8. Ceza Dairesi 2018/7665 E. , 2019/4057 K. "" Mala zarar verme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1, ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2017 tarihli ve 2016/806 esas, 2017/399 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 5237 sayılı Kanun’un 21. maddesinin 2. fıkrasının; “Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngör…
**8. Ceza Dairesi 2018/7665 E. , 2019/4057 K.** **"İçtihat Metni"** Mala zarar verme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1, ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2017 tarihli ve 2016/806 esas, 2017/399 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 5237 sayılı Kanun’un 21. maddesinin 2. fıkrasının; “Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâli” şeklinde olduğu, fıkra gerekçesinde ise; “Olası kast durumunda suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşebileceği öngörülmesine rağmen, kişi fiili işlemektedir. Diğer bir deyişle, fail unsurların meydana gelmesini kabullenmektedir.” şeklinde olası kastın uygulanma şartlarının belirlendiği, 5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesinde “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi” şeklinde taksirin tanımlandığı nazara alındığında, Somut olayda; olay günü sanığın kepçe ile çalışma yaptığı sırada, müştekinin yetkilisi olduğu doğalgaz boru hattını patlattığı ve gaz kaçağına sebebiyet verdiği, sanığın olası kastla hareket ettiğinden söz etmenin mümkün bulunmadığı, ancak sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne uymayarak söz konusu boru hattına zarar verdiği olayla ilgili olarak en azından taksirle hareket ettiği kabul edilmesi gerektiği, mala zarar verme suçunun ise taksirle işlenemeyeceği cihetle, sanığın beraatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30.05.2018 gün ve 2689 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2018 gün ve KYB/2018...48927 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Mala zarar verme suçunun kasten veya olası kast ile işlenebileceği, taksirle işlenmesinin mümkün olmadığı, olası kastla mala zarar verme suçunun işlenebilmesi için, sanığın gerçekleşmesi muhtemel sonuçları öngörmesine rağmen bu sonuçları kabullenmesi, neticenin gerçekleşmesine aldırmaması ve eylemine "olursa olsun" bilinciyle devam etmesi gerektiği, taksir de ise kendi yetenekleri, algılama gücü, tecrübeleri, bilgi düzeyi ve içinde bulunduğu koşullar altında objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olması, ancak neticenin istenmemesine rağmen sonucun meydana gelmesi gerektiği,