Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4651 E. , 2024/2802 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4651 Karar No : 2024/2802 DAVACI : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı - (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Gen
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4651 E. , 2024/2802 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4651 Karar No : 2024/2802 DAVACI : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı - (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelge'sinin 1 ve 4. maddelerinin iptali istenilmektedir. DAVANIN KONUSU : Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelge'sinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Distribütörlerin rakibi durumunda olan araç ithalatçılarından istenen belgelerden, ilk üretici faturasının onaylı örneği, ihraç ülkesi gümrük idaresince düzenlenen beyanname ve data kartlarının ithalat aşamasında elinde kamu gücü bulunmayan ithalatçılar tarafından elde edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumun kendileri bakımından ithalat engeli oluşturduğu, söz konusu belgelerin ticari sır kapsamında üçüncü kişilere verilmesinin yasak olduğu; Gümrük Yönetmeliği'nde beyannameye eklenecek belgelerin sayıldığı, bunların dışında Genelge ile belge istenmesinin yasal dayanağının bulunmadığı; Genelge'nin yürürlüğe girmesiyle birlikte, distribütörler ile distribütör haricindeki ithalatçılar arasında eşitsizlik meydana geldiği, distribütörlerin rekabette avantajlı ve tekel durumuna getirildiği; eşyanın kıymetinin, Gümrük Kanunu'nun 23 ilâ 31. maddelerine istinaden, aksi somut delillerle ispatlanmadıkça “satış bedeli” olduğu, distribütörden alınan fiyatın veri olarak kabul edilmesinin mevzuat hükümleri ile uluslararası anlaşmalara aykırılık teşkil ettiği; kıymeti düşük beyan eden paravan veya sermayesi düşük şirketlerden amme alacağının tahsilinde güçlük yaşandığı ileri sürülerek uygulamaya konulan düzenlemenin hakkaniyete ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturduğu; Genelge'nin yürürlüğe girmesinden sonra binlerce aracın ithalatının yapılamadığı, gümrükte bekletilmek zorunda bırakıldığı, düzenlemede kamu yararının gözetilmediği, amaç ile araç arasında orantısızlık bulunduğu; vergilerin yasallığı ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI: Distribütörler dışında paralel ithalat yapan şirketlerin tamamına yakınının çok düşük sermayeye sahip olduğu, yeterli mali güçleri bulunmayan şirketler tarafından yapılan milyonlarca Euro değerindeki ithalatların, distribütörlerin ithalatlarından fazla olduğu; distribütör haricindeki paralel ithalatçıların çoğunlukla Yeşilköy Gümrük Müdürlüğünden lüks araç ithalatı yaptıkları, araçların donanım ve aksesuarlarının tamamının ithalat işlemleri sırasında gümrük idaresince tespitinin güç olduğu, bazı araçların kendi değeri kadar ilave donanım taşıdıklarının görüldüğü; yapılan incelemelerde, paralel ithalatçılar tarafından kıymetin düşük beyan edildiği, sonradan kontrol kapsamında geriye dönük olarak alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarının ise tahsilinde güçlük çekildiği, şirketlerin kapandığı veya ödeme gücü bulunmadığı, bunun önüne geçilmesi için kıymet, donanım ve aksesuarların gümrük işlemleri yapılırken tespitinin önem arz ettiği; yurt dışı araştırması ve sonradan denetimlerin etkinliğinin düşük olduğu, paralel ithalatçılar tarafından oluşturulan kayıt dışı ithalattan kaynaklanan Hazine zararının ve distribütörler aleyhine oluşan haksız rekabetin önlenmesi amacıyla dava konusu Genelge'nin ihdas edildiği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Genelge'nin 4. maddesinde yer alan "ve aracın ilk satışında üreticisi tarafından düzenlenen faturanın" ibaresi, Dairemizin 30/05/2024 tarih ve E:2022/2443, K:2024/2800 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, işbu davada aynı ibarenin iptali istemi hakkında ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi; kalan kısımlarına yönelik ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Dava, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelgesi'nin 1. ve 4. maddelerinin iptali istemine ilişkin bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 73. maddesinin 3. fıkrasında vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hükme bağlanmak suretiyle verginin kanuniliği ilkesi benimsenmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında da vurgulandığı üzere; Anayasanın 73. maddesinin 3. fıkrasında benimsenen bu ilke uyarınca, idarenin takdir yetkisine dayalı uygulamalarının sınırlandırılması amacıyla, vergi yasalarında, vergiyi doğuran olay; matrah; oran; tarh; tahakkuk; tahsil; yaptırım; zamanaşımı; muafiyet ve istisna gibi vergilendirmenin temel ögelerinin kanun ile belirlenmesi zorunludur. Ancak, vergilendirme ile ilgili bütün hususların kanunla kurala bağlanmasının olanaklı bulunmadığı usule ve tekniğe ilişkin konularda,vergi idaresinin etkin ve verimli bir şekilde işlemesini sağlamak amacıyla yasama organı tarafından, yürütme organına açıklayıcı ve tamamlayıcı nitelikte düzenleyici işlem yapma yetkisi verilmesi mümkündür. Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, düzenleme yetkisinin bulunduğu kurala bağlanmıştır. İdarenin düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Bir alanın kanunla düzenlenmiş olması, idarenin düzenleme yetkisini kullanabilmesinin ön koşuludur. Kanunla düzenlenmiş bir hususta normlar hiyerarşisi içerisinde üst norma aykırı olmayan ve uygulanmasına açıklık getiren yönetmelik, tebliğ ve genelgeler, idarenin takdir yetkisinin objektifleştirilmesine hizmet eder. Dolayısıyla, yürütülen kamu hizmetinin ve tesis edilen işlemlerin nesnelleştirilmesiyle ilgililerine hukuki güvence ve uygulama birliği sağlayan genelgelerin uygulanacağı tabiidir. Ancak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan genelgelerin, kendisinden üstte bulunan kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı hükümler içermeyeceği, başka bir deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı açıktır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 11. maddesinde, gümrük işlemleriyle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili bulunan kişilerin, Gümrük Müsteşarlığının veya gümrük idareleri ve diğer yetkili kurumların talebi üzerine gümrük işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla belirlenen süreler içinde gerekli bütün belge ve bilgileri vermek ve her türlü yardımı sağlamakla yükümlü olduğu, kendilerinden bu konularda bilgi istenilen kişilerin, özel kanunlarında yazılı gizlilik hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten kaçınamayacağı; 65. maddesinin 1. bendinin (a) alt bendinde, gümrük idarelerinin beyanların doğruluğunu araştırmak üzere beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebileceği ve beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de vermesini isteyebileceği kurala bağlanmıştır. T.C. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelgesinin 1. maddesinde, ithale konu aracın distribütör sıfatıyla ithal edilip edilmediğinin, ithalatçıdan temin edilecek sözleşmeler incelenerek tespit edileceği; 4. maddesinde ise, ithale konu araca ait, ihraç ülkesi gümrük idaresi tarafından düzenlenen ihracat beyannamesinin ve aracın ilk satışında üreticisi tarafından düzenlenen faturanın onaylı örneğinin beyannameye ekleneceği ve gümrük idarelerince bu hususun kontrol edileceği, söz konusu belgelerin eklenmediği beyannamelerin muayene ve/veya kontrol işlemlerinin tamamlanmayacağı öngörülmüştür. Motorlu taşıt ithalatı ve ticareti yapan davacı şirket tarafından, distribütörlerden istenmeyen belgelerin diğer ithalatçılardan istenmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, T.C. Anayasası'nın 10. maddesine ve fırsat eşitliğine aykırı olarak tesis edilen işlemlerin konu bakımından da hukuka aykırı düştüğü; kamu yararı amacıyla getirilmeyen düzenlemelerin amaç unsuru bakımından da hukuka uygun olmadığı; yabancı firmaların sır niteliğindeki belgelerinin sunulamayacağı, üretici firmaya ait faturanın ticari sır olduğu, uygulama nedeniyle gümrükte