6. Hukuk Dairesi 2009/10643 E., 2009/10361 K. 6. Hukuk Dairesi 2009/10643 E., 2009/10361 K. - HAKSIZ FESİH - KİRA SÖZLEŞMESİ - TAZMİNAT DAVASI- 5718 S. MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKIN... [ Madde 49 ] - 2675 S. MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKIN... [ Madde 33 ] "İçtihat Metni" Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin ed
6. Hukuk Dairesi 2009/10643 E., 2009/10361 K. **6. Hukuk Dairesi 2009/10643 E., 2009/10361 K.** **- HAKSIZ FESİH - KİRA SÖZLEŞMESİ - TAZMİNAT DAVASI**- 5718 S. MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKIN... [ Madde 49 ] - 2675 S. MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKIN... [ Madde 33 ] **"İçtihat Metni"** Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.Ö… … A… … ile davacı vekili Av.A… … R… … U… … geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 192.403.15 Dolar kira alacağı ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000 TL hor kullanma tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 01.10.2001 başlangıç tarihli sözleşme ile kiralananda kiracı olup kiralananda meydana gelen su sızıntısını bahane ederek kira sözleşmesini haksız şekilde feshedip kiralananı 18.05.2006 tarihinde tahliye ettiğini, feshin haksız olması ve kira süresinin henüz sona ermemesi nedeniyle sözleşme gereği 01.04.2006 tarihinde ödenmesi gereken bir yıllık kira parasından sorumlu olduğunu, ayrıca tahliyeden sonra mahkeme aracılığı ile yaptırılan tespitte kiralanan binada hasarlar ve olağan kullanım dışında verilen zararlar saptandığını belirterek, 192.403.15 Dolar kira parası ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000 TL hasar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın ABD hükümeti adına ABD Büyükelçiliği aleyhine açıldığını, elçiliklerin tüzel kişiliğinin bulunmadığını, yine Viyana Sözleşmesi'nin 22. maddesine göre, yabancı misyonun dokunulmazlığının bulunduğunu, aynı sözleşmenin 31.maddesine göre de diplomatik ajan kabul eden devletin medeni ve idari yargısından da bağışık olduğunu, davanın ABD aleyhine ve Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre açılması gerektiğini, davacının ise tam tersini yaparak ABD hükümeti adına ABD büyükelçiliğini hasım gösterdiğini, büyükelçiliğin temsil yetkisinin bulunmadığını, davanın esas yönünden de yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 24.04.2001 düzenleme, 01.10.2001 başlangıç ve 31.08.2010 bitim tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi davacı kiralayan adına vekili M… … D… … ve kiracı adına da ABD Büyükelçiliği temsilcisi satın alma görevlisi B… … A… … imzalamıştır. Sözleşme ile kiralananın kiracının Ankara'daki diplomatik teşkilatı ve uygun göreceği diğer amaçlar için kullanılacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 6. maddesinde de işbu kira sözleşmesini imzalayan kişinin ABD hükümetinin usulüne uygun şekilde görevlendirilmiş satın alma yetkilisi olduğunu, ABD hükümeti nam ve hesabına işbu mukaveleyi akdetmek için gereken tüm yetki ve salahiyetlere sahip olduğunu taahhüt ettiği belirtilmiştir. Davalının cevap dilekçesinden kiralanan binanın tamamının diplomatik temsilcilikte görev yapanları ve ailelerini bir arada barındırmak, güvenlik ve diğer ihtiyaçlarını bir arada görmek amaçlı olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Gerek sözleşme içeriği, gerek kullanım amacı itibariyle taraflar arasında kiralama amaçlı bir özel hukuk ilişkisi bulunmaktadır. 2675 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 33. maddesi ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 49. maddesi hükmüne göre yabancı devlete özel hukuk ilişkilerinden doğan hukuki uyuşmazlıklarda yargı muafiyeti tanınmaz ve bu gibi uyuşmazlıklarda yabancı devletin diplomatik temsilciliklerine tebligat yapılabilir. Diğer yandan Viyana Sözleşmesi'nin 22. maddesinde misyon binalarının dokunulmazlığının bulunduğunun ve 33.maddesinde diplomatik ajanın medeni ve idari yargıdan bağışık olduğu belirtilmekle birlikte aynı sözleşmenin 1 / i maddesinde misyon binası misyon şefinin ikametgahı dahil olmak üzere ve mülkiyete bakılmaksızın misyonun maksatları için kullanılan binalar veya bina bölmeleri ile bunlarla irtibatlı arazi olarak tanımlanmıştır. Davaya konu edilen kiralanan ise ne büyükelçilik binası ne de büyükelçi konutudur. Elçilik çalışanlarının lojman ihtiyacını karşılamak üzere kiralanmış ve kullanılmıştır. Yine sözleşme içeriğine göre kira sözleşmesi ABD hükümeti adına satın alma görevlisi tarafından imzalanmış, dava da ABD hükümeti adına ABD Büyükelçiliği hakkında açılmıştır. Tüzel kişiye karşı açılan bir dava tüzel kişinin yetki organı veya temsilcisi olmayan bir kişiye veya kuruluşa yöneltilirse dava bu nedenle ret edilmeyip davaya tüzel kişiye karşı devam edilir. Bir başka deyişle temsilcide yanılma davanın reddini gerektirmez.Yargılama sırasında ABD hükümeti vekili davaya katılmakla bu yöndeki eksiklik de giderilmiştir.Tüm bu düzenlemeler itibariyle davadaki uyuşmazlık hukuki ilişkinin niteliği gereği yargı muafiyeti bulunmayan yabancı devlet ile kiralayan arasındaki özel hukuk hükümlerine tabi kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkindir.Davada gerek diplomatik yönden, gerek husumet açısından davanın görülmesine engel bir durum söz konusu değildir. Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 625.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.