4. Hukuk Dairesi 2010/11808 E. , 2011/13062 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 16/08/2000 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/04/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... İnşaat ve Malz. İmalatı A.Ş, ..., ... mirasçıları vekili, duruşmasız olarak inc…
**4. Hukuk Dairesi 2010/11808 E. , 2011/13062 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 16/08/2000 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/04/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... İnşaat ve Malz. İmalatı A.Ş, ..., ... mirasçıları vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/12/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, davalılar tarafından inşa edilen binanın depremde yıkılması nedeni ile bina içinde bulunan davacılar desteğinin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, oğullarının ... 4 Sitesi içinde bulunan ... Disko’da sezonluk işçi olarak çalışırken 17.08.1999 günü meydana gelen depremde binanın enkazı altında kalarak yaşamını yitirdiğini ileri sürerek davalıların eksik malzeme kullanması, betonun kalitesizliği gibi nedenlerin yanında müteahhit ve TUS sorumlusu olarak da gerekli incelemeleri yapmamış olmalarından dolayı sorumlu olduklarını ileri sürerek uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir. Davalılar, zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulunmuşlar, esasa yönelik olarak yapının inşa edildiği günkü imar mevzuatına uygun olduğunu, imar ve iskan ruhsatları bulunduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, dava dilekçesi ile istenen bölüm yönünden olay tarihinden itibaren, ıslah ile artırılan bölüm yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte ödetilmesine, manevi tazminat isteminin ise bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir. Davacılar, maddi tazminat istemlerini ıslah dilekçesi ile artırmışlar, artırdıkları tutarlar içinde olay gününden başlatılarak faiz yürütülmesini istemişlerdir. Tazminat hukuku ilkeleri gereğince haksız eylemden doğan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda zarar olay gününde gerçekleştiğinden, istek bulunması durumunda, kabul edilecek tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, ıslah edilen miktarlara ıslah gününden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Somut olaya gelince, olayın meydana geliş biçimi, olay tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına takdir olunan manevi tazminat miktarları fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına, (3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına bozulmasına, (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle tarafların öteki temyiz itirazlarının reddine ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 825,00 TL durşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.