Başvuru, kadastro tespitine itiraz davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; esaslı iddiaların kararda tartışılmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kadastro tespitine itiraz davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; esaslı iddiaların kararda tartışılmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 19/12/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Adana ili, Karataş ilçesi, Taşçı köyü, Köyüstü mevkiinde kain 107 parsel sayılı taşınmaz 1968 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1950 tarihli ve 160 no.lu tapu kaydına dayanılarak 600 m2 miktarla eşit hisse olarak Ü.K. ve K. adına tespit görmüştür. Bu taşınmaza bitişik 108 sayılı parselin sahibi olan başvurucuların dedesi ve kayınbabası H.S. 2/12/1968 tarihli dilekçesinde 107 sayılı parselin gerçek yüzölçümünün 000 m2 olduğunu belirterek 108 parselin miktar noksanlığının 107 parsel sayılı taşınmazdan tamamlanması talebiyle Tapulama Komisyonuna itiraz etmiştir. H.S. 23/1/1970 tarihinde vefat etmiş, Tapulama Komisyonunun 9/6/1977 tarihli kararıyla itirazı reddetmesi üzerine H.S.nin mirasçısı ve başvurucuların murisi olan A.G.S. 5/8/1977 tarihinde Karataş Tapulama Mahkemesinde (Mahkeme) kadastro tespitine itiraz davası açmıştır. Mahkeme 9/2/1984 tarihinde davanın ölen kişi aleyhine açıldığını belirterek husumet yönünden ret kararı vermiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 19/11/1987 tarihli kararı ile davadan önce vefat ettiği anlaşılan davalı Ü.K.nın mirasçılarının davaya dâhil edilerek esastan karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma üzerine Mahkemece yeniden yapılan yargılamada verilen 20/12/2004 tarihli kararda, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların dayanak tapu kayıtlarında 107 sayılı parselin komşu taşınmaz olarak gösterildiği, yine 107 ve 108 sayılı parsellerin dayanak kayıtlarının birbirlerini komşu olarak gösterdiği, davacı ve davalılar arasında kullanılan yerlerin eskiden beri değişmez sabit bir şekilde kullanılageldiği, sabit sınırlı kabul edilen tapu kayıtlarında, tapu kaydında yazan miktara değil sınırların nazara alınması gerektiği, 108 sayılı parselde uygulanan tapu kaydında eksik görünen miktarın 107 sayılı parsele katılarak tespit gördüğü hususunun ispatlanamadığı, bu hususta davacı tarafın tanık dahi dinletemediği belirtilerek dava reddedilmiştir. Temyiz üzerine dosya Yargıtay Hukuk Dairesinin 30/3/2006 tarihlikararlarıyla tebligat eksikliği gerekçesiyle Mahkemesine geri çevrilmiştir. Bu arada Mahkeme kısa ve gerekçeli karar arasındaki farklılığın giderilmesi için 28/4/2006 tarihindetavzih kararı vermiştir. Eksikliğin giderilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 11/12/2006 tarihli kararıyla Mahkemenin kısa ve gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi tavzih kararıyla gideremeyeceğini belirterek hükmü yeniden bozmuştur. Başvurucuların murisi A.G.S.nin 26/1/2006 tarihinde vefat etmesi üzerine başvurucular davacı mirasçı sıfatıyla davayı takip etmeye başlamışlardır. Mahkeme 13/4/2009 tarihli kararında bozmadan önceki kararın gerekçesini (bkz. § 13) tekrarlayarak davayı reddetmiştir. Temyiz üzerine karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 27/12/2011 tarihli kararıyla onanmıştır. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 5/12/2013 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı 22/11/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiş, 19/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.