başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi a başvurucunun yaralanması olayı ve bu olay üzerine başlatılan ceza soruşturması ve kovuşturması süreci kuşadası emniyet müdürlüğü polis merkez amirliğinde polis merkezi adli evrakın gereğinin yerine getirilmesinden sorumlu olan polis memuru mü tarihinde elinde evrak dosyası ile polis merkezi dışında iken saat sıralarında bir sokakta başvurucu umut tamaç ile karşılaşmıştır tebliğ edilm
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi a başvurucunun yaralanması olayı ve bu olay üzerine başlatılan ceza soruşturması ve kovuşturması süreci kuşadası emniyet müdürlüğü polis merkez amirliğinde polis merkezi adli evrakın gereğinin yerine getirilmesinden sorumlu olan polis memuru mü tarihinde elinde evrak dosyası ile polis merkezi dışında iken saat sıralarında bir sokakta başvurucu umut tamaç ile karşılaşmıştır tebliğ edilmesi gereken adli evrak arasında başvurucuya ait belgeler de bulunduğundan polis memuru mü başvurucuya polis merkezine gelmesi gerektiğini ifade etmiştir bunun üzerine polis memuru mü ile başvurucu arasında sokak ortasında bir tartışma yaşanmıştır başvurucu yaşanan bu tartışma sonucunda polis memuru tabancasından çıkan kurşunla hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmıştır başvurucu yaşanan olaydan hemen sonra kuşadası devlet hastanesine götürülmüştür bu hastanede beyin tomografisi çekilen başvurucu daha ileri tetkik ve tedavi için adnan menderes üniversitesi tıp fakültesi hastanesine sevk edilmiştir aynı gün adnan menderes üniversitesi tıp fakültesi hastanesine yatırılarak tedavi altına alınan başvurucu tarihinde taburcu edilmiştir başvurucu yaşanan olay nedeniyle sağ gözünü kaybetmiştir yaralama olayı meydana gelmeden hemen önce saat kuşadası emniyet müdürlüğü polis haber merkezi aranmış ve birinin elinde tabanca diğerinin elinde bıçak olan iki kişinin kavga ettiği polis haber merkezine bildirilmiştir bu ihbardan üç dakika sonra ise olaya karışan polis memuru mü emniyet amiri arayarak olaya karışan kişilerden birinin kendisi olduğunu ve olay esnasında yaşanan arbede sırasında başvurucunun başından yaralandığını bildirmiştir bunun üzerine polis ekipleri olay yerine yönlendirilmiştir olay ve muhafaza altına alma tutanağında olay yerine gelindiğinde olaya karışan polis memuru yaralı vaziyette yerde yatan başvurucunun başında olduğu ve ambulansın gelmesini beklediği bu sırada çevredeki insanlara yardım edin diye seslendiğinin görüldüğü belirtilmiştir tutanakta aynca başvurucunun yaşanan olaydan hemen sonra kuşadası devlet hastanesine hastanede yapılan işlemler için bkz polis memuru ise silahıyla birlikte polis merkezine götürüldüğü ifade edilmiştir polis memuru mü aynı gün tıbbi muayenesinin yapılması amacıyla kuşadası devlet hastanesine götürülmüştür olay hakkında kuşadası cumhuriyet başsavcılığı cumhuriyet başsavcılığı tarafından resen bir ceza soruşturması başlatılmıştır olay yerine intikal eden polis ekipleri olay yeri ve civarını emniyet şeridiyle koruma altına almış ve olay yeri ekibini olay yerine çağırmıştır saat sıralarında olaydan haberdar edilen olay yeri ekibi saat olay yerine gelmiş ve incelemelerine başlamıştır bu incelemeler neticesinde olay yerinde diğer başka delillerin yanı sıra iki adet mermi kovanı bulunmuştur olay yerinde aynca sap kısmı cm namlu kısmı cm olan cm uzunluğunda bir bıçak bulunmuş ve muhafaza altına alınmıştır cumhuriyet başsavcılığı olay günü birçok tanığın ifadesini almıştır olay hakkında yürütülen soruşturma kapsamında ifadesi alınan tanıklar olay anına ilişkin birbirinden farklı anlatımlarda bulunmuşlardır bazı tanıklar polis memuru hedef gözeterek başvurucuya ateş ettiğini bazı tanıklar ise polis memuru ile başvurucu arasında yaşanan arbede sırasında kasıt olmaksızın tabancanın patladığını ifade etmiştir başvuru numarası karar tarihi olayın yaşandığı sokakta esnaflık yapan aanın olay günü cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinin ilgili kısmı şöyledir ben olayın olduğu sokak üzerinde kuaför dükkanı işetmekteyim balkonunda olduğum esnada sokak üzerinde daha önce tanımadığım sonradan polis olduğunu öğrendiğim sivil bir şahıs ve yanında yine tanımadığım şuan isminin olduğunu öğrendiğim şahıs yan yana tartışarak gidiyorlardı birbirlerine bir şey söylüyorlardı ancak ben ne olduğunu tam anlamadım umut birden yanında bulunan polise saldırıp yumruk ile omzuna vurdu yüzüne doğru yumruk salladı polis kafasını çekince vuramadı bu esnada umut biraz polisin önüne geçti polise doğru döndü ancak aramızda arabalar olduğu için ben tam göremedim fakat görenler bıçak çektiğini söylediler ben esnada polis memurunun silahını çektiğini gördüm silahı umutun üzerine tutarak yaklaşma dedi fakat umut polisin üzerine geliyordu polis vururum deyince umut da vur diye bağırdı polis bunun üzerine uyarı amaçlı olarak silah ile havaya el ateş açtı fakat umut yine polise doğru vur lan ne olur diye kışkırtıcı laflar söylüyordu aynı zamanda yan yana caddeye doğru gidiyorlardı birbirlerine çok yakındılar umut sürekli bir şekilde bağırıyordu polisin elinde silah vardı polis memuru silahın kabzası ile umutu etkisiz etmek amacıyla bir el omzuna vurdu bir sefer yine kabza ile vurunca tabanca ateş aldı umu yere düştü il olayın yaşandığı bölgeye yakın bir yerde market işleten mgnin olay günü cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesi şöyledir ben olayın olduğu yere yakın bulunan rıfat arın sokak üzerindeki marketimin tentelerini takıyordum yanımda arkadaşlarım da vardı bu esnada huzur sokak üzerinden bağrışmalar geldi bir şahıs zannedersem vurulan şahıs ana avrat bir şekilde küfür ediyordu küfür eden şahsın yanında sonradan polis olduğunu öğrendiğim elinde mavi dosya olan bir şahıs vardı ben olay yerine giderken polis memuru kendisini yapma etme diye ikaz ediyordu küfür eden şahsın elinde bıçak vardı ben tam olay yerine gelmeden polis memuru havaya bir el ateş açtı şahıs yine sürekli küfür ediyordu bıçağı da sürekli olarak polise doğru sallıyordu ancak polis kendisine yaklaştırmayarak yapma etme türünden ikazlarda bulunuyordu bu esnada birden kargaşa oldu bir el silah sesi geldi ancak ben ana caddenin karşı tarafında olduğum için bu esnada önümden araç geçti silahın nasıl ateş aldığını görmedim fakat araç geçmeden önce polis tabancanın kabzası ile bu şahsı yanından uzak tutmaya çalışıp kabza ile ittiriyordu