İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :01/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... tarihli ve ... Esas- ...Karar sayılı kararı aleyhine davacı ... vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile ortak ...'un ... tarihinde davalı .... şirketini kurduğunu, şirkette…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2817 KARAR NO : 2026/738 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas - ...Karar DAVACILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... FER'İ MÜDAHİL : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA :Haklı Nedenle Anonim Şirket Ortaklığından Çıkma, Şirketin Fesih ve Tasfiyesi İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :01/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... tarihli ve ... Esas- ...Karar sayılı kararı aleyhine davacı ... vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile ortak ...'un ... tarihinde davalı .... şirketini kurduğunu, şirkette müvekkilleri ... %35, ... %15 ve diğer ortak ...'un %50 pay sahibi olduğunu, ... markasının ... yetkili bayisi olan şirketin, kiraladığı işyerinin şirket ortağı ...'un babası ...'a ait olduğunu, kira kontratı bitmeden ...'un işyerinin bir kısmını sattığını ve şirketten işyerini boşaltmasını istediğini, bu nedenle müvekkilleri ile diğer şirket ortağı ... arasında 2016 yılının ortalarında şirkete yeni bir yer bulma veya inşa etme ve ek yatımları konusunda görüşmeler olduğunu, fakat şirketin diğer ortağının parasının olmadığını ileri sürerek bu yatırımlara yanaşmadığını ve şirketteki payını müvekkillerine satarak çıkmak istediğini, bu aşamada ... yerine şirket ortağı olmayan babası ...'un pazarlık görüşmelerine başladığını, müvekkilleri tarafından ...'un talep ettiği fiyat kabul edildiğinde verilen tefliften daha yüksek bir fiyat talep edilmesi üzerine pazarlığın bozulduğunu, müvekkillerinin muhasebenin çıkardığı şirket değeri üzerinde almayı, satmayı veya varlıkların bölüşülmesi için defalarca teklif vermelerine rağmen bir sonuç alınamadığını, şirket ortakları arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle anonim şirketlerde ortaklar arasında olması gereken güven ilişkisinin zedelendiğini, bu nedenle şirket faaliyetlerinin sekteye uğradığını, şirketin zarar etmeye başladığını, şirket ortağı ...'un, babası ...'la işbirliği yaparak Şubat-2018'e kadar kira kontratı olmasına rağmen şirketi çıkarmak için işyerinin yapı kullanım belgesinin olmaması nedeniyle ... Belediyesi'ne şikayet ettiklerini, bu nedenle belediyenin yapının ruhsatlı hale getirilmesi için ek süre vermesine rağmen şirket ortağı ...'un, babası ...'un yapıyı ruhsat ve prosedüre uygun hale getirmeyerek iş yerinin kapatılmasına ve bunun sonucu olarak da Türkiye ... Genel Müdürlüğü tarafından şirketin iştigal alanı olan ... Bayiliği'nin iptaline sebep olduklarını, şirketin bazı demirbaşlarının kiralanan işyerinin sahibi olan ... tarafından sökülüp kırıldığını, kira sözleşmesine aykırı davranıldığını, bazı demirbaşların da kira sözleşmesine aykırı olarak şirketin yanında yapılan inşaatta kullanıldığını, diğer ortak ...'un, babasıyla iş birliği yaparak şirketin ... bayiliğinin kapatılmasına sebep olduğunu, işyerinin aniden kapatılmasından dolayı da şirketi milyonlarca lira zarara uğrattıklarını, şirketin faaliyetlerinin bayilik iptalinden sonra son bulduğunu ve borçlarını ödeyemez duruma düştüğünü, müvekkilinin aynı zamanda şirket Yönetim kurulu Başkanı ..., şirket ortağı ... ve ... tarafından müvekkilinin şirketteki ofisinde tehdit ve hakarete uğradığını, bu nedenle müvekkilinin aylardır şirket ofisine gidemediğini, şirkete ait 26 şirket aracının, şirket işyerinde park edilmişken, diğer ortakların izni ve haberi olmadan ... tarafından kaçırıldığını, yine şirkete ait araç yedek parçalarının ... tarafından kaçırıldığını, şirkete ait ... marka sıfır bir aracın 152,00 TL peşin bedelle ...adlı müşteriye satıldığını, fakat şirket ortağı ...'un aracı teslim etmediği gibi