Başvuru, tutukluluğa ilişkin itiraz incelemeleri sırasında alınan savcılık görüşünün bildirilmemesi ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğa ilişkin itiraz incelemeleri sırasında alınan savcılık görüşünün bildirilmemesi ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 10/4/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında 11/11/2012 tarihinde gözaltına alınmış ve kasten öldürme suçundan sevk edildiği Antalya Sulh Ceza Mahkemesinin 12/11/2012 tarihli karıya tutuklanmıştır. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 13/12/2012 tarihli iddianamesiyle kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından cezalandırılması istemiyle başvuru hakkında kamu davası açmıştır. Dava, Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/747 sayılı dosyası üzerinden ve başvurucu yönünden tutuklu olarak görülmüştür. Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 17/2/2015 tarihli kararı ile başvurucunun kasten öldürme suçundan 25 yıl hapis ve kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 10 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu, Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 17/2/2015 tarihli duruşmada verdiği tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karara itiraz etmiştir. İtiraz mercii olan Antalya Ağır Ceza Mahkemesi, Cumhuriyet savcısından görüşünü yazılı olarak bildirmesini istemiştir. Savcılık, talebin (itirazın) reddi yönünde yazılı görüşünü Mahkemeye sunmuştur. Savcılık görüşü başvurucuya tebliğ edilmeden önce Antalya Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 5/3/2015 tarihinde, Cumhuriyet savcısının yazılı görüşü doğrultusunda itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Anılan karar 11/3/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 10/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 17/2/2015 tarihli mahkûmiyet kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 24/1/2018 tarihli ilamıyla usul yönünden bozulmuştur. Bozma kararı sonrası yargılamaya devam eden Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 7/6/2018 tarihli kararı ile başvurucunun adam öldürme suçundan 14 yıl 2 ay ve kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezaları ile mahkûmiyetine ve hükmen tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu, hakkında verilen 7/6/2018 tarihli mahkûmiyet kararını temyiz etmiştir. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla temyiz aşamasındadır. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tutuklama nedenleri" kenar başlıklı maddesinin ilgili bölümü şöyledir:"(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;... Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83), (Ek bent: 06/12/2006 - 5560 S.K.md) Silahla işlenmiş kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent e) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),..." 5271 sayılı Kanun'un "Tutuklama kararı" kenar başlıklı maddesinin (1), (2) ve (5) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. 5271 sayılı Kanun’un "İtirazın Cumhuriyet savcısına ve karşı tarafa tebliği ile inceleme ve araştırma yapılması" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) İtirazı inceleyecek merci, yazı ile cevap verebilmesi için itirazı, Cumhuriyet savcısı ve karşı tarafa bildirebilir. Merci, inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılmasını da emredebilir. (2) (Ek: 11/4/2013-6459/20 md.) 101 ve 105 inci maddeler uyarınca yapılan itiraz üzerine Cumhuriyet savcısından görüş alınması durumunda, bu görüş şüpheli, sanık veya müdafiine bildirilir. Şüpheli, sanık veya müdafii üç gün içinde görüşünü bildirebilir."