TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR KADİR AKBA Ş BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/29811) Karar Tarihi: 30/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/29811 Karar Tarihi :30/6/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : Cafiye Ece YALIM Başvurucu : Kadir AKBA Ş Vekili : Av. Alpcan U ğur AĞARTAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, beyanlar ı mahkûmiyete belirleyici olarak esas al ınan tan ıklar ın kovuşturma
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR KADİR AKBA Ş BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/29811) Karar Tarihi: 30/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/29811 Karar Tarihi :30/6/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : Cafiye Ece YALIM Başvurucu : Kadir AKBA Ş Vekili : Av. Alpcan U ğur AĞARTAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, beyanlar ı mahkûmiyete belirleyici olarak esas al ınan tan ıklar ın kovuşturma aşamas ında sorgulanmalar ına imkân verilmemesi nedeniyle tan ık sorgulama veya sorgulatma hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 20/7/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/29811 Karar Tarihi :30/6/2020 3 8. İran uyruklu mü ştekiler M.R. ve S.M., turist olarak İstanbul'da bulunduklar ı sırada kendisini A. olarak tan ıtan bir şahıs yanlar ına gelip Farsça konu şarak çay içmek üzere müştekileri J. isimli bir bara götürmü ştür. J. isimli barda yüklü bir hesap gelmesi üzerine müştekiler hesaba itiraz etmi ş ve hesap konusunda tart ışma ç ıkm ıştır. Daha sonra mü ştekiler başvurucunun da aralar ında bulundu ğu diğer san ıklar ın gelerek kendilerini tartaklad ıklar ını, tehdit edip ceplerindeki paralar ı çıkarmalar ını sağlad ıklar ını, paralar ı al ıp kendilerini d ışarı attıklar ını iddia ederek şikâyetçi olmu şlard ır. 9. Müştekiler M.R. ve S.M.nin 2/4/2015 tarihinde Beyo ğlu İlçe Emniye t Müdürlüğünde tercüman oldu ğu belirtilen S.K. e şliğinde beyanlar ı al ınm ıştır. Müştekiler beyanlar ında J. İsimli barda ba şvurucunun üstlerini arayarak ceplerindeki paralar ı çıkar ıp masaya koydu ğunu, başvurucunun kendilerini sarst ığını, elleri ile duvara iterek tartaklad ığını, karakolda şikâyetçi olduklar ını, polisler ile mekâna dönerek ba şvurucuyu gösterdiklerini belirtmişlerdir. 10.İstanbul Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca (Savc ılık) başvurucu hakk ında soruşturma başlatılm ış, başvurucunun ifadesi al ınm ıştır. Başvurucunun İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliğince al ınan 2/4/2015 tarihli ifadesi şöyledir: "...Ben suça konu lokantada garsonum, iddia edildi ği gibi bir olay ya şanmad ı, müştekileri tan ıyorum, işyerimize mü şteri olarak geldiler, yediler içtiler, ücretini ödeyip, ayr ıldılar. Sonra neden bu şekilde iftirada bulundular bilmiyorum, iddia edildi ği gibi biz paralar ını zorla almad ık, buna ili şkin güvenlik kamera kay ıtlar ı savc ılığa sunulacakt ır, at ılı suçlamalar ı kabul etmiyorum ... 11. Savc ılık 3/10/2015 tarihli ve 2015/3142 say ılı iddianame ile ba şvurucu hakk ında yağma suçunu i şlediği iddias ıyla kamu davas ı açm ıştır. Başvurucunun İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) al ınan 16/2/2016 tarihli ifadesi şöyledir: "...Ben olayla ilgili sulh ceza hakimli ğinde savunmam ı yapm ıştım, ayn ısını tekrar ediyorum. Ben suç tarihinde ismi geçen barda garson olarak çal ışıyordum. Müştekiler e hesab ı ben götürdüm. Kendi r ızalar ıyla hesab ı ödediler ancak bardan bayanlar ı dışarıya çıkarmak istediler. Müsaade etmedik. Bu nedenle bizi şikayet etmi şler. İddia edildi ği gibi zorla müştekilerden 100 TL ve 700 Dolar alm ış değiliz, suçsuzum..." 