muhtemelen tabanca o esnada ateş aldı şahıs yere düştü ondan sonra polis memuru ambulansı aradı yerde yatan şahıs konuşuyordu bir müddet sonra ambulans geldi bu şahsı alıp götürdüler bu şahıs sürekli polise küfürler ediyordu elinde bulunan bıçağı da sallıyordu polis de kendisini sakinleştirmeye çalışıyordu olayla ilgili başka da bir diyeceğim yoktur dedi olay günü cumhuriyet savcısı tarafından ifadesi alınan diğer bir esnaf ifadesi ise şöyledir ben olayın olduğu yıl caddesi üzerinde isimli işyerinin sahibiyim saat sıralarında işyerinde bulunurken yan tarafta bulunan sokaktan bir el silah sesi geldi yanımda bulunan ga ve mü y ile birlikte şu an aydındadırlar için yarın gelecekler dışarı çıktık sokakta daha önceden görmediğim sonradan polis olduğunu öğrendiğim bir şahıs elinde silahla caddeye doğru koşuyordu önünde de yine isminin başvuru numarası karar tarihi sonradan umut olduğunu öğrendiğim şahıs da önde elinde bıçakla koşuyordu umut denen şahıs bu esnada birden döndü elinde şu an bana göstermiş olduğunuz bıçağı polise salladı poliste başımı belaya sokma diye bağırıyordu ama umut durmadı birden yumruk ile polisin yüzüne vurdu o anda polis memuru zaten birbirlerine çok yakın oldukları içil elindeki tabancanın kabzası ile yanlış hatırlamıyorsam sol omzuna yine başımı belaya sokacaksın diye bağırarak vurdu ancak bu esnada silah birden ateş aldı şahıs yüzünden yaralandı polis kesinlikle isteyerek ateş açmadı tabancanın kabzası ile kendini korumak için zanlının omzuna vurunca tabanca ateş aldı biz olay olduğunda polis bilmiyorduk ancak kendisi sürekli bağırarak acili arayın polisi çağırın diye söylüyordu zaten kendisi polisi aradı bir müddet sonra polis ve ambulans geldi olay günü cumhuriyet savcısı tarafından ifadesi alınan uk adlı kişi de olayın gelişimine ilişkin yukarıdaki ifadelerle benzer yönde beyanda bulunmuş başvurucunun elindeki bıçağı polise doğru tuttuğunu söylemiş ancak tabancanın patlama anını tam olarak göremediğini ifade etmiştir aynı gün tanık olarak dinlenen se ise bir el silah sesi duyması üzerine dükkanından dışarı çıktığını başvurucunun elinde bıçak görmediğini ancak daha sonra olay yerinde bıçak gördüğünü polis memurunun başvurucunun yüzüne tabancanın kabzası ile vurmak isterken tabancanın birden ateş aldığını ifade etmiştir olay günü ifadesi alınan diğer tanıklar da olayın gelişimine ilişkin yukarıdaki ifadelerle benzer yönde beyanda bulunmuşlardır cumhuriyet savcısı olaydan bir gün sonra tarihinde önceki gün ifadesi alınan tanık beyanında adı geçen ganın ifadesini almıştır ganın ifadesi şöyledir ben olay olduğu esnada dükkanındaydım dışarı çıktım kapıda park halinde bulunan sokak içindeki arabama bineceğim sırada dur gel senin yakalaman var götürmem lazım diye bir ses geldi ben tam önümde olan şahsı gördüm ben ikisini de tanımıyordum birinin polis olduğunu sonradan öğrendim polis seni götürmem lazım deyince diğer şahıs belinden büyük bir bıçak çıkardı ben seni götürürüm lan deyip polise doğru bıçağı yüzüne doğru savurdu aralarındaki mesafe çok yakındı yanyana idiler polis kendini geri çekti o an sadece sağ elinde mavi bir naylon dosya vardı bıçak savurması üzerine polis kendini geri çekti şahıs yine üzerine gidip bıçağı karnına doğru sallayınca polis elinde bulunan dosyayı yere attı belinden silahını çıkardı havaya bir el ateş etti yalnız ateş ederken ben ne dediğini duymadım ateş açılması üzerine bu şahıs caddeye doğru yöneldi giderken de gel lan o ç sen karı teslim alırsın ancak vb şekilde ağza alınmayacak küfürler de ediyordu hatta sen beni almazsan ben senin karını alacağım diye söyledi polis de o an omzundan gitme diye tuttu bu esnada birden elindeki tabanca patladı patladığı esnada polis şahsın omzundan tutmuştu vurulan kişi yere düştü polis de allah kahretsin benim başımı belaya soktun deyip cebinden mendil türü birşey çıkarıp yarasına tuttu vurulan kişi yerde yatarken ayağa kalkmaya çalışıp ediyordu bunun üzerine vuran kişi etraftakilere ben polisim dedi daha sonra ambulansı ve emniyeti aradı olay yeri sonradan çok kalabalıklaştı fakat ilk esnada olayın nasıl olduğunu gören çok kimse yoktur görenler de ifade verdiler benim gördüğümde polis şahsı omzundan tutarken tabanca elinde idi kaza ile ateş aldı kesinlikle isteyerek ateş açmadı zira ola tam benim önümde cereyan etti ben tüm yaşananları gördüm olayla ilgili başka da bir diyeceğim yoktur dedi başvuru numarası karar tarihi tanık ifadesinde adı geçen ise beyanında özetle dükkanda otururken ganın dışarı çıktığını bu esnada dışarıdan bir el silah sesi geldiğini ardından kendilerinin de dışarı çıktığını kendisi dışarı çıkarken bir el silah sesi daha geldiğini umut tamaçın nasıl vurulduğunu tam olarak göremediğini ifade etmiştir cumhuriyet savcısı olaydan iki gün sonra tarihinde mey adlı bir esnafın ifadesini almıştır ifadesi şöyledir ben huzur sokağın bağlanmış olduğu yıl caddesinde ikisinin keşişliği noktada kasap dükkanı işetmekteyim olay olduğu esnada ben bahçede şu anda söke bulunan amcam mu y ile birlikte oturuyorduk birden huzur sokak içersinden bağırma sesleri geliyordu biz amcamla birlikte dönüp o tarafa baktığımızda daha önceden görmediğim ve tanımadığım kişi aralarında adım olacak mesafede caddeye doğru yürüyorlardı daha sonra polis olduğunu öğrendiğim şahsın elinde silah vardı silahı karşısındaki adama doğru tutmuştu diğer şahsın elinde herhangi bir şey yoktu fakat yerde mavi saplı bir bıçak vardı polis adama başıma bela olacaksın seni öldüreceğim diye söylüyordu karşısındaki şahıs korkudan ses çıkarmıyordu polis sözünü bir kaç kez tekrarlayınca bu şahısta öldüreceksen öldür dedi bunun üzerine polis bu şahsın ayaklarına doğru tabanca ile ateş etti ancak mermi değmedi o an isteseydi vururdu yere doğru ateş etti ederken de beni vurmak zorunda bırakma dedi bunun üzerine adam yola doğru gitmek istedi polis önüne geçti gitmesine engel oldu ben ve amcam kenardan yapma diye defalarca söyledik ancak polis bizi dinlemedi adamın yakasını tuttu seni öldüreceğim diye söyledi bize de arayın diye bağırıyordu bu esnada tabancanı namlusu ile adamın alnına kere tıklatacak şekilde vurdu ardından tabancayı adamın sol şakağına dayayıp tetiğe bastı adam yere düştü bütün bunlar olurken vurulan şahıs hiç birşey söylemedi olaydan sonra polis hiç bir şey olay yerinden telefon açtı ambulans ve polis gelene kadar orda bekledi olay sonrası ortalık