TL olduğu, olay sonrasında ... plaka sayılı araçta oluşan değer kaybı zararının 160.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. tarafından 7.032,46 TL ödemenin yapıldığı ve bakiye değer kaybı zararının 152.967,54 TL olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ve maliki ...'ın yanı sıra kasko sigorta şirketi (İMMS) ... Sigorta A.Ş.’nin (poliçe limitleri dâhilinde) Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve 85/5. maddeleri hükmü gereği meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarının değerlendirildiği gerekçesiyle; "1)Davanın KABULÜ ile, davacının 152.967,54 TL bakiye değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatının 08/12/2022 eksik ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, kasko uyuşmazlıklarından kaynaklı tazminat alacaklarına ilişkin davalarda görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu izahtan vareste olup, görevsiz mahkemede açılan davanın reddi gerektiğini, nitekim bu hususun Yargıtay kararlarında da sabit olduğunu, Yargıtay Kararı - 20. HD., E. 2015/15995 K. 2016/1420 T. 10.2.2016 hükmedilen miktar ile poliçede yer alan İMMS teminat limitinin aşıldığını, yerel mahkemeye sunulan evraklarda davacı yan sigortacısı ... sigortaya 1.741,00 ve 107,362.00 TL rücuen tazminat ödemelerinde bulunulduğu ayrıca davacı yana 7.032,46 TL ödemede bulunulduğu belirtilmiş ödemelere havi dekontların mahkemeye sunulduğunu, ancak dosya kapsamında alınan raporda, müvekkilin limit sınırı göz ardı edilerek fahiş şekilde tazminat tespitinde bulunulmuş raporla uyumlu şekilde verilen karar ile de poliçe limitini aşar şekilde hüküm kurulduğunu, ödenen miktarlar toplandığında 116.135,46 TL olduğu ve faiziyle güncellenerek hesaplama yapılmasa dahi hükmedilen 152.967,54 tutar ile birlikte poliçede belirtilen limitin aşıldığının kabulü gerektiğini, yerel mahkemenin dosyayı bilirkişiye tevdi ettiğini ve herhangi bir değerlendirmede bulunmaksızın bilirkişi raporunda işaret edilen şekilde hüküm kurduğunu, davaya konu değer kaybı zararının fahiş nitelikte hesaplandığını, müvekkil şirket tarafından davacı yana ve davacı yan sigorta şirketine yapılan ödemelerin faiziyle güncellenerek mahsup edilmediğini, davada hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, poliçede yer alan klozların göz önünde bulundurulmadığını, gerekli tenzilatların yapılmadığını, teminat dışı unsurların dahil edilmemesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle bakiye değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73.maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." düzenlemesi yer almaktadır. Tüketici işlemi, 6502 sayılı yasanın 3/l.maddesinde, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi olarak tanımlanmıştır. Buna göre, sigorta sözleşmesinin bir tarafının tüketici olması halinde, taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklara tüketici mahkemesi tarafından bakılabilecektir. Somut olayda, davacı ile davalı arasında bir sigorta sözleşme ilişkisi yoktur. Zarar gören üçüncü kişi olarak dava açan davacı yönünden bir tüketici işlemi de bulunmamaktadır. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Açılan somut davada, davalı ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup, davacı davaya konu kaza nedeniyle tazminat isteminde bulunmuştur. Sigorta Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda davacının talebinin, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanı içinde bulunmakta olup, göreve ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Sigorta Şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; meydana gelen kaza sonucu davacının aracının hasar gördüğü, değer kaybına uğradığı, mahkemece hükme esas alınan raporun yerleşik Yargıtay içtihatlarındaki ilkelere uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından davalının bu hususlara yönelik istinafına itibar edilmemiştir. Ancak davalı Sigorta Şirketi tarafından ödemeler yapıldığı ileri sürülmüş, itiraz dilekçesine ödeme belgeleri eklenmiştir. Bu durumda, poliçe limiti içerisinde bir kısım ödemeler yapıldığı iddiasıyla bilirkişi raporuna davalı tarafından itiraz edilmesine rağmen mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadan, hüküm fıkrasında poliçe limiti belirlenmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir (Yargıtay 4 HD’nin 2022/14371 E. 2023/1077 K.). Açıklanan nedenlerle, davalı Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece yukarıda belirtilen şekilde dava konusu kaza nedeniyle davalı Şirket tarafından davacıya ve halefi sıfatıyla sigortasına yapılan tüm ödemeler değerlendirilerek bakiye limit belirlenerek sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davalı Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 05/07/2024 tarihli, 2023/121 Esas - 2024/513 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.