12. Kovu şturma aşamas ında müştekilerin beyanlar ı al ınmam ıştır. Mahkemece müştekilerin beyanlar ının al ınmama sebebi tart ışılmad ığı gibi başvurucunun da mü ştekilerin beyanlar ının al ınmas ı yönünde herhangi bir talepleri olmam ıştır. 13.İstanbul 6. A ğır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 29/12/2016 tarihli karar ıyla başvurucunun mü ştekilere yönelik ya ğma suçundan ayr ı ayr ı 4 y ıl 7 ay hapis cezas ına mahkûmiyetine karar verilmi ştir. Karar ın ilgili k ısımlar ı şöyledir: "...San ıklar ın eyleme bizzat kat ıldıklar ı, [J.] isimli bara bir şekilde ikna etmek suretiyle getirilen ma ğdurlar ı baştan itibaren ya ğma saiki ile hareket ederek getirilen içki vs. Ücretleri a şırı fahiş göstermek istemedikleri içkileri servis edilmi ş ve arada hukuki ihtilaf varm ış görüntüsü vermek suretiyle gerçek amaçlar ını gizlemek suretiyle cebir ve tehditle üzerlerinde bulunan paralar ı ald ıklar ı, [M.Y.] ve [K.A.n ın](başvurucu) bizzat zo r kullanarak ma ğdurlar ın üzerlerini arad ıklar ı, ceplerini bo şaltt ıklar ı ve tehdit ettikleri sanık [H.Ç.nin] işletmeci pozisyonunda olup daha sonra ma ğdurlar ın polise gitmemeleri için 200 Başvuru Numaras ı: 2017/29811 Karar Tarihi :30/6/2020 4dolar paralar ını iade eden ki şi olduğu, olay tutana ğı, mağdur beyan ı, teşhis tutana ğı, yukar ıda belirtilen deliller ve tüm dosya kapsam ından eylemin birden fazla ki şiyle birlikte işyerinde ya ğma suçunu olu şturduğu subut bulmu ş, san ıklar savunmalar ında her ne kadar suçlamay ı kabul etmeseler ve kamera kay ıtlar ını soruşturma aşamas ında dosyay a sunacaklar ını beyan etmi ş iseler de kamera kay ıtlar ını dosyaya sunmad ıklar ı, tevil yoll u olay ı doğrulad ıklar ı, aradaki meseleyi hukuki ihtilaf gibi göstermeye çal ıştıklar ı, dolay ısıyla oluşa ve dosya içeri ğine ayk ırı savunmalar ına itibar edilmemi ş, işlenen fiilin a ğırlığıyla orant ılı olacak şekilde suçun i şleniş biçimi, kullan ılan araçlar, suçun i şlendiği zaman v e yer, suç konusunun önem ve de ğeri, oluşan zarar, tehlikenin a ğırlığı, kast ın ağırlığı, güdülen amaç ve saik dikkate al ınarak her iki ma ğdura yönelik gerçekle ştirilen eyle m nedeniyle TCK 43/3 maddesi uyar ınca ayr ı ayr ı cezaland ırılmalar ına karar verilmi ştir..." 14. Başvurucu; mü ştekilere soru sorma hakk ının k ısıtland ığını, an ılan karara kar şı müştekilerin atf ı cürüm niteli ğindeki beyanlar ı d ışında delil olmad ığını, müştekilerin beyanlar ının gerçekte tercüman olmayan bir şahıs eşliğinde al ındığını, teşhis işlemini n usulsüz oldu ğunu belirterek karara kar şı istinaf kanun yoluna ba şvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi (Daire) 5/5/2017 tarihinde istinaf ba şvurusunun esastan reddine karar vermi ştir. 15. Başvurucu nihai karar ı 23/6/2017 tarihinde ö ğrenmiştir. 16. Başvurucu 20/7/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 17. 4/12/2014 tarihli ve 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu nun Doğrudan soru yöneltme kenar başlıklı 201. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: Cumhuriyet savc ısı, müdafi veya vekil s ıfat ıyla duruşmaya kat ılan avukat; san ığa, kat ılana, tan ıklara, bilirki şilere ve duru şmaya çağrılmış diğer kişilere, duru şma disiplinine uygun olarak do ğrudan soru yöneltebilirler. San ık ve kat ılan da mahkeme ba şkan ı veya hâkim arac ılığı ile soru yöneltebilir. Yöneltilen soruya itiraz edildi ğinde sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmedi ğine, mahkeme ba şkan ı karar verir. Gerekti ğinde ilgilile r yeniden soru sorabilir. 18. 5271 say ılı Kanun un Delillerin ortaya konulmas ı ve reddi kenar başlıklı 206. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı şöyledir: Cumhuriyet savc ısı ile san ık veya müdafii birlikte r ıza gösterirlerse, tan ığın dinlenmesinden veya ba şka herhangi bir delilin ortaya konulmas ından vazgeçilebilir. 19. 5271 say ılı Kanun un Duruşmada okunmas ı zorunlu belge ve tutanaklar kenar başlıklı 209. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: Naip veya istinabe yoluyla sorgusu yap ılan san ığa ait sorgu tutanaklar ı, naip vey a istinabe yoluyla dinlenen tan ığın ifade tutanaklar ı ile muayene ve ke şif tutanaklar ı gibi deli l olarak kullan ılacak belgeler ve di ğer yaz ılar, adlî sicil özetleri ve san ığın kişisel v e ekonomik durumuna ili şkin bilgilerin yer ald ığı belgeler, duru şmada okunur. Başvuru Numaras ı: 2017/29811 Karar Tarihi :30/6/2020 520. 5271 say ılı Kanun un Duruşmada okunmayacak belgeler kenar ba şlıklı 210. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: Olay ın delili, bir tan ığın aç ıklamalar ından ibaret ise, bu tan ık duruşmada mutlak a dinlenir. Daha önce yap ılan dinleme s ıras ında düzenlenmi ş tutanağın veya yaz ılı bir açıklaman ın okunmas ı dinleme yerine geçemez. 21. 5271 say ılı Kanun un Duruşmada okunmas ıyla yetinilebilecek belgeler kenar başlıklı 211. maddesi şöyledir: (1) a) Tan ık veya san ığın suç orta ğı ölmüş veya ak ıl hastal ığına tutulmu ş olur vey a bulunduğu yer öğrenilemezse, b) Tan ık veya san ığın suç orta ğının duruşmada haz ır bulunmas ı, hastal ık, malûllük veya giderilmesi olana ğı bulunmayan ba şka bir nedenle belli olmayan bir süre için olanakl ı değilse, c) İfadesinin önem derecesi itibar ıyla tan ığın duruşmada haz ır bulunmas ı gerekli say ılmıyorsa, Bu kişilerin dinlenmesi yerine, daha önce yap ılan dinleme s ıras ında düzenlenmi ş tutanaklar ile kendilerinin yazm ış olduğu belgeler okunabilir. (2) Cumhuriyet savc ısı, kat ılan veya vekili, san ık veya müdafii birinci f ıkrada belirtilenlerin d ışında kalan tutanaklar ın okunmas ına birlikte r ıza gösterebilirler. 22. 5271 say ılı Kanun un Delilleri takdir yetkisi kenar ba şlıklı 217. maddesi şöyledir: (1) Hâkim, karar ını ancak duru şmaya getirilmi ş ve huzurunda tart ışılmış deliller e dayand ırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir. (2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmi ş her türlü delille ispat edilebilir. B. Uluslararas ı Hukuk 1. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi 23. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) Adil yarg ılanma hakk ı kenar başlıklı 6. maddesinin (3) numaral ı fıkras ının (d) bendi şöyledir: "Bir suç ile itham edilen herkes a şağıdaki asgari haklara sahiptir: (...) d) İddia tan ıklar ını sorguya çekmek veya çektirmek, savunma tan ıklar ının da iddi a tan ıklar ıyla ayn ı koşullar alt ında davet edilmelerinin ve dinlenmelerinin sağlanmas ını istemek;" Başvuru Numaras ı: 2017/29811 Karar Tarihi :30/6/2020 62. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi İçtihad ı 24. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine (A İHM) göre ulusal hukuktaki nitelemeye bak ılmaks ızın tan ık kavram ının Sözleşme kapsam ında özerk bir anlam ı vard ır (Damir Sibgatullin/Rusya , B. No: 1413/05, 24/4/2012, 45). Bu kavram duruma göre suç ortaklar ını (Trofimov/Rusya , B. No: 1111/02, 4/12/2008, 37), ma ğdurlar ı (Vladimir Romanov/Rusya, B. No: 41461/02, 24/7/2008, 7, 97) ve bilirki şi tan ıklar ını (Doorson/Hollanda, B. No: 20524/92, 26/3/1996, 81, 82) kapsayabilir. Bu bak ımdan duru şmada ister okunsun ister okunmas ın ifadeleri mahkeme önünde bulunan ve mahkeme taraf ından dikkate al ınan kişiler, Sözleşme nin 6. maddesinin (3) numaral ı fıkras ının (d) bendi bak ımından tan ık olarak kabu l edilmektedir ( Kostovski/Hollanda [GK], B. No: 11454/85, 20/11/1989, 40). 25.AİHM, duru şma salonunda bulunmayan tan ıklar ın beyanlar ının mahkûmiyet hükmüne esas al ındığı bir yarg ılaman ın adilliğini değerlendirirken iki hususa vurgu yapmaktad ır. AİHM ilk olarak tan ığın duruşmaya kat ılmamas ı için geçerli nedenlerin olup olmad ığını incelemektedir. İkinci olarak -makul bir gerekçenin oldu ğu durumda bile- san ığın sorgulama imkân ına sahip olmad ığı bir tan ık taraf ından verilen ifadenin hükmün dayand ığı tek veya belirleyici temel olup olmad ığını değerlendirmektedir. Hükmün büyük ölçüde veya yaln ızca bu nitelikteki tan ığın ifadesine dayanmas ı durumunda yarg ılamalar detayl ı incelemelere tabi tutulmal ıdır (Al-Khawaja ve Tahery/Birle şik Krall ık [BD], B. No: 26766/05, 22228/06, 15/12/2011, 119, 147; Cevat Soysal/Türkiye, B. No: 17362/03, 23/9/2014, 75). 26. AİHM, yukar ıda bahsi geçen ilkelere ek olarak Sözle şme nin 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı ve ayn ı maddenin (3) numaral ı fıkras ının (d) bendinin san ığa aleyhte ifade veren tan ığın beyanlar ına veya tan ık ifadesinin al ındığı sırada ya da yarg ılaman ın daha sonraki bir a şamas ında itiraz imkân ı tan ınmas ı gerektiğini kabul etmektedir ( Van Mechelen ve diğerleri/Hollanda , B. No: 21363/93..., 23/4/1997, 51; Lüdi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/6/1992, 49; Hümmer/Almanya, B. No: 26171/07, 19/7/2012, 38). V.İNCELEME VE GEREKÇE 27. Mahkemenin 30/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Adil Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 28. Başvurucu; beyanlar ı mahkûmiyet karar ına esas al ınan mü ştekilerin dinlenmedi ğini, tan ık s ıfat ıyla duruşmada sorgulanamad ığını belirterek adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 29. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." Başvuru Numaras ı: 2017/29811 Karar Tarihi :30/6/2020 730. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun iddialar ının adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki tan ık sorgulama hakk ı yönünden incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden31. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönündeni. Genel İlkeler 32. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında; herkesin yarg ı organlar ına davac ı ve daval ı olarak ba şvurabilme ve bunun do ğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yarg ılanma hakk ı güvence alt ına al ınm ı ştır. Anayasa'n ın 36. maddesine adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil yarg ılama hakk ının madde metnine dâhil edildi ği vurgulanm ıştır. Nitekim Sözle şme'nin 6. maddesinin (3) numaral ı fıkras ının (d) bendinde bir suç ile itham edilen herkesin iddia tan ıklar ını sorguya çekme hakk ının olduğu belirtilmi ştir. Dolay ısıyla Anayasa n ın 36. maddesinde düzenlenen adil yarg ılanma hakk ının tan ık sorgulama hakk ını da kapsad ığının kabul edilmesi gerekir ( Serdar Batur , B. No: 2014/15652, 24/5/2018, 41). 33. Anayasa Mahkemesi birçok karar ında tan ık kavram ını özerk olarak yorumlam ış ve tan ığın san ığa isnat edilen fiil hakk ında bilgi veren herhangi bir ki şi olabilece ğini ifade etmiştir. Bu ba ğlamda suçun i ştirak edeni, olay ın mağduru, şikâyetçi (mü şteki), devleti n görevlendirdi ği gizli/gizli olmayan soru şturmac ı da tan ık olabilir ( Selçuk Demir , B. No: 2014/9783, 22/1/2015, 35). 34. Anayasa Mahkemesi, benzer iddialar ın ileri sürüldü ğü başvurulara ili şkin olarak birçok karar ında tan ık sorgulama hakk ı ile ilgili ilkeleri belirlemi ştir. Buna göre bir ceza yarg ılamas ında san ığın aleyhine olan tan ıklar ı sorguya çekme veya çektirme hakk ı vard ır. Hakk ında gerçekle ştirilen ceza yarg ılamas ı sürecinde san ığın tan ıklara soru yöneltebilmesi, onlarla yüzle şebilmesi ve tan ıklar ın beyanlar ının doğruluğunu s ınama imkân ına sahip olmas ı adil bir yarg ılaman ın yap ılabilmesi bak ımından gereklidir. Di ğer yandan bir mahkûmiyet -sadece veya belirleyici ölçüde- san ığın soruşturma veya yarg ılama aşamas ında sorgulama veya sorgulatma imkân ı bulamad ığı bir kimse taraf ından verilen ifadelere dayand ırılm ış ise san ığın haklar ı Anayasa'n ın 36. maddesindeki güvencelerle ba ğdaşmayacak ölçüde kısıtlanm ış olur ( Atila Oğuz Boyal ı, B. No: 2013/99, 20/3/2014, 34-56; Az. M ., B. No: 2013/560, 16/4/2015, 46-67; Levent Yanl ık, B. No: 2013/1189, 18/11/2015, 67-77; İsmet Özkorul, B. No: 2013/7582, 11/12/2014, 44, 45). 35. Somut bir yarg ılama öncesinde veya haricinde elde edilen tan ık ifadelerinin delil olarak kabulünün yarg ılaman ın adilliğine zarar verip vermedi ğini değerlendirmek için iki aşamal ı bir test uygulanmal ıdır. İlk olarak tan ığın mahkemede haz ır edilmemesi geçerli bir nedenin mevcudiyetine dayanmal ıdır. İkinci olarak ise okunmas ıyla yetinilen ifadenin karara götüren tek ya da belirleyici kan ıt olmas ı hâlinde savunma haklar ının adil yarg ılanman ın gerekleriyle ba ğdaşmayacak ölçüde s ınırland ırılıp s ınırland ırılmad ığına bak ılacakt ır (Abdurrahim Balur , B. No: 2013/5467, 7/1/2016, 80). Başvuru Numaras ı: 2017/29811 Karar Tarihi :30/6/2020 836. Nitekim bu anayasal gereklilikler ilgili usul kanunlar ında da belirtilmi ştir. 5271 say ılı Kanun un 210. maddesinin (1) numaral ı fıkras ına göre de olay ın delili bir tan ığın açıklamalar ından ibaret ise bu tan ık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yap ılan dinleme sıras ında düzenlenmi ş tutanağın veya yaz ılı bir aç ıklaman ın okunmas ı dinleme yerine geçemez. Yarg ılama konusu olayla ilgili sadece bir tan ığın beyan ından başka bir delilin bulunmad ığı hâllerde bu tan ığın duruşmada mutlaka dinlenilmesi gerekti ği ifade edilerek doğrudan doğruyal ık ilkesine aç ık bir vurgu yap ılm ıştır. Dolay ısıyla olay ın tek delilinin bir tan ığın aç ıklamalar ından ibaret olmas ı hâlinde 5271 say ılı Kanun un 211. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı uyar ınca, bu tan ığın duruşmada dinlenmesi yerine önceki beyanlar ının okunmas ı ile yetinilebilmesi mümkün de ğildir ( Az. M. , 58). ii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 37. Somut olayda mü ştekiler; M.R. ve S.M. ba şvurucunun garson olarak çal ıştığı barda yüklü bir hesap gelmesi üzerine hesaba itiraz ettiklerini, ba şvurucunun di ğer san ıklarla birlikte kendilerini tartaklayarak tehdit edip ceplerindeki paralar ı çıkarmalar ını sağlad ıklar ını, paralar ı al ıp kendilerini d ışarı att ıklar ını iddia ederek şikâyetçi olmu şlard ır. Müştekiler beyanlar ında ayr ıca polisler ile birlikte olay ın gerçekle ştiği bara geri döndüklerini, kendilerini ölümle tehdit ederek paralar ını zorla alan ba şvurucunun da aralar ında bulundu ğu şahıslar ı gösterdiklerini belirtmi şlerdir. Kolluk taraf ından ayn ı gün mü ştekilerin beyanlar ına göre Olay, Yakalama, Te şhis Tutana ğı düzenlenmi ştir. Müştekilerin beyanlar ı tercüman olarak belirtilen S.K. e şliğinde kolluk kuvvetleri taraf ından al ınm ış, ilerleyen a şamalarda müştekilerin ba şkaca beyan ına başvurulmam ıştır. Başvurucu ve di ğer san ıklar hakk ında yağma suçundan kamu davas ı aç ılm ıştır. Mahkeme, yarg ılama sonucunda ba şvurucuyu yağma suçundan mahkûm etmi ştir. Mahkûmiyet karar ı müştekilerin kollukta vermi ş olduğu beyanlar ına dayanmaktad ır (bkz. 13). 38. Tan ığın san ığa isnat edilen fiil hakk ında bilgi veren herhangi bir ki şi olabileceğine yönelik yukar ıdaki aç ıklamalar dikkate al ındığında (bkz. 33) mahkûmiyet karar ının dayand ırıldığı müştekiler MR. ve S.M. bundan böyle tan ık olarak an ılacakt ır. 39. UYAP üzerinden yap ılan inceleme ile ba şvuru formunun ve ekinde yer verilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde Mahkemece yap ılan yarg ılama s ıras ında başvurucu aleyhinde beyanda bulunan tan ıklar ın dinlenmesine yönelik davetiye çıkar ılmad ığı, Mahkemenin tan ıklar ı duruşmada dinlemedi ği, tan ıklar ın duruşmada neden dinlenmedi ği hususunda herhangi bir gerekçe de göstermedi ği anlaşılmaktad ır. Tan ıklar ın duruşmada dinlenmemesinin geçerli bir nedeninin bulunup bulunmad ığı Mahkemece belirtilmeyerek tan ık sorgulama imkân ından yararland ırılmamas ının gerekçelendirilmesi yükümlülüğü somut olayda kamu makamlar ı taraf ından yerine getirilmemi ştir. 40. Öte yandan tan ığın duruşmada dinlenmemesi hususunda makul bir gerekçe gösterilmemi ş olmas ı adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılabilmesi bak ımından tek ba şına yeterli de ğildir. Bu nedenle tan ığın duruşmada dinlenmemi ş ve başvurucu taraf ından sorgulanmam ış olmas ının genel olarak yarg ılaman ın hakkaniyetini zedeleyip zedelemedi ği de belirlenmelidir. Bu ba ğlamda mahk ȗmiyet hükmünün yaln ızca veya büyük ölçüde san ığın sorgulama imkân ına sahip olmad ığı bir tan ık taraf ından verilen ifadeye dayal ı olup olmad ığı önem taşımaktad ır. Ayr ıca hükmün yaln ızca veya büyük ölçüde san ığın sorgulama imkân ına sahip olmad ığı bir tan ık taraf ından verilen ifadeye dayanmas ı durumunda savunma taraf ına dengeleyici güvenceler sa ğlayan bir usulün takip edilip edilmediği, karşıt dengeleyici imkânlar tan ınıp tan ınmad ığı tespit edilmelidir ( Onur Urbay , B. No: 2014/6222, 6/3/2019, 40). Başvuru Numaras ı: 2017/29811 Karar Tarihi :30/6/2020 941. Somut olayda gerekçeli karar incelendi ğinde tan ıklar ın soruşturma evresinde başvurucu aleyhine verdi ği ifadelere dayan ılarak başvurucu hakk ında mahkûmiyet karar ı verildiği anlaşılmaktad ır. Dolay ısıyla an ılan tan ıklar ın ifadesinin mahkûmiyet hükmünün kurulmas ında tek olmasa da belirleyici olduğu anlaşılmaktad ır (bkz. 10). 