çok kalabalıklaştı bir iki dakika içinde polisler hemen olay geldi vatandaş toplanmıştı herkes bu olaydan dolayı çok sinirli idi hatta sivil polislerden biri dağılın lan onun bitiremediğini ben bitireceğim diyerek tehditte bulundu bizler de dükkanımıza girdik bir müddet sonra emniyet müdürü geldi bana olayı görüp görmediğimi sordu görmüşsen gel tanıklık yap dedi ben de bir süre düşüneyim gidip savcılığa ifade vereceğim dedim bu esnada polislerde tüm esnafı dolaştılar verecek olanları alıp götürdüler fakat bir çok kişi polislerin korkusundan ifade vermedi benim bildiğim bu olayı gören işleten aka amcam mu ydir diğer anlatılan tanık beyanları doğru değildir polis kesinlikle havaya ateş açmadı ayrıca tabancayı vurulan şahsın sol şakağına dayayıp ateş açtı demişsem de sağ şakağına dayamıştır ateş ettikten sonra sol yanağı parçalandı duyduğum kadarıyla polis tanıklara lehlerine ifade vermesi için baskı yapmıştır olayla ilgili başka da bir diyeceğim yoktur dedi tanık ifadesinde adı geçen ise olayın gelişimine ilişkin olarak tanık mey ile benzer yönde beyanda bulunmuştur bununla birlikte mey ile birlikte kasap dükkanında oturdukları sırada bir el silah sesinin geldiğini ancak her ikisinin de bu silahın nasıl ateşlendiğini görmediğini ifade etmiştir ayrıca polis memuru ile başvurucu arasında fiziki bir boğuşma olmadığını tabancanın başvurucunun sağ şakağında patladığını ancak atışın bitişik atış olup olmadığını hatırlamadığını belirtmiştir tanık ifadesinde adı geçen diğer kişi aka ise olay anına ilişkin olarak ifadesinde özetle başvuru numarası karar tarihi polis memurunun başvurucunun kolundan tutup yat yere dediğini başvurucunun da direnip polisin elinden kurtulduğunu bunun üzerine polisin tabanca ile başvurucunun sol şakağına namluyu dayayıp ittirdiğini bu ittirmenin bir kere olduğunu bu esnada da tabancanın patladığını ifade etmiştir cumhuriyet savcısı kasap dükkanında çalışan de ifadesini almıştır ifadesi şöyledir ben olayın olduğu yerde bulunan kasap dükkanında çalışmaktayım o gün dükkanın alt kısmında yemek hazırlıyordum dükkanın sahibi me y ve amcaoğlu mu y dış arda oturuyorlardı yemekle uğraşırken dışardan bir el silah sesi geldi önce mantar tabancası olduğunu zannettim fakat gürültü gelince birşey olduğunu düşünerek dışarı çıktım dışarda daha önce görmediğim iki kişi sokak içersinde tartışıyorlardı birinin elinde silah vardı ben bu şahsın polis olduğunu sonradan öğrendim diğeri de ellerini havaya kaldırmıştı elinde herhangi bir şey yoktu polis diğerine seni öldüreceğim diyordu me y ve mu y kendisine abi vurma başını belaya sokma bırak gitsin diye söylüyordu diğer şahıs ise şoka girmiş herhangi bir şey söylemiyordu polis bu esnada elinde bulunan tabanca ile bu şahsın şakağını bir kaç kez ittirdi de seni öldürürüm diye bağırıyordu ancak çok şiddetli bağırdığı için diğer şahsın bir şey deyip duymadım en son tabancayla ittirişinde yaklaşık parmak mesafeden tabanca ile bilerek şahsın şakağına sıktı tabanca patlayınca şahıs yere düştü benim olduğum yer olay yerine yaklaşık metre mesafedeydi polis bu şahsı vurduktan sonra kendini de yaktın beni de yaktın diye söyledi daha sonra ben polisim arayın dedi ben de polisi aradım kısa bir süre sonra olay yerine ambulans ve polisler geldiler polis bağırıp çağırıp kalabalığı dağıttı polisler tanıklığım konusunda bana herhangi bir baskı yapmadılar ve ancak geldiklerinde vatandaşlara bu şahsın elinde bıçak vardı boğuşuyorlardı türünden laflar söyleyerek vatandaşı etkilemeye çalışıyorlardı hatta polislerden biri vatandaşa dağılın lan onun bıraktığı yerde ben tamamlarım diye bağırıyordu ben olay yerinde bıçak görmedim bana fotoğrafını göstermiş olduğunuz bıçakta bizim ait değildir zaten kasaplarda kullanılacak bıçaklara benzemiyor zira kasap bıçakları çelik ve siyah saplı olur zaten bizim dükkanımızda içeriye gösteren bıçak dışarı çıksa inceleyen polisler görürdü benim olayla ilgili başka da diyeceğim husus yoktur dedi cumhuriyet savcısı olayın yaşandığı anda olay yerinden geçen kk adlı bir kişinin ifadesini almıştır kknın ifadesi şöyledir ben olayın olduğu caddede işletmiş olduğum büfenin verdikten sonra sokak üzerinden bisikletle yaşındaki kızımla birlikte geliyordum yaklaşık metre önümde daha önce tanımadığım şahıs hem caddeye doğru gidiyor hem de ağız münakaşası yapıyorlardı benim ilgimi çekmedikleri için ne dediklerini duymadım bu esnada bu şahıslardan genç olanı birden ellerini yana açtı elinde bıçak gördüm karşısında sonradan polis olduğunu öğrendiğim şahsa göğsünü açarak gel lan vur dedi defa sık sık diye bağırdı bu esnada ben kızım olayı görmesin diye geri döndüm dönerken polis belinden silahı çıkardı mekanizmayı kurdu silahlı eli havada idi diğer karşısındaki şahsa yere yat diye ikazlarda bulundu o esnada ben iyice geri dönmüştüm birden silah sesi geldi dönüp baktığımda kimse vurulmamıştı bu sırada kızımla duvarın arkasına geçtik kızımı sakladım ben olayı seyretmeye başladım daha sonra bu ikisi yanyana caddeye doğru yürümeye devam ettiler diğer şahsın elinde bıçak vardı polise vur vurmazsan erkek değilsin diye sürekli bağırıyordu polis de elinde silah olduğu halde sürekli yere yat diyordu daha sonra gri bir arabanın yanına geldiler aralarında boğuşma başladı burada polis sol eli ile şahsı tutmaya çalıştı diğer eli tabanca ile havada idi kabza başvuru numarası karar tarihi ile sanki vurmaya çalıştı o sıra bir araya geldiler birinin elinde bıçak diğerinin elinde tabanca vardı tabancanın namlusu yukarıya doğruydu polisin sırtı bana doğru dönüktü birbirlerini sonucu bir iki metre sola geldiler o esnada birden tabanca patladı vurulan şahıs sol yanına düştü ben de kızımı etkilenmesin diye olay yerinden ayrıldım bu olayda polis kesinlikle tabancayı şahsın şakağına doğru dayamadı hatta tabancayı bile ona doğru yöneltmedi bütün olaylar benim gözümün önünde oldu böyle bir şey benim görmemem mümkün değildir bu olayı çok kişi gördü hatta durduğum yerde kuaförde çalışanlar net gördü ben bugün tanıdık sohbetinde olaya karışanlardan birinin polis olduğunu öğrendim kendi irademle gelip savcılığa ifade vermek istedim bu olay kesinlikle kasti bir şeklide olmamıştır tartışma esnasında silah birden patladı benim bu anlattığım dışında söylenenler doğru değildir olayla ilgili başka da bir diyeceğim yoktur dedi soruşturma kapsamında ifadesi alınan adlı kişi de tarihinde verdiği ifadesinde olay anına ilişkin olarak özetle çalıştığı dersanenin terasında iken iki kişinin tartışarak yoldan geçtiğini gördüğünü polis memurunun önce havaya bir el ateş açtığını polis memurunun daha sonra tabancayı birden başvurucunun sağ şakağına dayadığını ve tabanca başvurucunun kafasına bitişik iken ateş ettiğini tabanca ateşlendiği anda bu iki şahıs arasında herhangi bir itiş kakış olmadığını polisin tabanca kabzası ile bu şahsa vurduğuna ilişkin herhangi bir şey görmediğini belirtmiştir adlı kişi tarihinde tekrar ifade vermiş ve daha önceki ifadesinde polisin tabancayı şahsın sağ şakağına dayayarak ateş açtığını söylemiş ise de sonradan çok düşündüğünü ve olayın böyle olmadığına kanaat getirdiğini hatırladığı kadarıyla polisin tabancayı şahsın başına dayamadığını zira hayatında ilk defa önünde adam vurulduğu için olayın şokuyla bazı şeyleri karıştırmış olabileceğini ancak doğrusunun şu anda anlattığı şekilde olduğunu belirtmiştir cumhuriyet savcısı olaydan hemen sonra başvurucuyu kuşadası devlet hastanesi acil servisinde muayene eden dr de ifadesini almıştır hastane kayıtlarına gör dr ilk muayeneden sonra ateşli silahla yaralanma sonucu sağ gözde perforasyon delinme ve sağ şakakta mermi giriş deliği mevcut olup sol çenede okunamadı parçalı ve kenarları yanık olan mermi çıkış deliği mevcut sağ gözde ve sol çenede ateşli silahla yaralanması olan hastanın hayati tehlikesi mevcut olup durumu bildirir geçici hekim raporudur şeklinde bir rapor tanzim etmiştir bu muayene ile ilgili olarak ifadesi alınan dr beyanında özetle kuşadası devlet hastanesi acil servisinde başvurucuya ilk müdahaleyi kendisinin yaptığını hayati tehlikesi olan hastayı ambulans ile adnan menderes üniversitesi tıp fakültesi hastanesine sevk ettiğini belirtmiştir dr ayrıca düzenlediği rapora göre kurşunun giriş deliğinin küçük çıkış deliğinin ise geniş olduğunu yine rapora göre kurşunun şahsın sağ şakağından girip sol çenesini parçalayarak çıktığını ancak sol çenede bulunan yaranın kenarlarında yarım santim genişliğinde çepeçevre yanık izlerinin bulunduğunu normalde kurşun çıkış deliklerinde yanık izinin bulunmaması gerektiğini bu nedenle düşüp rapordan sonra bu konuda araştırmalar yaptığını ifade etmiştir dr yaptığı araştırmalar neticesinde denen yatay atışlarda giriş deliğinin geniş çıkış deliğinin ise dar olabileceği yönünde bilgi edindiğini konuyu görüştüğü uzman arkadaşlarının da bu konuda düştüğünü bu nedenle adli tıp kurumu uzmanlarından rapor alınmasının daha sağlıklı olacağını kendi görüşüne göre bu atışın yaklaşık cmden yapıldığını ancak atışın hangi yönden yapılmış olduğu konusunda kesin bir şey söyleyemeyeceğini belirtmiştir başvuru numarası karar tarihi başvurucunun tedavisinin devam ettiği dönemde cumhuriyet başsavcılığının talebi üzerine adnan menderes üniversitesi tıp fakültesi hastanesince başvurucunun sağlık durumu ile ilgili olarak bir rapor hazırlanmıştır anılan hastanenin adli tıp ana bilim dalı tarafından hazırlanan o tarihli raporun sonuç kısmında başvurucunun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek boyutta olduğu ve yaşamını tehlikeye soktuğu belirtilmiştir anılan raporda ayrıca ateşli silah mermi çekirdeğinin sağ alın şakak bölgesinden girdiği ve kafa içinde seyrettikten sonra sol çene bölgesinden çıktığı ifade edilmiştir raporda son olarak yaralanmaya sebep olan atışın uzak atış mesafesinden tabanca için cmden daha uzak mesafe yapılmış olmasının mümkün olduğu izleniminin edinildiği ancak giriş yarasına tıbbi tedavi uygulanmış olduğundan ve yara edildiğinden kesin bir atış mesafesi tayininin yapılamadığı belirtilmiştir raporda bunların yanı sıra giriş yarası olarak değerlendirilen yerin etrafında yanık barut kakması vb bitişik veya bitişiğe yakın atış bulgularının gözlenemediği ifade edilmiştir adnan menderes üniversitesi tıp fakültesi hastanesi adli tıp ana bilim dalı tarafından hazırlanan o tarihli raporda da benzer yönde değerlendirmeler yapılmıştır cumhuriyet savcısı olaya karışan polis memuru tarihinde ifadesini almıştır polis memuru ifadesinin ilgili kısmı şöyledir ben emniyet müdürlüğü polis merkez amirliğinde adli evrak biriminde polis memuru olarak görev yapıyorum amirliğimizde umut tamaç hakkında kuşadası cumhuriyet başsavcılığının muhabere sayılı evrakı ile adli tıp kurumuna sevki ve sayılı evrakı cezaevi iaşe parasının tahsili yönünde evraklar vardı ancak bugüne kadar sürekli adresine gitmemize rağmen bu şahsı bulamadık zira bu şahıs bizim karakol olarak önceden sürekli işlem yaptığımız herkesin tanıdığı bir kaç defa manisa akıl ve ruh sağlığı hastanesine götürüldüğünü bildiğimiz psikolojik sorunları olan bir şahıstı zaten bir defasında da kendisini ben götürdüm bu şahıs ailesinin tamamı ile kavgalıdır mahallesinde oturan herkesi tehdit eden saldırgan davranışları bulunan bu nedenle herkesin hakkında şikayetçi olduğu bir kişidir olay anında da ben yine adli evraklar için dışarı çıkmıştım elimde konu ile ilgili zaten dosyam da vardı huzur sokak civarında tesadüfen umut tamaç ile karşılaştım beni çok iyi tanımasına rağmen sorun çıkaracağını bildiğim için kendisine polis memuru olduğumu söyleyerek kimliğimi gösterdim umut evrakların var bunları tebliğ etmemiz lazım karakola gidelim diye söyledim o da bana benim hiç bir evrağım yok savcı da söyledi sen g uyduruyorsun diyerek bana ana avrat küfür etmeye başladı bu esnada biz caddeye doğru aramızda bir kol mesafesi olacak şekilde ilerliyorduk kendisi benim sağımdaydı ben de kendisine umut kardeşim sakin ol halledeceğiz sadece karakola gidip evrak imzalayacağız diyerek kendisini sakinleştirmeye çalıştım ama o hiç bir sakinleşmeyip sürekli bir şekilde din kitap allah ana avrat bir şekilde bana doğru devam ediyordu bizde bu esnada yürüyerek caddenin köşesine kadar geldik ancak ben sürekli kendisini de tanıdığım için sakinleştirmeye çalışıyordum zaten bu şekilde davrandığıma ardaki dükkan sahipleri de şahittir sokağın köşesine geldiğimizde umut belinden sağ eliyle bıçak çıkarıp seni öldürürüm sen benim kim olduğumu biliyor musun diye söyledi bunun üzerine ben bana zarar vereceğini düşünerek kendimi iki adım geri attım elimde bulunan dosyayı koltuğumun altına koydum belimden görev silahımı çıkartıp acelece doldur boşalt yapıp korkutmak maksadıyla ve kendimi korumak için havaya bir el ateş açıp bıçağı at yere yat diye kendisini ikaz ettim o da bana beni mi vuracaksın vur