20. Ceza Dairesi 2016/8 E. , 2016/300 K. "" İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Ağır Ceza Mahkemesi 30.03.2015 tarih, 2014/214 esas ve 2015/43 karar Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi. A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu 30.03.2015 tarih, 2014/214 esas ve 2015/43 karar sayı ile sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir. Hüküm sanıklar …
**20. Ceza Dairesi 2016/8 E. , 2016/300 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Ağır Ceza Mahkemesi 30.03.2015 tarih, 2014/214 esas ve 2015/43 karar Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi. A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu 30.03.2015 tarih, 2014/214 esas ve 2015/43 karar sayı ile sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir. Hüküm sanıklar müdafileri ve sanık ... Uğurludural tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce 07.12.2015 tarihinde 2015/14903 esas ve 2015/4992 karar sayı ile sanıklar hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B) İTİRAZ NEDENLERİ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz yazısında; “... 1- Suç konusu uyuşturucu maddeler, Şarköy Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünün 14/08/2014 tarihli talebi üzerine Şarköy Sulh Ceza Mahkemesi'nin vermiş olduğu 14/08/2014 tarih ve 2014/25 değişik iş sayılı önleme araması kararı üzerine yapılan aramada ele geçirilmiştir. Soyut istihbari bilgiye ulaşan görevlilerin yapılan çalışmalar sırasında, ihbara konu araç ve araçta bulunan sanıkların üzerinde "adli arama" kararı olmadan sözü edilen önleme araması kararına istinaden aramalarında ve bunun sonucunda suç konusu uyuşturucu maddeleri ele geçirmelerinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmektedir. Zira Adli kolluk görevlilerinin, hangi hallerde emrinde çalıştıkları Cumhuriyet Savcısına derhal bilgi vereceklerini düzenleyen 5271 sayılı CMK'nın 161/2. maddesinde; "Adli kolluk görevlileri, el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri, emrinde çalıştıkları Cumhuriyet Savcısına derhal bildirmek ve bu Cumhuriyet Savcısının adliyeye ilişkin bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür." denilmektedir. Buna göre kolluk görevlilerinin henüz el koydukları olay, yakaladıkları kişiler ve uyguladıkları tedbirler yoktur ki, Cumhuriyet savcısına bilgi versinler, ellerinde sadece söz konusu soyut istihbari bilgi vardır. 15/04/2013 tarihli olay tutanağında da belirtildiği üzere, suç konusu maddeleri ele geçirmelerinden sonra Cumhuriyet savcısına bilgi vermişlerdir. Bilindiği üzere, istihbarı bilgi; duyum, söylenti, tahmin ve varsayıma dayanan, doğruluğu şüpheli bilgidir. Kaynağı belli bir kişiye ya da somut bir olguya dayanmadığı için, istihbarı bilginin tek başına delil değeri yoktur. Somut olaylara dayanmayan, soyut iddia, bilgi ve tahminler, adli soruşturmanın başlatılması için yeterli görülemez. Olay tutanağında alındığı belirtilen istihbari bilgi, başlangıç şüphesi oluşturacak nitelikte olmayıp "tehlike" boyutunda değerlendirilmesi gereken bir bilgi olduğu için, önleme arama kararı ile yapılan aramanın hukuka uygun olduğu düşünülmektedir.