müşterinin parasını geri iade etmediğini, bu nedenle şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas no ile icra takibi başlatıldığını ve şirket mallarına haciz konulduğunu, şirketin bankalara ve diğer alacaklılara borçları olmasına rağmen (şirket borcu 2.223.752,70 TL) diğer ortak ...'un şirketin malvarlığını kaçırmasından dolayı şirketin borçlarını ödeyemediğini, iş akdi aylar önce sona erdirilen elemanların tazminat ve ücretlerinin bugüne kadar ödenmediğini, ... Yağ şirketiyle olan sözleşmenin şirketin kapanmasından dolayı feshedildiğini, ... olan borcun (390.718.43 TL) ödenmediğini, faizlerle borç miktarının yükseldiğini, şirketin muhasebecisi ...'nun ... tarihinde görevinden istifa ettiğini, muhasebecinin istifa etmeden bir gün önce şirketin banka hesaplarının şifrelerini, kodlarını ve aparatlarını ... tarihinde ...'a tutanakla devrettiğini, izah edilen nedenlerle şirkette ortaklar arası güvenin kaybolması, şirketin içinin kanunsuzca boşaltılması nedeniyle şirketin işleyemez hale geldiğini, gün geçtikçe borçların faizleriyle birlikte arttığını, TTK'nın 531.maddesine göre dava açma ve ortaklık payının hesap edilerek şirketten çıkmayı isteme zorunluluklarının doğduğunu, Yargıtay içtihatları doğrultusunda şirketin feshi yerine müvekkillerinin ortaklıktan çıkmayı isteyip davacıların diğer ortakla sadece ödenecek pay bedeli hususunda anlaşamadığı hususu gözetildiğinde, şirketin haklı nedenle feshi yerine davacı ortakların pay bedellerinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin müvekkillerine ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına karar verilmesi, taraflarına ödenmesinin somut olaya daha uygun düşeceğini belirterek müvekkillerinin payının ivedilikle tespitinin yapılmasına, davacılarının payının hesaplanarak TTK'nın 531.maddesine göre şirketten çıkarılmalarına, olmadığı taktirde şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir. Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %50 oranında hisse sahibi olarak ortağı olduğunu, davacılar tarafından kötü niyetli olarak açılan davalının davalı aleyhine olası sonuçlarından müvekkili doğrudan etkileneceğinden ötürü müdahale talebinde bulunma mecburiyetinin hasıl olduğunu, davacıların, haksız eylemleriyle davalı şirketi kasıtlı olarak zarara uğrattıklarını, TTK'nın 396.maddesinde belirtilen rekabet yasağı kuralını ihlal ettiklerini, davalı şirkette üstlenilen bütün edimler eksiksiz bir şekilde ifa edilirken davacıların ... ile anlaşarak rekabet hukukuna aykırı bir şekilde ortağı ve imza yetkilisi oldukları davalı şirketi zarara uğrattıklarını ve aynı iş kolunda ... Otomotiv ... A.Ş. adlı bir şirket kurarak anılan tüm bayilik sözleşmelerini ... ile imzaladıkları sözleşmelere istinaden yeni ve farklı bir şirket üzerinden yaptıklarını, davalı şirketin rekabet yasağını ihlal etmeyen ve şirketi koruyan tek ortağın müvekkili olduğunu, çoğunluk hisseleri elinde tutan davacı ortakların davalı şirketi zarara uğrattıklarını ve davalı şirketin içini tamamen boşaltıp borç batağı altına soktuktan sonra da bu davayı açtıklarını, şirketten boşaltılan mevcut demirbaşları yeni kurdukları şirkette kullandıklarını, davalı şirketin bankalara ve şahıslara olan borcunun davalı şirketin mal varlığından fazla olduğunu, ayrıca davacıların halen davalı şirketin imza yetkililikleri oldukları için bu davayı açtıkları davalı şirketin kendisini hukuken savunamaz halde olduğunu belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Taraflar arasında karşılıklı olarak açılan davalar olduğu, davalı şirketin zarara uğramasının diğer ortağın sebep olduğunun ileri sürüldüğü görülmüştür. Şirket ortaklarının birbirini şirketin içini boşaltmakla itham ettiği, ... tarihi itibariyle şirketin yönetim kurulu üyelerinin görevinin sona erdiği ve yeni yönetim kurulu üyesi seçilmediği, davacılar ve fer'i müdahilin yönetim kurulu üyesi olup, şirketi müştereken temsile yetkili oldukları, ... tarihinde davalı şirkete temsil kayyımı