Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/1597 E. , 2024/2129 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1597 Karar No : 2024/2129 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Başkanlığı 2- ... Kaymakamlığı / ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tut Kaymakamlığı İlçe Jandarma Kom…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/1597 E. , 2024/2129 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1597 Karar No : 2024/2129 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Başkanlığı 2- ... Kaymakamlığı / ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tut Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde 1988-2002 yılları arasında Köy Korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, çalıştığı yıllar dikkate alınarak emeklilik ve tazminat haklarının verilmesine ilişkin yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Tut Kaymakamlığı işleminin iptali ile hesaplanacak tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının Adıyaman İli, Tut İlçesinde geçici köy korucusu olarak 1988-2002 yılları arasında görev yaptığı, Tut İlçe Jandarma Komutanlığı'nın 14/01/2002 tarihli yazısında davacının 03/11/2001 tarihinde kendisine teslim edilen silahını Komutanlığa teslim ederek Tepecik köyünde bulunan evinden ayrılarak Adıyaman ili Besni ilçesi Lise Mahallesine göç ettiği, bu nedenle Geçici Köy Koruculuğu Yönetmeliği'nin 22/a maddesi gereğince görevine son verildiğinin belirtildiği görülmüşse de, davacının 10/02/2006 tarihinde İlçe İnsan Hakları Kurulu'na vermiş olduğu dilekçesinde ise İlçe Jandarma Komutanı tarafından silahının zorla elinden alındığını, talep etmesine rağmen kendisine verilmediğini, bir süre oyalandıktan sonra haksız şekilde görevine son verildiğini belirttiği, geçici köy korucularının ifadelerinin de davacı ile aynı yönde olduğu, bu görevinden hangi sebeple ayrıldığının anlaşılamadığı, davalı idareler tarafından disiplin hükümlerinin uygulanarak görevinin sona erdiğine ilişkin bir bilgi ve belgeye yer verilmediği, Kanununda geçen "55 yaşını doldurmadan kendi istekleri ile görevlerinden ayrılan geçici köy korucularına, hizmet sürelerine bakılmaksızın 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ve hizmet yılı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda tazminat ödenir." hükmü uyarınca 1988-2002 tarihleri arasındaki fiilen görev yaptığı dönem için 442 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesinde öngörülen tazminatın ödenmesi gerekirken, yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı olduğundan Anayasa'nın 125. Maddesi uyarınca bu işlem sebebiyle mahrum kaldığı tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının çalıştığı dönemlere ilişkin olarak hesaplanacak tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; bakılan davada; davacının 03/08/1988 tarihinde geçici köy korucusu olarak göreve başladığı ve Geçici Köy Koruculuğu Yönetmeliği'nin "Koruculuk görevine son verilmesi" başlıklı 22/a maddesi uyarınca 16/01/2002 tarihinde görevine son verildiği, disiplin hükümleri uyarınca göreve son verilmesine ilişkin işleme karşı dava açılmadığı, bu durumda, 442 sayılı Kanunun Ek 17. maddesinde, disiplin hükümlerinin uygulanması sonucu görevlerine son verilen geçici köy korucularına bu madde hükümlerine göre tazminat ödenmeyeceğinin düzenlendiği, bu kapsamda 16/01/2002 tarihinde görevine son verilen davacıya 442 sayılı Kanunun Ek 17. maddesi gereğince tazminat ödenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşıldığından bu yoldaki başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından aksi yönde verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine, kesin olarak karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde; "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. ... 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. ... 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. " hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir. Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 04/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.