vurmazsan türünden laflar söyledi ayrıca yine bir şekilde küfürler ediyordu ben iyice geriye çekilip cep telefonumu çıkarıp sol elimle karakolu aramak istedim ancak arayamadan umut üzerime başvuru numarası karar tarihi yürüdü elinde bıçak vardı bıçak olmayan sol eliyle sağ yanağıma yumruk vurdu o esnada elimden telefon düştü ben geri gitmeye devam ederken bıçakla üzerime doğru gelmeye devam ediyordu yanlış hatırlamıyorsam sol elimle koluna vurdum bıçağın yere düştüğünü tahmin ediyorum ancak tam emin değilim zira bıçak düştü ancak benim vurmamla mı yoksa kendi iradesiyle mi bıraktı bilmiyorum bıçak düşmesine rağmen şahıs üzerime doğru gelmeye devam etti ben de geri caddeye doğru gidiyordum bu esnada elleri ile boğazıma sarıldı gömleğimin yakasını tuttu boğazımı sıkınca ben de kendisine zarar vermesin diye elimle yana doğru tuttuğum tabancanın kabzası ile sol omzuna kendimi koruyup şahsı itmek için vurdum fakat tabanca elim tetikte olduğu için kazayla ateş aldı ve şahıs çenesinden vuruldu yere düştü ben olay yerinde bulunan cep telefonumu yerden aldım bağırarak polis çağırın ambulans çağırın diye söyledim kendim de telefonla karakol amirimi arayıp durumumu bildirdim kısa bir süre sonra ambulans ve ekip geldi şahıs yerde iken sürekli başında idim birşeyler söylüyordu ben olayın şoku ile tam ne söylediğini hatırlamıyorum ben kesinlikle hiç bir zaman tabancayı bu şahsa doğrultmadım hatta havaya ateş açtıktan sonra sürekli birşey olmasın diye yan tarafa doğru tutuyordum sürekli olarak da sakin ol başımı belaya sokma diye uyarıyordum ama kendisi hep bana etti buna rağmen tanıdığım ve psikolojik sorunları olduğunu bildiğim için müdahale etmedim en son kendimi korumak isterken elimdeki tabanca kaza ile patladı bu nedenle üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum cumhuriyet savcısı tarihinde hastanede tedavi görmekte olan başvurucunun ifadesini almıştır başvurucunun ifadesi şöyledir ben olay günü olayın meydana geldiği saatte yemek yemek amacı ile evimden çıktım sokağımın içerisinde yürürken kendisini daha önceden tanıdığım isimli soy bilmediğim sivil polis memuru karşımdan geldi bana bakırköye gideceğiz nereye gidiyorsun dedi ben de benim suçum yok günahım yok nereye dedim bunun üzerine bu polis silahı ile bana saldırdı önce havaya ateş etti sonra silahın kabzası ile yüzümdeki hassas noktalanma vurdu ben bayılmışım sonra ambulans geldi beni hastaneye kaldırmışlar sonra ben hastanede uyandım bu polisin silahla beni yaralayıp yaralamadığını bilmiyorum ben yukarıda belirttiğim adreste yalnız yaşıyorum annem öldü babam yaşıyor soruldu olay esnasında elinde bıçak olduğu iddia edilmektedir bu bıçağı nereden aldınız olayda kullandınız mı hangi amaçla bıçak taşıyorsunuz cevap olay anında benim elimde ve üzerimde bıçak yoktu olayda bıçak kullanmadım olay esnasında olay yerindeyken birisi lanet olsun diyerek yere bir bıçak attı bıçağı kimin attığını görmedim ancak bıçak kasap dükkanının önündeydi ben alarak kullanmadım kimin kullandığını da bilmiyorum olay esnasında üzerimde kot pantolon ve eşofmanım üstü vardı beni bu hale getiren soy ismini bilmediğim polis memuru olarak bildiğim kişiden şikayetçiyim hakkında işlem yapılmasını istiyorum isimli polis memurunun kendisini daha önce bir defa manisa ruh ve sinir hastalıkları hastanesine götürdüğünü bu nedenle kendisini tanıdığını bildirmesi üzerine mahallinde alınan iş bu müşteki ifade tutanağı huzurda okunduktan sonra altı birlikte imza edildi başvuru numarası karar tarihi soruşturma kapsamında olay yerini gören bir kameranın bulunup bulunmadığı araştırılmış ancak yapılan bu araştırmalar neticesinde olay yerini gören herhangi bir kameranın bulunmadığı tespit edilmiştir olay yerinde bulunan bıçak üzerinde aydın emniyet müdürlüğü biyometrik veri büro amirliğince parmak izi incelemesi yapılmıştır yapılan bu inceleme neticesinde bıçak üzerinde başvurucunun sağ el yüzük parmak izinin bulunduğu tespit edilmiştir olay yerinde bulunan iki mermi kovanının ise polis memuru tabancasından atıldığı tespit edilmiştir polis memuru mü ile başvurucunun el incelemesi neticesinde ise el atış artığına rastlanmamıştır yukarıda da belirtildiği üzere bkz olaydan hemen sonra polis memuru mü de sağlık muayenesinden geçirilmek üzere kuşadası devlet hastanesine götürülmüştür polis memuru mü bu hastanenin acil servisinde görev yapan dr tarafından muayene edilmiştir muayene sonucunda hazırlanan raporda polis memuru sol elmacık kemiğinin üzerinde ve mevcut olduğu belirtilmiştir raporda ayrıca polis memuru boynunun sağ ve sol tarafında yüzeysel sıyrıklar ve mevcut olduğu ifade edilmiştir raporda bunların yanı sıra polis memuru göğüs kafesinde cm genişliğinde ve cm uzunluğunda adet dikey kızarıklıklar bulunduğu yaralarının basit tıbbi müdahale ile iyileşebileceği belirtilmiştir cumhuriyet başsavcılığı soruşturma kapsamında elde ettiği bu verileri değerlendirerek polis memuru mü hakkında tarihli bir iddianame hazırlamıştır polis memuru eyleminin haksız tahrik altında kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturacağı yönünde yeterli şüphenin mevcut olduğu belirtilmiştir aynı iddianamede başvurucunun eylemlerini de değerlendiren cumhuriyet başsavcılığı başvurucunun eylemlerinin ise polis memuruna direnme ve hakaret suçlarını oluşturduğu kanaatine varmıştır anılan iddianamenin kabul edilmesiyle polis memuru mü ile başvurucu hakkında söke ağır ceza mahkemesinde ağır ceza mahkemesi kamu davası açılmıştır ağır ceza mahkemesi soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla ifadesi alınan birçok kişiyi yeniden dinlemiştir soruşturma aşamasında ifadesi alınan ve bu aşamada verdiği ifadede polis memuru başvurucunun ayağına doğru ateş ettiğini belirten mey bkz kovuşturma aşamasında verdiği ifadede polis memurunun başvurucunun ayaklarına doğru ateş ettiğini görmediğini ifade etmiştir kovuşturma aşamasında ifade veren ise soruşturma aşamasındaki ifadesinde polis bu esnada elinde bulunan tabanca ile bu şahsın şakağını bir kaç kez ittirdi de seni öldürürüm diye bağırıyordu şeklinde beyanda bulunmuş ise de bkz kovuşturma aşamasındaki ifadesinde polis memurunun tabancayla başvurucunun şakağını üç kere ittirip ittirmediğini ve bu iki kişinin bu sırada ne konuştuğunu hatırlayamadığını belirtmiştir ağır ceza mahkemesi başvurucunun vücuduna isabet eden bu kişinin vücudunun hangi noktasından girip hangi noktasından çıktığının tespit edilmesi merminin vücuttaki seyrinin belirlenmesi ve önceki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla adli tıp kurumundan rapor talep etmiştir adli tıp kurumu kurulu dava başvuru numarası karar tarihi dosyasında bulunan adli ve tıbbi belgeleri dikkate alarak tarihli bir rapor hazırlamıştır hazırlanan raporun sonuç kısmı şöyledir olay tarihli kuşadası devlet hastanesinin raporunda çene sol yandaki yara çevresinde yanık tanımlandığı olay tarihli kemik dokulardaki kırık ve kemik fragmanlarının dağılımı ve lokalizasyonu birlikte değerlendirildiğinde yara trajesinin soldan sağa aşağıdan yukarıya seyirli olmasının daha mümkün görüldüğü dolayısıyla ateşli silah mermi çekirdeğinin sol çene altında tarif edilen yerden girip alın sağ tarafında yerden vücudu terk etmiş olduğu oy birliği ile mütalaa olunur ağır ceza mahkemesi başvurucunun sağlık durumu hakkında da rapor almıştır adli tıp kurumu aydın adli tıp şube müdürlüğünce hazırlanan tarihli raporda başvurucunun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu ve yaşamını tehlikeye soktuğu kemik kırıklarının başvurucunun hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkilediği sağ göz kaybı nedeniyle başvurucunun organlarından birinin işlevinin sürekli kaybına neden olunduğu yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olduğu belirtilmiştir ağır ceza mahkemesi ayrıca başvurucunun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması için adli tıp kurumundan rapor talep etmiştir bunun üzerine adli tıp kurumu başkanlığı adli tıp kurulunca hazırlanan raporda başvurucunun cezai sorumluluğunun tam olduğu belirtilmiştir ağır ceza mahkemesi tarihinde tüm bu verileri değerlendirerek polis memuru eyleminin taksirle yaralamaya sebebiyet vermek suçunu oluşturduğu kanaatine varmış ve polis memuru toplam ay gün hapis cezası ile tecziye edilmesine karar vermiştir mahkeme anılan cezayı belirlerken başvurucunun bıçak çekme yumruk atma küfür etme gibi davranışlarını dikkate alarak alt sınırdan uygulama yapmıştır mahkeme daha sonra eylemin bilinçli taksirle işlenmesini ve yaşanan olay sonucunda başvurucunun sağ gözünün işlevini tamamen yitirmesini dikkate alarak cezada belli bir miktar artırıma gitmiştir mahkeme bu şekilde belirlediği cezadan ise tarihli ve sayılı türk ceza kanununun maddesi uyarınca altıda bir oranında takdiri indirim yapmıştır mahkeme sonuç olarak ise anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verirken polis memuru daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmamasına yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat uyandırmasına ve mağdurun giderilmesi gereken bir zararının tespit edilememesine vurgu yapmıştır mahkeme ayrıca aynı olay sebebiyle başvurucunun görevli memura direnme suçundan ay gün hapis kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan ise ay gün hapis cezası ile tecziye edilmesine karar vermiştir mahkeme başvurucunun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunması nedeniyle yasal şartları oluşmadığı için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar vermiştir ağır ceza mahkemesi iddianamede her ne kadar polis memuru öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması istenmiş ise de somut olayda polis memuru kastının başvurucuyu ateşli silahla öldürmek ya da yaralamak olmayıp tek amacının adli evrak nedeniyle kendisiyle tartışan başvurucuyu etkisiz hale getirerek adli evrak gereğini bir an evvel yerine getirmek olduğunu ifade etmiştir mahkeme polis memuru kendisine direnen başvurucuya elindeki tabancanın kabzası ile vurmaya çalıştığı sırada objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek olayın meydana gelmesine neden olduğunu elindeki tabancanın istenmeyen bir hareketle patlayabileceğini ve neticesinde başvuru numarası karar tarihi başvurucunun yaralanabileceğini öngörmesi gerektiğini buna göre bilinçli taksir hali içinde hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini polis memuru eyleminin bu haliyle iddianamede belirtilenin aksine öldürmeye teşebbüs suçunu değil bilinçli taksirle yaralamaya sebebiyet vermek suçunu oluşturduğunu belirtmiştir ağır ceza mahkemesine göre kuşadası emniyet müdürlüğünde adli evrak işlerinin yerine getirilmesinden sorumlu olan polis memuru mü adli evrak işlerinin yerine getirilmesi amacıyla daire dışında bulunduğu sırada hakkındaki başka adli işlemler sebebiyle olay öncesinden tanıdığı hatta bir defasında manisa ruh ve sinir hastalıkları hastanesine götürdüğü başvurucu ile tesadüfen karşılaşmış yerine getirmesi gerekli adli evrak arasında başvurucu ile ilgili işlemlerin de bulunması ve başvurucuya bu işlemlerle ilgili tebligatın yapılmasının gerekmesi nedeniyle kendisinin polis olduğunu da hatırlattıktan sonra başvurucuya karakola gitmeleri gerektiğini söylemiştir mahkemenin kabulüne göre başvurucu polis memuruna inanmayarak sözler ile hakaret etmeye başlamış ve ikili arasında bu sebeple bir tartışma çıkmıştır yine mahkemenin kabulüne göre polis memuru mü ile başvurucu tartışarak yolda yürümeye devam ettikleri esnada başvurucu üzerindeki bıçağı çıkarmış ve tehdit içerikli sözler söyledikten sonra bıçağı polis memuruna doğru savurmuş polis memuru ise kendisini savunmak başvurucuyu korkutmak ve uyarmak amacıyla havaya doğru bir el ateş etmiş ve başvurucuya elindeki bıçağı bırakması için ikazda bulunmuştur ağır ceza mahkemesine göre başvurucu polis memurunun ikazlarına aldırış etmeden beni mi vuracaksın vurmazsan adam değilsin şeklinde sözler söyleyerek tahrik edici davranışlarda bulunmuş ve elindeki bıçakla polis memurunun üzerine yürümüştür mahkemeye göre başvurucunun bu şekildeki davranışları üzerine polis memuru mü yardımcı ekip gönderilmesi için cep telefonu ile polis hattını aramaya çalıştığı sırada başvurucu bıçak bulunmayan eliyle polis memurunun yanağına yumruk atmış ve elindeki telefonu yere düşürmüş bunun üzerine polis memuru da başvurucunun eline vurarak bıçağı yere düşürmüştür ağır ceza mahkemesinin kabulüne göre bu olaylar yaşanırken polis memuru mü yüksek sesle bir yandan etraftaki kişilerden polis hattını aramalarını istemiş bir yandan da başvurucu ile tartışmaya devam etmiş tartışma sırasında bu iki kişi bir anda birbirine girmiştir ağır ceza mahkemesine göre polis memuru m bu arbede esnasında başvurucuyu etkisiz hale getirmek amacıyla namlusu havaya bakar biçimde