atandığı, davalı şirketin gayri faal hale geldiği, hakkında çok sayıda icra takibinin başlatıldığı, başlatılan icra takiplerinde şirketin malvarlığının satılmış olduğu, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin kaybolduğu, vergi dairesinin ... günlü yazı cevabına göre şirketin vergi kaydının ... tarihinde silindiği, şirketin işyerinin kapandığı ve ayı adreste başka şirketlerin faaliyet gösterdiği, ... ayından itibaren şirketin KDV beyannamesi vermediği, şirketin gayrifaal durumda olması başlatılan icra takiplerinde davalı şirketin taşınmaz ve araçlarından oluşan malvarlığının satılmış olması dikkate alındığında haklı sebep sayılması gerektiğinden fesih koşullarının oluştuğu sonucuna varılmıştır. Davacılar öncelikle çıkma kararı verilmesini, bu talep yerinde görülmediği takdirde fesih ve tasfiye kararı verilmesini istemiştir. Bu durumda HMK'nın 111/2. maddesi uyarınca mahkememizce davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe feri talebininin inceleneyecek ve hükme bağlanamayacak olmasına karşın, mahkememizce sonuç olarak fesih ve tasfiyesine karar verilen davalı şirketin üç ortaklı olduğu, davacıların davadan elde etmek istedikleri nihai sonucun ise şirket ortaklığından ayrılmak ve paylarını almak isteği olduğundan davalı şirketin devamında davacılar yönünden artık bir hukuki menfaati bulunmamaktadır. Bu durumda şirketin devamını isteme ihtiyarı karşı tarafta, yani şirketin diğer ortağındadır. Feri müdahil vekilinin ... günlü dilekçesinde "şirketin diğer ortağı olan müvekkilin daha fazla zarara uğramaması, borçlar ile başbaşa kalmaması adına müvekkilinde şirket hisse değerlerinin müvekkile ödenmesine karar verilmelidir." beyanında bulunulmuştur. Davacılar dışında diğer ortak olan feri müdahilin bu beyanı ile kendi ortaklık payının ödenmesini talep ettiğinden davacıların hisse değerini ödemek istemediği sonucuna varılacaktır. İster çıkma kararı verilsin, ister fesih ve tasfiye kararı verilsin davacıların elde edeceği menfaat aynıdır. Her iki durumda da davacıların şirketle olan ortaklık ilişkisi sona erecek ve varsa şirketteki ayrılma veya tasfiye paylarını alacaklardır. Tasfiye külli bir tasfiye olup davacıların ayrılma payının gerçek değerinin fesih ve tasfiye halinde daha doğru hesaplanması mümkün hale gelecektir. Bu durumda dava dilekçesinde terditli olarak ileri sürülen her iki talebin davacılar açısından aynı hukuki soncu doğuracak olması nedeniyle, davalının beyanı dikkate alınarak haklı sebep oluştuğundan fesih ve tasfiyeye karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulü ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Motorlu Araçlar İnşaat Turizm Özel Eğitim İthalat İhracat ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin TTK 636/3 maddesi uyarınca Fesih ve Tasfiyesine, fesih ve tasfiyesine karar verilen davalı şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek sonuç ve kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI ... VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf dilekçesi özetle; ilk derece mahkemesince maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, dava dosyasında bilirkişi incelemesi yapılarak dava değeri hesaplandığını, dava değeri üzerinden harç tamamlandığını, davanın kabulüne karar verilerek maktu vekalet ücreti hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. FERİ MÜDAHİL VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların kötü niyetli davranışları ve şirketi borçlandırdıkları yönündeki iddiaların yeterince değerlendirilmeden karar verildiğini, davalıların borç durumları ve icra dosyalarına ilişkin hususların dikkate alınmadığını, davalıların yeni şirket kurarak faaliyetlerini sürdürdüklerini ve müvekkilin zarara uğradığını iddiaları araştırılmadığını, davalıların ... bayiliğinden elde edilen gelirleri ortaklarla paylaştırmadıkların yönündeki iddiaların incelenmediğini, davalıların kötü niyetli olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını iddia etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, haklı nedenle anonim şirket ortaklığından çıkma, bu mümkün olmadığı olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı ... vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 66-69 uncu maddeleri arasında fer'i müdahale düzenlenmiştir. Söz konusu maddelere göre, üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'i müdahil olarak davada yer alabilir. Fer'i müdahil, tek başına hareket edemez, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket eder. Yani lehine katıldığı tarafın yardımcısıdır. Bir davada hüküm ancak o davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle açılmış bir davada, fer'î müdahil hakkında hüküm kurulamaz (Yargıtay 11.HD'nin ... Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı kararı). Davalı yanında fer'i müdahil olarak davaya katılan kimsenin, yanında davaya katıldığı asıl davalı şirketten bağımsız istinaf hakkı bulunmamaktadır (Yargıtay 23.HD'nin ... Tarih ve ... Esas-.... Karar sayılı, Yargıtay 2.HD'nin... Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı, Yargıtay 2.HD'nin ... Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları). Somut olayda, davalı şirketin istinaf başvurusunda bulunmadığı ve fer'i müdahil ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakta olup, yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca davalı şirket yanında fer'i müdahil olarak davaya katılan ...'un yanında davaya katıldığı asıl davalı şirketten bağımsız olarak tek başına istinaf hakkı bulunmadığından, fer'i müdahilin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dayanılan deliller dikkate alındığında şirket ortakları arasındaki ihtilaflar ile şirketin gayrifaal durumda olduğu, şirketin fesih ve tasfiyesi için haklı sebeplerin bulunduğu, davacılar tarafından eldeki davada öncelikle şirket ortaklığından çıkmalarına, bu mümkün olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin talep edildiği, davalı şirketin davacılar dışındaki diğer ortağı olan fer'i müdahilin de şirketteki kendi payının ödenmesine karar verilmesini talep ettiği, buna göre fer'i müdahil olan ortağın davacıların ortaklık payını ödemeyi ve şirketin faaliyetini sürdürmesini istemediği, davacıların eldeki davada esasen şirketteki ortaklık paylarını almayı amaçladığı, bu durumda davacı tarafın şirketteki ortaklık payına kavuşmaları yönünden şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirket ortaklığından çıkmalarına karar verilmesi arasında bir fark bulunmadığı, sonuç olarak ilk derece mahkemesince yazılı şekilde gayrifaal durumdaki davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile davacı taraf lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı ... vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle feri müdahil vekilinin istinaf usulden reddine, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden adıgeçen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-Feri Müdahil vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ... Esas... Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 66 ve devamı maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davacı ... vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ... Esas... Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 3-a)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince fer'i müdahilden peşin olarak alınan 80,70.TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde fer'i müdahile İADESİNE, b)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ...'ten alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30.TL'nin harcın davacı ...'ten alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-a)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle fer'i müdahil tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, b-)6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı ... tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 01/04/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır