11. Ceza Dairesi 2012/28378 E. , 2013/8958 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat, Düşme, Mahkumiyet Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca bu sanıklar yönünden reddine karar verilip, duruşmalı inceleme talebi kabul edilen sanıklar ..., ..., ... ve ...
**11. Ceza Dairesi 2012/28378 E. , 2013/8958 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat, Düşme, Mahkumiyet Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca bu sanıklar yönünden reddine karar verilip, duruşmalı inceleme talebi kabul edilen sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden 16.05.2013 günü icra edilen duruşmadan sonra dosya incelenerek gereği görüşüldü: I-Katılan vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (Toga) ve ... hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan açılan kamu davalarının dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (Toga) ve ...'a yüklenen 'nitelikli dolandırıcılık' suçunun yasada öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı -1- TCK’nun 102/4, 104/2. maddelerine göre hesaplanan dava zamanaşımının, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davalarının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle belirtilen hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II-Katılan vekilinin, sanıklar ..., ... (Bakırlı), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazları ile, sanık ... müdafiinin, bu sanık hakkında kurulan beraat hükmünde ücreti vekalete hükmolunmaması hususu ile sınırladığı temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklara yüklenen 'nitelikli dolandırıcılık' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, kamu davalarının düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanıkların beraatlerine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar ..., ... (Bakırlı), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, III-Katılan vekilinin, sanıklar ..., ... (Bakırlı), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazları ile sanık ... müdafiinin, bu sanık hakkında kurulan beraat hükmünde ücreti vekalete hükmolunmaması hususu ile sınırladığı temyiz itirazları ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (Toga), ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ... ve ...'nın 'resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarına gelince; 1-Sanıklar ..., ... (Bakırlı), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen beraat hükümleri yönünden; a-Bu sanıkların 'resmi belgede sahtecilik' suçuna bilerek ve isteyerek katılıp katılmadıklarının, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, öncelikle bu sanıkların suç tarihlerinde fiilen Siverek'te oturup oturmadıklarının tespitine çalışılması, bu bağlamda varsa çocuklarının hangi okulda okudukları, Siverek'te adlarına kayıtlı sabit telefon hattı olup olmadığı, elektrik ve su aboneliklerinin bulunup bulunmadığı, abonelik -2- tesis edilmişse tüketim föylerinin, varsa fiili olarak oturdukları konutlarına ilişkin kira kontratlarının, banka hesaplarının ve hesap hareketlerinin, suç tarihlerinde bizzat bankaya gitmek ve imza atmak suretiyle işlem yaptırıp yaptırmadıklarının araştırılması, gerekirse bu konularda tanık dinlenmesi ve kanaat oluşturmaya yetecek bir araştırma ile sanıkların suç tarihlerinde gerçekte nerede ikamet ettiklerinin belirlenmesi, her bir eczanenin, ilaçları hangi ecza depolarından aldıklarının araştırılması, ecza deposu yetkililerinin tespiti ile, bu, kişilerin tanık olarak dinlenip ilaçları söz konusu eczanelere verme konusunda sanıklarla muhatap olup olmadıklarının sorulması, suça konu reçetelerin katılan kuruma faturalandırma işlemlerinin kim tarafından yapıldığı ve bu doğrultuda ilaç bedellerinin ödenmesi ile ilgili işlemlerin kim tarafından takip edildiğinin tahkiki her bir eczane yönünden, kuruma fatura edilen ve ilaçların alınmasına ilişkin imzaları inkar edilen reçetelerden makul sayıda seçilerek, ilaçların alınmasına ilişkin bu imzaların haklarında beraat hükmü kurulan sanık eczacıların eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve tüm bu deliller toplandıktan sonra oluşacak kanaate göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması, b-Kabule göre de; beraat eden ve duruşmada kendisi vekille temsil ettiren sanık ... yararına vekalet ücretine hükmolunmaması, 2-Sanıklar ..., ..., Ömer FarukTelek, ..., ..., ..., ..., ..., ... (Toga), ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre; sanık ... müdafiinin; eksik soruşturma yapıldığına, iğfal kabiliyeti hususunun değerlendirilmediğine, reçete sahiplerinin dinlenmediğine, müfettiş tarafından alınan yeminsiz beyanların delil olarak kabul edildiğine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, suç kastının bulunmadığına, subjektif değerlendirme yapıldığına, yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulduğuna, sanığın menfaat temin etmediğine, reçete sayısı ile ilgili çelişkinin giderilmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanık ... müdafilerinin; eksik inceleme yapıldığına, karne sahipleriyle ilgili araştırma yapılmadığına, 2003 yılı bütçe uygulama talimatının dosyaya celp edilmediğine, küpürlerin sahte olmadığına, müfettiş raporunun taraflı olduğuna, reçetelerin sahte olmadığına, sanığın suçu işlemediğine, bilirkişi kurulunun uzman olmadığına, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanıklar ... ve ... müdafiinin; eksik inceleme yapıldığına, taleplerin karşılanmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğine, müfettiş raporunun yersiz ve hukuka aykırı olduğuna, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, sanık ... müdafilerinin; bilirkişi raporları ile Adli Tıp raporunun yetersiz olduğuna ve düzenleyenlerin uzmanlığının bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına, reçete sahiplerinin dinlenmediğine, önkabullerle ceza kurulduğuna, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, sanığın suç işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanık ...'