42. Başvurucu, tan ıklar ın beyanlar ının belirleyici delil olmas ına rağmen dinlenmedi ğini belirterek mahkûmiyet karar ına karşı istinaf yoluna ba şvurmuş; Daire, başvurucunun istinaf dilekçesinde bildirdi ği bu itirazlarla ilgili bir de ğerlendirme yapmaks ızın istinaf ba şvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermi ştir. 43. Başvurucu, tan ıklar ın beyanlar ını kabul etmeyerek tan ığın beyan ının güvenilirli ği konusundaki şüphelerini dile getirmi ştir. Mahkemece tan ık beyan ının güvenilirli ği hususunda ba şvurucudaki şüphenin giderilmedi ği anlaşılmaktad ır. Dolay ısıyla somut olayda duru şmada dinlenmeyen tan ığın ifadesine dayan ılarak mahkûmiyet hükmü kurulmas ının bir bütün olarak yarg ılaman ın hakkaniyetini zedeledi ği sonucuna ulaşılmaktad ır. 44. Sonuç olarak ba şvurucuya beyanlar ı mahkûmiyette belirleyici ölçüde esas alınan tan ığı sorgulama veya sorgulatma imkân ı verilmedi ğinden ba şvurucunun tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. B. Diğer İhlal İddialar ı Yönünden 45. Başvurucunun tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildi ğine karar verildi ğinden usulsüz te şhis işlemi yap ıldığını, sahte tercüman kullan ıldığını şüpheye yer b ırakmayacak şekilde maddi gerçe ğin ortaya ç ıkar ılmad ığını, eksik inceleme ile hüküm kuruldu ğunu belirterek yarg ılaman ın sonucunun adil olmad ığı yönündeki di ğer şikâyetleri hakk ında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayr ıca bir inceleme yap ılmas ına gerek görülmemi ştir. C. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 46. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1)Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmedi ğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 47. Başvurucu, ihlalin tespit edilerek sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı talebinde bulunmuştur. Başvuru Numaras ı: 2017/29811 Karar Tarihi :30/6/2020 1048. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında, ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 49. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 50.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaral ı f ıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir. ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 51.İncelenen ba şvuruda, tan ıklar MR ve S.M.nin duru şmada dinlenmemesi ve tan ıklar ın neden duru şmada dinlenmedi ğine ilişkin gerekçenin ortaya konulmamas ı, tan ıklar ın duruşmada sorgulanamamas ı, dengeleyici savunma imkânlar ının başvurucuya tan ınmamas ı nedeniyle tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin ilk derece mahkemesinin karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 52. Bu durumda tan ık sorgulama hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yap ılmas ı gereken i ş, öncelikle ihlale yol açan mahkeme karar ının ortadan kald ırılmas ından ve ihlal sonucuna uygun yeni bir kara r verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 6. A ğır Ceza Mahkemesine (E.20015/243, K.2016/398) gönderilmesine kara r verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2017/29811 Karar Tarihi :30/6/2020 1153. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki tan ık sorgulama hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin tan ık sorgulama hakk ı ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 6. A ğır Ceza Mahkemesinin (E.20015/243, K.2016/398) yerine bakmakla görevli mahkemeye GÖNDER İLMESİNE, D. 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 30/6/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL