2. Hukuk Dairesi 2022/9010 E. , 2023/560 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı-karşı davacı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanu…
**2. Hukuk Dairesi 2022/9010 E. , 2023/560 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı-karşı davacı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-karşı davalı kadın vekili, dava dilekçesi ile özetle; kadının evlilikle birlikte eğitimini bırakıp çalışmaya zorlandığını, erkeğin evin ihtiyaçları ile ilgilenmediğini, kadının 2009 yılında MS hastası olması nedeniyle tedavilere başladığını, son senelerde tekerlekli sandalye kullandığını, bu süreçte erkeğin küfürler ettiğini, eve geç gelmeye yahut gelmemeye başladığını, başka kadınlarla ilişki kurduğunu, paralar talep ettiğini, arkadaş çevresine sevgilisi ile gittiğini, kızını ve damadını sevgilisi ile tanıştırmak istediğini, hastalığını ima ederek yakında ölürsün, bütün mallar benim olacak dediğini belirterek tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi gereğince evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın için aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 150.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, asıl kusurlu tarafın kadın olduğunu, eşi MS hastası olduğundan onun rahatı için ...'da ki muhasebe şirketini tasfiye ederek eşiyle birlikte ...'a taşındığını, ancak kadının, erkeğin arkadaşlarının, ailesinin yanında sürekli rencide edici laflar söyleyerek hakaret ettiğini, küçük gördüğünü, aşağıladığını, eşinin hastalığı nedeniyle yapılan davranışları alttan aldığını, kadının, erkeği evden kovduğunu, mal varlığı nedeniyle aşağıladığını, bir süre sonra tahammül edemeyince 2017 yılı Haziran ayında evden ayrıldığını, kendi şirketini tasfiye etmesi nedeniyle işsiz olduğunu belirterek, kadının davasının reddi ile kendi davasının kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi gereğince boşanmalarına, aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 250.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI