T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/290 Esas KARAR NO : 2025/1276 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2023 NUMARASI : 2021/45 Esas, 2023/123 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)|Marka (Manevi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 22/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/290 Esas KARAR NO : 2025/1276 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2023 NUMARASI : 2021/45 Esas, 2023/123 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)|Marka (Manevi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 22/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin en önemli markaları arasında yer alan ... markası manyetik kartın markası olma özelliğini taşıdığını, davalının müvekkili adına tescilli ... markasını meşru bağlantısı, sözleşmesi ve hukuka uygun amacı olmaksızın tamamen izinsiz ve tecavüz teşkil eder şekilde kullanıldığını, kendisine ait www.....com.tr uzantılı internet sitesinde ardından bu site üzerinden yaptığı satış ve pazarlama faaliyetlerinde gerçekleştiğini, tarafımızca, davalı şirkete ait internet sitesinde, müvekkil şirketi tescilli markası olan ... markasının kaynak kodunda toplam 8 kere kullanarak marka hakkının ihlal edildiği tespit edildiğini, bu durumumun markanın itibarına zarar verdiğini ve tüketici yanıltıldığını, davalının müvekkile hiçbir ticari ilişkisi ve meşru bağlantısı olmamasına karşın internet sitesinde http://www...com başlığı altında müvekkile ait ürünü tanıttığını ileri sürerek, davalı tarafından yapılan müvekkilinin marka hakkına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, ref'i ve devam edenler yönünden men'ine, şimdilik 5.000-TL maddi, 30,000-TL manevi tazminatın yasal faiz ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı firmanın Türkiye' de “..." marka ciplerini kullanan ilk şirketlerden olduğunu, müvekkili firmanın ... marka ürünleri yıllardan beri davacı firmanın yetkili satış kanallarından ithal ettiğini, bu hatiyle meşru bağlantısının olduğunun kabulü gerektiğini, davacı firmanın kendi internet sitesinde davalı müvekkil firmanın tanıtımı yapıldığını, talep edilen ürünü nitelendirme cins ismi bukımından “...” adı piyasada yıllardan beri yaygın şekilde kullanıldığını, nihai tüketiciye ulaşan ürünün içeriğini internet sitesinde paylaşmak kadar doğal bir şey bulunmadığını, bununla beraber davaya konu ... markası jenerik marka olduğunu, taklit ürün kullanımın söz konusu olmadığı gibi farklı marka ürünlerin müşterilerin taleplerine göre kullanılmakta olduğunu savunarak, davacının reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınanbilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markasının jenerik bir ibare olmadığı kanaatine varıldığı, ancak davalının bir dönem davacı firmanın yetkili satıcı olarak hizmet verdiği anlaşılmakla bu ibarenin markasal kullanıldığını bildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafın sunmuş olduğu e-tespit tutanağında www...net internet sitesinde ... A.Ş. nin firma bilgilerinin “... List (Kayıtlı satıcı)” olarak yayınlandığının tespitinin yapılmış olduğu, dava tarihi olan 25/10/2017 tarihinde davalının kullanımlarının SMK mad.152 hakkın tükenmesi kuralı uyarınca uygun olacağı sonucuna varıldığı, davacının markasının jenerik olmadığı, davalının bu durumdan haberdar olduğu, öte yandan davalının davacının kayıtlı satıcısı olduğu, bu ürünleri davacıdan veya davacının yetkili satıcılarından aldığı noter tespit tutanağı ile sabit olduğundan ... ürünlerini tanıtıcı bilgiler kullanmasının dürüstlük kuralına aykırı olmayacağı gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine dair karar verilmiştir. s İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; her ne kadar davalının müvekkil şirketin kayıtlı satıcısı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davalının müvekkil şirket sistemine işbu dava tarihinden sonra kaydolduğunu, dava konusu kullanımların gerçekleştirdiği dönemde müvekkil şirketin kayıtlı ya da yetkili satıcısı olmadığından marka hakkının tükenmesinden söz edilemeyeceğini, kayıtlı satıcı kavramının ... markasının kullanımına ilişkin lisans hakkı sağlamadığını, dosya içerisindeki faturalar yönünden eksik inceleme yapıldığını, dosyada yer alan faturaların 2007,2010 ve 2011 yıllarına ait olduğunu, davanın 2017 tarihli olduğunu, faturalarda yer alan ... ... Ltd isimli firmanın ise müvekkilin yetkili satıcısı dahi olmadığını, davalının müvekkil şirketten satın aldığı hiçbir ürün bulunmamadığını, davalının da bu yönde bir iddiasının olmadığını, ilgili faturalarda açıklama olarak ... markasının olmadığını bilirkişilerce faturaların içeriğinin direkt olarak doğru kabul edilerek, araştırma yapılmadan karar verildiğini, eksik inceleme sonucu verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, ref'i ve tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 01/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; ... ibaresinin jenerik olmadığı, davalının bir dönem davacı firmanın yetkili satıcı olarak hizmet verdiğinden, bu ibarenin markasal kullanıldığını bildiği, bu kapsamda davalı kullanımlarının davacının marka hakkına SMK mad.29 ve 7 kapsamında tecavüz oluşturabileceği, davalı tarafından sunulan deliller neticesinde dava tarihinde davalının davacının kayıtlı satıcısı olduğu, bu ürünleri davacıdan veya davacının yetkili satıcılarından aldığının kabulu halinde SMK mad.152 hakkın tükenmesi uyarınca davalı kullanımlarının marka hakkının kapsamı dışında kalacağı, ürünlerini tanıtıcı bilgiler kullanmasının dürüstlük kuralına aykırı olmayacağı belirtilmiştir. Rapora karşı davacı vekili itiraz dilekçesinde davalının ne dava tarihinde ne de dava konusu kullanımları gerçekleştirdiği dönemde davacı şirketin kayıtlı satıcısı olmadığını, davanın açılmasından sonra 25/01/2018 tarihinde sisteme kayıt yaptırdığını, davalının delil olarak dayandığı 2007, 2010 ve 2011 yıllarına ait, dava dışı üçüncü kişiler tarafından düzenlenen faturaların hiçbirisin davacı şirket tarafından düzenlenmediğini, bu faturaları düzenleyen ... ... Ltd isimli firmanın davacı şirketin yetkili satıcısı olmadığını ileri sürmüştür.Davalı tarafın ibraz ettiği Sarıyer 2. Noterliğinin 12/02/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı e-tespit tutanağında www...net internet sitesinde ... A.Ş.'nin firma bilgilerinin “... List (Kayıtlı satıcı) olarak yayınlandığı tespit edilmiştir. Dava, söz konusu tespit yapılmasından önce 25/10/2017 tarihinde açılmış olup, davacı vekili davalının dava açıldıktan sonra kayıtlı satıcı olarak sisteme kaydolduğunu ileri sürerek, bir kısım ekran görüntüleri ibraz etmiştir. Bu durumda davacı vekilinin hükme esas alınan 01/12/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı; davalının davanın açılmasından sonra davacının kayıtlı satıcı sitemine dahil olduğu, davalının ibraz ettiği 2007, 2010 ve 2011 yıllara ait faturaların eski tarihli olduğu ve bu faturaların davacının yetkili satıcısı tarafından düzenlenmediği iddialarını içeren ciddi itirazları karşılanmadan davanın esastan karara bağlanması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, 2- İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/05/2023 gün ve 2021/45 Esas, 2023/123 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 200,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.369,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.22/10/2025