9. Ceza Dairesi 2023/3942 E. , 2023/4575 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı KARAR : Direnme Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/1456 Esas, 2022/1764 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 26.05.2022 tarihli ve 2021/19264 Esas, 2022/4988 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiğ
**9. Ceza Dairesi 2023/3942 E. , 2023/4575 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı KARAR : Direnme Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/1456 Esas, 2022/1764 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 26.05.2022 tarihli ve 2021/19264 Esas, 2022/4988 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2019 tarihli, 2019/793 Esas numaralı iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/209 Esas, 2019/516 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 33 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2020/622 Esas, 2020/1188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının bir ve üçüncü cümleleri, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Antalya Bölge Adliyesi Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.05.2022 tarihli ve 2021/19264 Esas, 2022/4988 Karar sayılı kararı ile özetle sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/1456 Esas, 2022/1764 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının bir ve üçüncü cümleleri, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.03.2023 tarihli ve 9-2023/22566 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle Mağdure beyanları ve doktor raporlarına göre sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle Tanıkların beyanlarının görgüye dayalı olmadığına, mağdurenin bakire olduğuna, olayın intikal şekli ve zamanı ile mağdurenin yan delillerle desteklenmeyen soyut ve çelişkili beyanları karşısında sanığın atılı suçu işlediği husunda delil bulunmadığına, kararın bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ''Dairemizce sanık ... \*\*\* hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair verilen karar yüksek Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından mağdurenin adli rapor ve tanık beyanlarıyla çelişen anlatımları, 05/09/2019 tarihli raporun düzenlenmesi sırasındaki beyanları, sanığın savunması kapsamı da dikkate alınarak mahkumiyet kararının yerinde olmadığı belirtilmiş isede; öncelikle sanığın soruşturma aşamasında mağdurenin kendisine iftira atma sebebi olarak " yengem anneme pansuman için yardımcı olmaz, yengem beni sevmez, bu sebeple yengem çocuğa bunları öğretmiş, anneme ben bakarım. Telefonumda pornografik hiçbir görüntü yoktur."şeklinde beyanda bulunmuş, ilk derece mahkemesince " anneme yeteri kadar bakamaması nedeniyle kendisiyle anlaşmazlığımız vardır. Bana bu nedenle iftira attıklarını düşünüyorum." şeklinde beyanda bulunmuş, dairemizce alınan beyanında "Yurda verilmesini teklif ettim" mağdure bu sebeple iftira atmıştır şeklinde aşamalarda beyanları çelişmiş, mağdure mevcut olaylarla ilgili okulda öğretmenlerine beyanda bulunması üzerine soruşturmaya başlandığı, mağdure ve ailesi tarafından doğrudan doğruya şikayette bulunulmamış olması sebebi ile sanığın iftira attığı yönündeki beyanlarının delillerle örtüşmemesi, mağdurenin amcası olan sanığın eylemleri ile ilgili deftere not tuttuğu yönündeki beyanı üzerine C.Savcısının emri üzerine mağdurenin AGO odasında bulunduğu esnada evine gidilerek defterin ele geçirilmiş olması, defterde mağdurenin cinsel istismar eylemleri ile ilgili ayrıntılı notlarının bulunması, sanığın mağdureye porno içerikli görüntü izletmediği ve telefonunda pornografik görüntü bulunmadığı yönündeki beyanlarının alınan teknik raporlarla çürütülmüş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında dairemizce verilen mahkumiyet kararına ilişkin kararın dosya kapsamı ile uyumlu olması sebebi ile bozma ilamına uyulmaması gerektiği dairemizce verilen kararda direnilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış mevcut deliller kapsamında; Sanık ... \*\*\*'ın mağdure ... \*\*\*'ın amcası olduğu, mağdure ... \*\*\*'ın okulda öğretmenine amcasının kendisine porno içerikli videolar izlettiğini, kendisi ile kalmasını ısrar ettiğini beyan etmesi üzerine soruşturmaya başlandığı, mağdurenin günlük notlarına el konulduğu ve burada mağdurenin cinsel ilişkiler ile ilgili bir sayfaya yakın notlar tuttuğu mağdurenin 05/12/2017 tarihli rapor kapsamından orta düzey mental retardasyon tanısı mevcut olmakla birlikte beyanlarına itibar edilebileceği açıkça belirtilmiş, her ne kadar mağdure kendisine karşı organ sokma eyleminin gerçekleştirildiğini bu eylemin uzun süre devam ettiğini, amcası olan sanığın krem sürmek suretiyle eylemlerini gerçekleştirdiğini beyan etmiş ise de, alınan doktor raporlarının mağdurenin bu yöndeki anlatımlarının doğrulamadığı ancak ihbar üzerine sanığın el konulan cep telefonu içerisinde porno içerikli görüntülerin ele geçtiği tüm bu hususlar birlikte dikkate alındığında mağdurenin anlatımlarının genel olarak doğru olduğu, ancak doktor raporu ile mağdurenin organ sokma fiiline maruz kalmadığı sonucuna varılmış olmakla şüpheden sanık faydalanır ilkesi dikkate alınarak sanığın eylemlerinin istismar boyutunda kaldığı sonucuna varılmış olmakla sanık ve müdafisinin istinaf talebinin kabulüne, AÇSHB vekilinin istinaf isteminin reddine, sanığın mağdureye karşı cinsel istismar suçunu işlediği hususunda tam bir vicdani kanaate varılmış olup, sanığın sübut bulan cinsel istismar eylemi sebebi ile alt sınırdan ceza tayini cihetine gidilerek aşağıdaki karar tesis edilmiştir.'' Şeklindedir. IV. GEREKÇE 1. Hafif derecede zeka geriliği tespit edilen mağdurenin aşamalarda adli rapor ve tanıkların beyanlarıyla çelişen anlatımları, 05.09.2019 tarihli raporun düzenlenmesi sırasındaki beyanları, sanığın aşamalarda atılı suçu işlemediğine yönelik savunması ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir. 2. Açıklanan gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Dairemizin 26.05.2022 tarihli ve 2021/19264 Esas, 2022/4988 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.