23. Hukuk Dairesi 2014/1825 E. , 2014/7542 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) 39. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04/12/2013 NUMARASI : 2012/231-2013/306 Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üz…
**23. Hukuk Dairesi 2014/1825 E. , 2014/7542 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) 39. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04/12/2013 NUMARASI : 2012/231-2013/306 Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2009/17677 E. sayılı takip dosyasında hazırlanan 17.09.2012 tarihli sıra cetvelinde ilk sırada pay ayrılan davalının hacizlerinin, sıra cetveline konu taşınmazların iki yıl içerisinde satışının istenmemesi nedeniyle düştüğünü, ayrıca takibe konu bonoların da esasen kredi sözleşmesinin teminatı olarak tanzim edildiğinden kambiyo senedi vasfını taşımadığını, davalı alacağını haricen borçludan tahsil ettiğinden bir alacağı da kalmadığını, bu nedenle davalıya pay ayrılmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin borçludan bir tahsilat yapmadığını, yasal süresi içerisinde mahcuzların satışını talep ederek satış avansını da yatırdıklarından hacizlerinin düşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalının icra takibine dayanak senetlerin kredi sözleşmesinin teminatı olduğu ve kambiyo senedi vasfını taşımadığı iddiasının ancak takip taraflarınca ileri sürülebileceği, davalının alacağını haricen tahsil ettiği iddiasının da ispatlanamadığı, davalının mahcuzlar üzerindeki haczinin düşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı yanca, davalının alacağının hem sırasına hem de esasına itiraz edildiğinde mahkemece, öncelikle sıraya itiraz nedenleri incelenip, sıraya itiraz yerinde görülmez ise alacağın esasına ilişkin itirazların incelenmesi gerekir. Somut olayda mahkemece böyle bir inceleme sırasına uyulmayarak hem sıraya hem de alacağın esasına yönelik itirazlar birlikte değerlendirilmiş ise de, alacağın sırasına ilişkin itirazın yerinde bulunmamış olmasına göre, alacağın esasına ilişkin itirazların incelenmesine geçilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.