tuttuğu tabancasının kabzasıyla başvurucunun sol omzuna vurmuş bu esnada tabancanın bir anda patlaması üzerine başvurucu hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmıştır ağır ceza mahkemesi başvurucunun polis memurunun tabancayı başına dayayıp ateş ettiği ve polis memuruyla aralarında herhangi bir boğuşma olmadığı yönündeki iddialarına itibar etmemiştir ağır ceza mahkemesi tanıklardan me y mu y ve c ö soruşturma sırasında polis memuru tabancayı başvurucunun sol şakağına dayayıp tetiğe basarak başvurucuyu yaraladığını ifade etmiş iseler de bu tanıkların kovuşturma aşamasındaki beyanlarının ilk ifadeleriyle çelişkili olduğunu ve adli tıp kurumu kurulu tarafından düzenlenen raporda başvurucuya isabet eden merminin vücuttaki seyrinin bu tanıkların anlatımlarına zıt şekilde sol çene altından girip alnın sağ tarafından vücudu terk etmiş olduğunun belirtildiğini gözönünde bulundurarak bu tanıkların beyanına da itibar etmemiştir ağır ceza mahkemesine göre başvurucu polis memuru mü ile aralarında herhangi bir arbede olmadığını savunmuş ise de anlatımları samimi bulunan ve birbiri içinde bütünlük arz eden birçok tanık olay anında başvurucu ile polis memuru arasında bir boğuşma yaşandığını ifade etmiştir ağır ceza mahkemesine göre olay günü kuşadası devlet hastanesi acil servisinde görevli doktor tarafından hazırlanan ve polis memuru vücudunun çeşitli yerlerinde birbirinden farklı ebatlarda ve sıyrıkların bulunduğunu ifade eden rapordaki veriler de bu iki kişi arasında arbede yaşandığı iddiasını başvuru numarası karar tarihi doğrulamaktadır söke ağır ceza mahkemesi olay yerinde bulunan bıçak üzerinde umut tamaçın parmak izlerinin tespit edilmiş olmasına da bu kapsamda vurgu yapmıştır başvurucu polis memuru mü hakkında tesis edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur başvurucu itiraz dilekçesinde özetle suçun yanlış vasıflandırıldığını ve zararlarının karşılanmadığını ileri sürmüştür söke ağır ceza mahkemesi tarihli karar ile başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir mahkeme suçun yanlış vasıflandırıldığı yönündeki itirazı bu konuda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir mahkeme ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinde giderilmesi gereken zararların yalnızca doğrudan meydana gelen maddi zararlar olduğunu bu zararların basit bir araştırma yapılarak belirlenen zararlar olduğunu dolaylı zararlar ile manevi zararların bu kapsamda olmadığını ifade etmiştir mahkeme başvurucunun tedavi masraflarının devlet tarafından karşılandığını dolaylı zararların da bu kapsamda araştırılması gereken zararlardan olmadığını belirterek başvurucunun bu yöndeki itirazlarının da reddine karar vermiştir bu karar tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur b yargıda görülen tam yargı davası süreci ulusal yargı ağı bilişim sistemi uyap üzerinden yapılan inceleme neticesinde başvurucunun söz konusu olay nedeniyle uğradığı zararlarının tazmini için aydın mahkemesinde tam yargı davası açtığı görülmüştür başvurucu olayda hizmet kusuru bulunduğundan bahisle tl maddi tl manevi tazminatın talebin ıslah edilmesi sonrasında ise tl maddi ve tl manevi tazminat tarafına ödenmesi istemiyle emniyet genel müdürlüğü aleyhine aydın mahkemesinde tam yargı davası açmıştır aydın mahkemesi asayişi sağlamakla görevli idarenin davacıyı polis merkezine götürmesi için yeterince eleman ve teçhizat tahsis etmemesi sebebiyle olayda hizmet kusuru bulunduğu kanaatine varmış ve başvurucu lehine tl maddi tl manevi tazminata hükmetmiştir danıştay onuncu dairesi tarihli ilamla söz konusu kararın manevi tazminata ilişkin kısmının onanmasına karar vermiştir danıştay onuncu dairesi kararın maddi tazminata ilişkin kısmının ise maddi zararın tazminine karar verilirken davacının müterafik kusuru dikkate alınarak belli bir oranda indirime gidilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiği gerekçesiyle bozulmasına karar vermiştir taraflar anılan karara karşı karar düzeltme yoluna başvurmuş olup danıştay tarafların bu talepleri hakkında halihazırda bir karar vermemiştir iv hukuk a ulusal hukuk tarihli ve sayılı polis vazife ve salahiyet kanununun maddesinin ilgili kısmı şöyledir başvuru numarası karar tarihi polisin genel emniyetle ilgili görevleri iki kısımdır a kanunlara tüzüklere yönetmeliklere hükümet emirlerine ve kamu düzenine olmayan hareketlerin işlenmesinden önce bu kanun hükümleri dairesinde önünü almak b olan bir suç hakkında ceza muhakemeleri usulü kanunu ile diğer kanunlarda yazılı görevleri yapmak ır sayılı kanunun zor ve silah kullanma kenar başlıklı maddesi şöyledir polis görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir zor kullanma yetkisi kapsamında direnmenin mahiyetine ve derecesine göre ve direnenleri etkisiz hale getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedeni kuvvet maddi güç ve kanuni şartları gerçekleştiğinde silah kullanılabilir fıkrada yer alan a bedeni kuvvet polisin direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde doğrudan doğruya kullandığı bedeni gücü b güç polisin direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde bedeni kuvvetin dışında kullandığı kelepçe cop basınçlı su göz yaşartıcı gazlar veya tozlar fiziki engeller polis köpekleri ve atları ile sair hizmet araçlarını ifade eder zor kullanmadan önce ilgililere direnmeye devam etmeleri halinde doğrudan doğruya zor kullanılacağı ihtarı yapılır ancak direnmenin mahiyeti ve derecesi göz önünde bulundurularak ihtar yapılmadan da zor kullanılabilir polis zor kullanma yetkisi kapsamında direnmeyi etkisiz kılmak amacıyla kullanacağı araç ve gereç ile kullanacağı zorun derecesini kendisi takdir ve tayin eder ancak toplu kuvvet olarak müdahale edilen durumlarda zor kullanmanın derecesi ile kullanılacak araç ve gereçler müdahale eden kuvvetin amiri tarafından tayin ve tespit edilir polis kendisine veya başkasına yönelik bir saldırı karşısında zor kullanmaya ilişkin koşullara bağlı kalmaksızın sayılı türk ceza kanununun meşru savunmaya ilişkin hükümleri çerçevesinde savunmada bulunur polis a meşru savunma hakkının kullanılması kapsamında b bedeni kuvvet ve maddi güç kullanarak etkisiz hale getiremediği direniş karşısında bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde c hakkında tutuklama gözaltına alma zorla getirme kararı veya yakalama emri verilmiş olan kişilerin ya