22. Hukuk Dairesi 2017/33155 E. , 2017/12751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin, derece ve kademesinin tespiti ile yeni
**22. Hukuk Dairesi 2017/33155 E. , 2017/12751 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin, derece ve kademesinin tespiti ile yeni derece ve kademesi dikkate alınarak ilk kadroya geçişinden itibaren toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret farkı, yıpranma primi, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince tesis edilmiş bozma ilamına uyma kararı verilerek, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle ... ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 166. maddesinin altıncı fıkrasında, “Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır.” hükmü düzenlenmiştir. Davacının 6111 sayılı Kanun gereği devredildiği Kültür ve Turizm Bakanlığı bu hükme göre, sadece kendi bünyesinde işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere dava konusu alacaklardan sorumluluğu vardır. Keza, dava dilekçesindeki talep de bu yöndedir. Mahkemece, bozmadan sonra verilen karar da, hüküm altına alınan bir kısım alacaklar bakımından anılan kanun hükmüne aykırı davranılmıştır. Şöyle ki; bozmadan sonraki yargılamada düzenlenen ve hükme esas alınan 30.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda yer alan hesaplama tablosunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde geçen dönem için ücret farkı 6.613,84 TL, kanuni ilave tediye alacağı farkı 894,92 TL gösterilmiştir. Mahkemece ise, davalı ... aleyhine 7.726,89 TL ücret farkı, 986,59 TL kanuni ilave tediye farkı hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, yıpranma primi farkı bakımından, ücret farkının yüzde onbeşi tutarının, yıpranma primi olarak belirlendiği, ardından hesaplanan yıpranma priminden yüzde otuz oranında indirim yapılarak sonuç tutardan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Yukarıdaki açıklamaya göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde geçen dönem için ücret farkı 6.613,84 TL olmasına göre, bu tutarın yüzde onbeşi 992,08 TL yıpranma primi farkıdır. Kabule göre, yüzde otuz oranında indirim yapıldığında ise ulaşılan sonuç 694,45 TL’dir. Mahkemece, Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine hüküm altına alınan yıpranma primi farkı ise, 811,32 TL’dir. Anılan sebeplerle, davalı ... aleyhine, ücret farkı alacağı yönünden 6.613,84 TL hükmedilmesi gerekirken 7.726,89 TL’ye hükmedilmesi; kanuni ilave tediye farkı alacağı yönünden 894,92 TL’ye hükmedilmesi gerekirken 986,59 TL’ye hükmedilmesi; yıpranma primi farkı bakımından 694,45 TL’ye hükmedilmesi gerekirken 811,32 TL’ye hükmedilmesi hatalı olup, bozma nedenidir. 3-Her bir davalının ayrı ayrı sorumluluğunun belirlenerek hüküm sonucu tesis edilmesine göre, yargılama giderlerinden sorumlu oldukları tutarların da ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, davalıların yargılama giderlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları bir diğer hatalı yöndür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 30.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.