8. Ceza Dairesi 2021/11265 E. , 2023/10697 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/113 E., 2016/345 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar ... ve ...'in yokluklarında kurulan hükümlerin bilinen son adresleri ve aynı zamanda MERNİS adresleri olan adreslerine MERNİS şerhi düşülmeksizin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince tebligat yapılması yerine, doğrudan
**8. Ceza Dairesi 2021/11265 E. , 2023/10697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/113 E., 2016/345 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar ... ve ...'in yokluklarında kurulan hükümlerin bilinen son adresleri ve aynı zamanda MERNİS adresleri olan adreslerine MERNİS şerhi düşülmeksizin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince tebligat yapılması yerine, doğrudan MERNİS şerhi düşülerek anılan Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşıldığından, sanıklar müdafii tarafından öğrenme üzerine yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu ve hukuken geçersiz olan temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak, sanıklar hakkında temyiz incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Buldan Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... 'ın temyiz isteği; 1. ... ödemelerini faturamatikten yaptığına, 2. Eylemin söz konusu iş yerini çalıştıran şahıs tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğine, 3. Diğer sanıkları tanımadığına, sanıklarla aralarında irtibat bulunmadığına, 4. Somut delil bulunmadığına, 5. Bilirkişi raporlarının lehine olduğuna, 6. Eksik araştırma ile karar verildiğine, 7. Suç vasfının yanlış tayin edildiğine, 8. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. B. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteği; Kararın hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanıkların mağdura ait kredi kartı bilgilerini ele geçirerek, adlarına kayıtlı telefon faturalarını ödemek suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 1. Sanıkların aşamalardaki savunmalarında birbirlerini tanımadıklarını ifade etmeleri, 21.01.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre de, sanık ... adına kayıtlı telefon ile sanık ... adına kayıtlı olmakla birlikte, sanık ... tarafından kullanıldığı anlaşılan telefon hatları arasında doğrudan bir bağlantının bulunmadığının bildirilmesi karşısında, sanık ...'in diğer sanık ... adına kayıtlı telefon faturasının mağdura ait kredi kartı ile ödenmesi fiiline iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanık hakkında şartların oluşmadığı halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık ...'in suça konu telefon hattını kendisinin kullandığını ikrar etmesi, dosyada mevcut bilirkişi ve uzmanlık raporlarında, sanık Selahatin tarafından kullanılan telefon hattı ile tanık H.M. adına kayıtlı telefon hattı arasında bağlantı bulunduğunun ve aynı İMEİ sahibi telefonların ortak kullanıldığının tespit edilmesi ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların, bozma sebebi dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin diğer temyiz itirazı reddedilmiştir. B. Sanık ... 'ın temyiz itirazları yönünden; 1. Sanığın aşamalarda diğer sanıkları tanımadığını, ... ödemelerini ''... Matik'' isimli iş yerinden nakit olarak ya da iş yerindeki çalışanları aracılığıyla yaptığını savunması, bilirkişi raporlarına göre de, diğer sanıklarla ve tanık H.M. adına kayıtlı telefon hattı ile doğrudan temasının tespit edilememesi karşısında, sanığın ... ödemelerini yaptığını savunduğu ''... Matik'' isimli iş yerinin olay tarihi itibarıyla akıbetinin araştırılması, iş yeri sahibi olduğunu belirttiği A.S.'nin ve olay tarihi itibarıyla çalışanları olduğunu ifade ettiği S.T. ve ... isimli şahısların tanık olarak beyanlarının alınmasından sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; sanıkların aşamalardaki savunmalarında birbirlerini tanımadıklarını ifade etmeleri, 21.01.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre de, sanık ... adına kayıtlı telefon ile sanık ... adına kayıtlı olmakla birlikte, sanık ... tarafından kullanıldığı anlaşılan telefon hatları arasında doğrudan bir bağlantının bulunmadığının bildirilmesi karşısında, sanık ... 'ın diğer sanık ... tarafından kullanılan hatta ait telefon faturasının mağdura ait kredi kartı ile ödenmesi fiiline iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanık hakkında şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanık ...'in tüm aşamalardaki savunmalarında, suça konu hattın kendi adına kayıtlı olmakla birlikte kardeşi olan sanık ... tarafından kullanıldığını savunması, sanık ...'in bu durumu doğrulaması, tanık Y.H.'in de beyanında suça konu hattı sanık ...'in kullandığını ifade etmesi karşısında, sanık ...'in atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A-1), (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli kararına yönelik sanık ... ile sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.