taşıtların uzun süre beklemesine ,ithalatın yavaşlamasına sebebiyet verileceği; distribütörlerin tekelleşmesine neden olacak şekilde düzenleme yapılmasının Anayasa'nın 167. maddesinde getirilen kurala ve ölçülülük ilkesine uygun olmayacağı gibi haksız rekabetin önünü açacağı; distribütörlerin korunmasına hizmet eden düzenlemenin bağımsız ithalatçılar için zorluklar oluşturacağı ileri sürülerek değinilen düzenlemelerin iptali istenmiştir. Davalı idarece, T.C. Ticaret Bakanlığı müfettişlerince bazı lüks otomobil ithalatları nedeniyle yapılan incelemelerde distribütörler dışında lüks marka ithalatı yapan şirketlerin pek çoğunun ithalat bedelini karşılamaya yeterli sermaye, alt yapı ve mali gücü bulunmayan paravan firmalar olarak kurulduğu ve lüks taşıtların yaptığı ithalat tutarlarını aşacak sayıda ithalat gerçekleştirdikleri; inceleme sırasında taşıt üzerinde bulunan aksesuar sayısına dair beyanlar ile ilgili olarak aynı taşıtların distribütörlerinden istenilen bilgilere göre, bu ithalatların çoğunda taşıt üzerinde yer alan aksesuarların noksan gösterilmesi ve yurt dışında bulunan ihracatçılar ile yapılan yazışmalarla da, ihracatçılar tarafından tahsil edilen ön ödeme bedeli karşılığı düzenlenen faturalarda yer alan tutarların söz konusu ithalatçılar tarafından satış bedeli olarak gösterilmek suretiyle düşük kıymet beyanında bulunulduğunun geriye yönelik olarak tespit edildiği; inceleme sırasında, söz konusu ithalatlar kapsamında paravan olarak kurulan bu şirketlerden vergi tahsilatının imkansız hale gelmesinden dolayı hazinenin gelir kaybına uğradığının tespit edilmesi nedeniyle davaya konu yapılan düzenlemelerin yer aldığı Genelgenin yayımlandığı, Genelge hükümlerinin, 4458 sayılı Kanun'un 11. maddesine ve Dünya Ticaret Örgütü Kıymet Anlaşmasının 17. maddesine göre uygun biçimde 4458 Sayılı Yasanın 65/1-a maddesinde kurala bağlanan düzenlemeye uygun olduğu; kayıt dışı ekonominin önlenmesi amacıyla, 4458 sayılı Yasa ile verilen yetki dahilinde ve kamu yararı esas alınarak yapılan düzenlemelerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmüş, Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü görev alanı dahilinde bazı lüks otomobil ithalatlarının incelenmesi sonu düzenlenen T.C. Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 13/10/2021 tarih ve 052-B/26 sayılı ve 02/11/2021 tarih ve 052-B/32 sayılı Raporları dosyaya sunulmuştur. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve dosyada bulunan belge ve bilgilerin değerlendirilmesinden, davalı idare tarafından uygulamada yaşanan ve hazinenin gelir kaybına uğramasına neden olan; taşıt üzerindeki aksesuarların sayısının eksik beyan edilmesi ya da ihracatçı tarafından ön ödeme karşılığı düzenlenen fatura tutarlarının satış bedeli olarak gösterilerek gerçek ithalat tutarının gizlenmesi gibi birtakım uygulamaların tespit edilmesi nedeniyle duyulan ihtiyaç üzerine, satışa sunmak üzere ithal edilen taşıtlarla ilgili olarak ihracatçı ile arasında distribütörlük ilişkisi kurulmasından dolayı satış işlemleri belirli resmi koşullara bağlanmış bulunan distribütörler dışında, aynı taşıtların ithalini gerçekleştiren ya da Türkiye'de distribütörlüğü bulunmayan lüks taşıtların ithalatını gerçekleştiren ticari işletmeler tarafından gümrük vergisine esas alınacak teslim bedelinin noksan beyan edilmesinin önüne geçilmesi ve bu kapsamda uygulama birliği sağlanması amacıyla getirildiği anlaşılan dava konusu düzenlemelerin, 4458 sayılı Kanun'un 11. maddesinde kurala bağlanan bilgi ve belge ibrazı yükümlülüğü ile aynı Kanun'un 65. maddesinde kurala bağlanan; gümrük idarelerinin beyanların doğruluğunun araştırılması amacıyla ilgililerden gümrük işlemlerine ilişkin olmak kaydıyla beyanname eki belgeler yanında başka belgeler de isteyebileceğine dair düzenlemelere uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Her ne kadar dava dilekçesinde, taşıtın üreticisine ait satış faturasının ticari sır kapsamında olduğu ve temininin mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de; ithalatçı firma taşıtın distribütörü