da suçüstü halinde şüphelinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde başvuru numarası karar tarihi silah kullanmaya yetkilidir polis yedinci fıkranın c bendi kapsamında silah kullanmadan önce kişiye duyabileceği şekilde dur çağrısında bulunur kişinin bu çağrıya uymayarak kaçmaya devam etmesi halinde önce uyarı amacıyla silahla ateş edilebilir buna rağmen kaçmaktı ısrar etmesi dolayısıyla ele geçirilmesinin mümkün olmaması halinde ise kişinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde silahla ateş edilebilir polis direnişi kırmak ya da yakalamak amacıyla zor veya silah kullanma yetkisini kullanırken kendisine karşı silahla saldırıya teşebbüs edilmesi halinde silahla saldırıya teşebbüs eden kişiye karşı saldırı tehlikesini etkisiz kılacak ölçüde duraksamadan silahla ateş edebilir sayılı kanunun maddesi şöyledir polisin a kanun ve usul dairesinde verdiği emre itaatsizlik ve ittihaz eylediği tedbirlere riayetsizlik edenler b vazife yaparken polise mukavemette bulunan veya vazifesinden alıkoymak polise zorla karşı koyan ve yakalanmadıkları takdirde hareketlerinde devam etmeleri melhuz bulunan şahıslar karakola götürülüp haklarında tanzim olunacak evrakla beraber adliyeye verilirler tarihli ve sayılı türk ceza kanununun taksirle yaralama kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır taksirle yaralama fiili mağdurun b duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza bir kat artırılır sayılı kanunun taksir kenar başlıklı maddesinin ve numaralı fıkraları şöyledir taksirle işlenen fiiller kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır taksir dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir başvuru numarası karar tarihi kişinin öngördüğü karşın neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir sayılı kanunun takdiri indirim nedenleri kenar başlıklı maddesi şöyledir fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine müebbet hapis müebbet hapis cezası yerine yıl hapis cezası verilir diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir takdiri indirim nedeni olarak failin geçmişi sosyal ilişkileri fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir sayılı kanunun kasten öldürme kenar başlıklı maddesi şöyledir bir insanı kasten öldüren kişi müebbet hapis cezası ile cezalandırılır sayılı kanunun suça başlıklı maddesi şöyledir kişi işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur suça teşebbüs halinde fail meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yıldan yirmi yıla kadar müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir tarihli ve sayılı ceza muhakemesi kanununun hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir açıklanmasının geri bırakılması kurulan hükmün sanık hakkında bir sonuç doğurmamasını ifade eder hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için a sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması b mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması c suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir sanığın etmemesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur başvuru numarası karar tarihi denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur altıncı fıkranın c bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitle halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir o denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılar hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilir denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme yaşam hakla kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir herkesin yaşam hakkı yasayla korunur ölüm aşağıdaki durumlardan birinde mutlak zorunlu olanı aşmayacak bir güç kullanımı sonucunda meydana gelmişse bu maddenin ihlaline neden olmuş sayılmaz a bir kimsenin yasa dışı şiddete karşı korunmasının sağlanması b bir kimsenin usulüne uygun olarak yakalanmasını gerçekleştirme veya usulüne uygun olarak tutulu bulunan bir kişinin kaçmasını önleme c bir ayaklanma veya isyanın yasaya uygun olarak bastırılması avrupa hakları mahkemesi yaşam hakkını güvence altına alan maddenin sözleşmenin en önemli maddeleri arasında yer aldığını ve bu maddenin avrupa konseyini oluşturan demokratik toplumların temel değerlerinden birini düzenlediğini ifade etmektedir çiçek ve b no makbule kaymaz ve b no göre sözleşmenin maddesinin numaralı fıkrasında belirtilen durumlar bu hükmün ölümün şüphesiz kasıtlı olarak meydana geldiği durumları kapsadığını ancak sadece bu hususu ele almadığını göstermektedir göre sözleşmenin maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde numaralı fıkrada sadece kasten öldürmeye müsaade edilen durumlar değil taksirle ölüme yol açabilecek güç kullanımına izin veren durumlar da belirtilmektedir güç kullanımının a b veya c bentlerinde belirtilen amaçlardan biri söz konusu olduğunda mutlak zorunlu olması gerektiğini kabul etmektedir b no makbule kaymaz ve göre yaşam hakkı ile ilgili olarak yürütülen tüm soruşturmaların hapis ya da başka herhangi bir ceza ile sonuçlanması gibi mutlak bir zorunluluk bulunmamakla birlikte ulusal mahkemelerin devlet görevlilerinin ölüme yol açan ihmalkarlıkları sonucu başvuru numarası karar tarihi ortaya çıkan suçlar da dahil olmak üzere kişilerin yaşamlarını tehlikeye sokan suçların cezasız kalmasına müsaade etmemesi gerekir hukukun üstünlüğünün sağlanması ve kanuna aykırı eylemlere müsamaha gösterildiği izleniminin verilmemesi açısından bu durumun hayati önem taşıdığını kabul etmektedir kasap ve b no kamu görevlileri tarafından işlenen öldürme ve kötü muamele suçlarına ilişkin ulusal mahkemelerce tercih edilen uygun yaptırımlara önemli ölçüde saygı duyulması gerektiğini kabul etmektedir bununla birlikte eylemin ciddiyeti ile verilen ceza arasında bir orantısızlık olması durumunda kendisinin belirli bir değerlendirme gücüne sahip olması ve bu gibi durumlara müdahale edebilmesi gerektiğini ifade etmektedir külah ve e b no mustafa hacı dölek adlı bir kişinin askeri operasyon kapsamında evine gelen güvenlik görevlilerinden birinin silahını ele geçirmeye çalıştığı sırada meydana gelen arbedede göğsünden vurularak yaşamını yitirmesi olayında ilgili güvenlik görevlisi hakkında açılan kamu davası sonucunda hükmedilen hapis cezası ertelenmiştir somut olayın koşullarını dikkate alarak yaşam hakkının maddi ve usul yönünün ihlal edilmediğine karar vermiştir b no v