ün; suçu işlemediğine, aleyhinde delil bulunmadığına, 765 sayılı TCK'nun 347 ve 5237 sayılı TCK'nun 211. -3- maddelerinin tartışılmadığına, imza incelemesi yaptırılmadığına, eksik inceleme yapıldığına, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin; sanıkların mahkumiyetlerine yeter delil bulunmadığına, şüphe üzerine mahkumiyet kararı verildiğine, eczanelerin sanıklarca işletilmediğine, sanık ... Erel (Toga) müdafîlerinin; hükmün Gerekçesiz olduğuna, müfettişin dinlenmesi gerektiğine, eksik inceleme ve subjektif değerlendirme yapıldığına, sanığın yüklenen suçu işlemediğine, bir kısım tanıklarla sanık arasında ihtilaf bulunduğuna, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, iğfal kabiliyeti hususunun Değerlendirilmediğine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin; eksik inceleme yapıldığına, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğine, suç tarihlerinde teşhis yazılma zorunluluğu bulunmadığına, rapor düzenleyenlerin uzman olmadığına, sanıkların mahkumiyetlerine yeter delil bulunmadığına, ...'nın eczaneyi işletmediğine, ...'nın suç işlemediğine, ...'in sakat olduğu ve eczanede çalışmasının mümkün olmadığına, işyerinin eczacı ...'ya kiraya verildiğine, Alişer'lerin kira sözleşmesi dışında hukuki bir bağının bulunmadığına, ... ve ...'nın aleyhinde delil bulunmadığına, para ve çıkar ilişkisinin bulunmadığına, soyut iddiadan ibaret olduğuna, ... aleyhinde delil bulunmadığına, ...'nın suç tarihlerinde başka bir işte çalıştığına, buna dair vergi kayıtları bulunduğuna, eczane ile ilgisinin bulunmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, sanık ...'nın; eczanenin sadece 4 ay faal olduğuna, lehe delillerin dikkate alınmadığına, SGK ile yapılan sözleşme hükümlerinin dikkate alınmadığına, mağdur olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, aleyhinde delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sübjektif değerlendirme yapıldığına, iddia edilen usulsüzlüğün toplam değerinin bile 1.714 TL olduğuna, bu parayı da hemen yatırdığına, ancak asla bir usulsüzlüğün bulunmadığına, sanık ...'nın; eczane ile ilgisinin bulunmadığına, ilgisinin olduğuna dair hiçbir delilin olmadığına, bulgur fabrikası ve köyde arazi işlettiğine, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin; menfaatleri çatışır konumda olan sanıkların aynı avukat tarafından savunulduğuna, aynı avukat tarafından savunulan bir kısım sanıkların beraat ettiğine, Adli Tıp raporunun yetersiz ve uzman olmayanlarca hazırlandığına, sanıkların söz konusu eczaneleri işletmediklerine, Dairemizde icra edilen duruşma sırasında ise, sanık ... müdafilerinin; eksik inceleme yapıldığına, sanık lehindeki delillere itibar edilmediğine, subjektif değerlendirme yapıldığına, soyut kabullerle mahkumiyet hükmü kurulduğuna, ek savunma hakkı tanınmadığına, sanıklar ... ve ... müdafiinin; eksik inceleme yapıldığına, menfaatleri çatışan sanıkların aynı avukat tarafından savunulması nedeniyle adil yargılama ilkesine aykırı hareket edildiğine, sanık ... müdafiinin; soyut kabullerle mahkumiyet hükmü kurulduğuna, delil toplanmadığına, müfettişin topladığı delillerin hükme esas alındığına, eksik soruşturma yapıldığına, sübjektif değerlendirme yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak: a-5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca hakim somut olayda; suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak, -4- işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. 5237 sayılı TCK'nun “Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3/1. maddesi uyarınca suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. Bu itibarla; kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hâkimin takdir ve değerlendirme yetkisi içindedir. Ancak, Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece gösterilen gerekçeler cezanın asgari haddin üzerinde makul bir düzeyde artırılması için yeterli ise de, düzenlenen veya kullanılan sahte reçetelerin sayısı ve miktarı, suçtan meydana gelen zarar ve sanıklardaki suç kastının yoğunluğu gözetilerek, her bir sanık yönünden, düzenlenen veya kullanılan sahte reçetelerin sayısı, miktarı, düzenlendiği veya kullanıldığı zaman dilimi ile buna bağlı olarak sanıklardaki suç kastının yoğunluğu, suçun işleniş şekli suçtan meydana gelen zarar ayrı ayrı değerlendirilip, her bir sanığa özgülenerek adalete hakkaniyete uygun ve eylemleriyle orantılı bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler tesisi, b-Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve her bir sanık yönünden ayrı ayrı uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hükümler kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (Toga), ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin ve sanıklar ..., ... ve ...'nın temyiz itirazları ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmada ileri sürdükleri savunmalar bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ..., ... (Bakırlı), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (Toga), ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin, bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. -6- 30.05.2013 gününde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... huzurunda sanıklar ... ve ... müdafii Av. ...'in yüzene karşı diğer sanıklar ve müdafilerinin yokluğunda 30.05.2013 gününde usulüne uygun biçimde ve açık olarak okunup anlatıldı. A.A.