(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2515 E. , 2010/6433 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıya ait, aracın müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın karı
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2515 E. , 2010/6433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıya ait, aracın müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın karıştığı kaza sonucu zarar gören diğer aracın kasko sigorta şirketine poliçe limiti dahilinde hasar bedelinin ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olarak kaza yapmış olması nedeniyle rücu hakkının doğduğunu belirterek 6.920 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, kusuru bulunmadığını, diğer aracın tali yoldan çıkarak kazaya neden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 3.840 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ZMSS. sözleşme ilişkisinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı KTK.nun 95/2 nci madde hükmü uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Taraflar arasındaki poliçe genel şartları gereğince sigorta şirketinin kendi sigortalısından kazaya karışan diğer araç için ödediği tazminatı talep edebilmesi için sigortalı veya sürücüsünün alkolün etkisi ile kazaya neden olması gerekir.Böyle bir durumun varlığını ispat yükü sigorta şirketine düşmektedir.Bu nedenle sürücünün aldığı alkolün oranı da doğrudan doğruya sonuca etkili değildir. Ancak kazanın salt alkolün etkisi ile meydana geldiğinin belirlenmesi için nöroloji uzmanı, trafik konusunda uzman bilirkişilerden seçilen bilirkişi kurulu birlikte inceleme yaparak alkol dışında, olayın oluş şekli, hava, yol durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilip, kazanın sadece alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da etkili olup olmadığının açıklığa kavuşturulması kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediğinin, tespiti gerekir. Mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan 6.8.2009 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalının %60 oranında dava dışı aracın ise %40 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda her ne kadar anılan şekilde bir inceleme yaptırılmamış ise de hasarın meydana gelmesinde kazaya karışan dava dışı araç sürücüsün kusurunun da kazaya etkili olduğu belirlenmiştir. Bu durum karşısında, kazanın münhasıran davacının aldığı alkolün etkisiyle meydana gelmediği, başka unsurun da katkısının bulunduğu ve dolayısıyla davacı ... şirketinin sigortalısına rücu koşullarının oluşmadığının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'ya geri verilmesine 6.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.