Başvuru, ceza infaz kurumunda açlık grevi yapan başvurucunun disiplin cezası alması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda açlık grevi yapan başvurucunun disiplin cezası alması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 30/11/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, başvuru tarihinde anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkma suçundan hükümlü olarak Ankara 2 Nolu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucuyla birlikte çoğu terör suçundan hükümlü ya da tutuklu olarak bulunan kırk sekiz kişi 24/7/2015 tarihinde İnfaz Kurumu idaresine vermiş oldukları dilekçede, Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde gerçekleşen ve otuz bir kişinin ölümü ile sonuçlanan patlamayı protesto etmek amacıyla 25/7/2015 tarihinden itibaren iki ve üç gün olmak üzere açlık grevine gireceklerini beyan etmişlerdir. Aynı İnfaz Kurumunda bulunan dokuz mahpus da sağlık sorunları sebebiyle açlık grevine giremediklerini fakat yapılan eylemi desteklediklerini imzalı dilekçeleri ile beyan etmişlerdir. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu (Disiplin Kurulu) 4/8/2015 tarihinde başvurucunun "1 ay süreyle haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama" disiplin cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Disiplin Kurulu, başvurucunun açlık grevi eyleminden dolayı 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrasının (g) bendi uyarınca "bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma" disiplin cezasıyla cezalandırılması gerektiğini, buna rağmen daha önce verilen disiplin cezasının kaldırılması için gerekli süre bitmeden tekrar disiplin cezası aldığı anlaşılan başvurucunun, aynı Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrasında bir üst cezanın uygulanması gerektiğine dair hüküm uyarınca söz konusu disiplin cezasıyla cezalandırıldığını ifade etmiştir. Başvurucu anılan cezaya karşı diğer mahpuslarla birlikte itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Ankara Batı İnfaz Hâkimliğince (İnfaz Hâkimliği) yapılan duruşmada, itiraz eden hükümlü ya da tutukluların savunmaları alınmıştır. İtiraz eden mahpusların tamamı açlık grevi eylemini Suruç ilçesinde canlı bombanın patlaması sonucu otuz bir kişinin hayatını kaybetmesi olayını protesto etmek amacıyla yaptıklarını belirtmişlerdir. Bunun yanında söz konusu savunmalarda, yapılan eylemle terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'a uygulanan tecrit politikasının ve Suriye'de öldürülen Kürtlerin cenazelerinin Türkiye'ye sokulmamasının da eleştirildiği ifade edilmiştir. Ayrıca savunmalarda bu canlı bomba eylemlerinin, devletin katkısıyla DEAŞ terör örgütü tarafından yapıldığı, bu gibi eylemlerin halkların kardeşliğine zarar verdiği ve önlem alınmazsa ülkede iç savaş çıkabileceği şeklinde ifadelerde bulunulmuştur. Başvurucunun da aralarında bulunduğu bir kısım hükümlü ya da tutuklular ise arkadaşlarının savunmalarına aynen katıldıklarını ifade etmişlerdir. İnfaz Hâkimliği 15/10/2015 tarihinde itirazı kabul ederek Disiplin Kurulu kararının kaldırılmasına karar vermiştir. İnfaz Hâkimliği, Anayasa Mahkemesi içtihadında da kabul edildiği üzere açlık grevi eyleminincezalandırılabilmesi için 5275 sayılı Kanun'un maddesinde disiplin suçları yönünden genel şart olarak belirtildiği gibi, eylemin infaz kurumunun güvenliğini ya da disiplinini bozucu veya kurumdaki düzenli yaşamın sürdürülmesini önleyici şekilde gerçekleştirilmesinin gerekli olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda Hâkimlikçe açlık grevi eyleminin bir düşünce açıklama yöntemi olduğu ve kısa süreli olması nedeniyle 5275 sayılı Kanun'un maddesinde belirtilen şartların ihlal edilmeyeceği kanısına varıldığı ifade edilmiştir. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Hâkimliğin söz konusu kararına itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesi itirazın kabulü ile Hâkimlik kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Mahkeme, herhangi bir gerekçeye dayanılarak birden çok kişi tarafından idareye verilen dilekçeler sonrası sistemli bir şekilde açlık grevine başlanmasının, kurumdaki güvenliği veya disiplini bozacak mahiyette olduğunu belirtmiştir. Mahkemenin kararı başvurucuya 6/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 30/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.