olmasa dahi, gerçekleştirdiği ithalat nedeniyle yurt dışında bulunan ihracatçı tarafından teslimler karşılığı kendisine fatura düzenlenmesi, uluslararası alışveriş de olsa ticari ve hukuki gereklilik olduğundan, Genelgede ifade bulan üretici faturasının teminine olanak bulunmasa da idarece yapılacak kıymet araştırması kapsamında istenilmesi halinde, taşıtın ithalat bedeli karşılığı ihracatçı tarafından düzenlenen ihracat faturası ve ithale konu araca ait, ihraç ülkesi gümrük idaresi tarafından düzenlenen ihracat beyannamesi ile ithalat bedelinin tevsikini sağlayabileceğinden, ayrıca gerçekleştirdiği ithalat karşılığı ihracatçı tarafından kendisine düzenlenen satış faturasının ticari bir sır olarak kabulü de olanak bulunmadığından, davacının aksi yoldaki iddialarına itibar edilemez. Öte yandan T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından, distribütörlerin korunması ya da tekelleşmeleri amacıyla dava konusu düzenlemelerin getirildiği yolundaki davacı iddiasının da hukuk alanında karşılık bulacak nitelikte olmadığı açıktır. Bu itibarla, üst norm kurallarına aykırı olduğundan ve Kanunla verilen yetki aşılarak herhangi bir hakkın kullanımına sınırlama getirildiğinden de söz edilemeyeceğinden Genelgenin davaya konu yapılan düzenlemelerinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince, Danıştay Savcısının düşüncesinin alınmasından ve Tetkik Hakiminin açıklamalarının dinlenilmesinden sonra işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY: Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelge'sinin 1 ve 4. maddelerinin iptali istenilmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiş olup, hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmıştır. Anayasa'nın 2. maddesinde herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu düzenlenmiştir. Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesi de, hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğini temel bir ilke olarak benimsemiş olup, Anayasa'nın 35. maddesinin 2. fıkrasında, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Anayasa'nın ''Vergi ödevi'' başlıklı 73. maddesinin 1. fıkrasında, herkesin, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlü oldukları; 3. fıkrasında ise vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hükmü yer almaktadır. Anayasa'nın 124. maddesinde ise, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, düzenleme yetkisinin bulunduğu kurala bağlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un 11. maddesinde, gümrük işlemleriyle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili bulunan kişilerin, Gümrük Müsteşarlığının veya gümrük idarelerinin talebi üzerine gümrük işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla belirlenen süreler içinde gerekli bütün belge ve bilgileri vermek ve her türlü yardımı sağlamakla yükümlü oldukları, kendilerinden bu konularda bilgi istenilen kişilerin, özel kanunlarda yazılı gizlilik hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten kaçınamayacakları; 65. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, gümrük idarelerinin, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere, beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebileceği ve beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de vermesini isteyebileceği; 74. maddesinde ise, Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşyanın serbest dolaşıma girişinin, ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması ve kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili ile mümkün olduğu düzenlemelerine ye verilmiştir. Gümrük Yönetmeliği'nin "Beyannameye eklenecek belgeler" başlıklı 114. maddesinde, sayılan belgelerin gümrük beyannamesine eklenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiş, Bakanlıkça belirlenecek haller ve eksik beyana ilişkin hükümler saklı tutulmuştur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Dava konusu Genelge'nin 4. maddesinde yer alan "ve aracın ilk satışında üreticisi tarafından düzenlenen faturanın" ibaresi yönünden yapılan incelemede; Genel düzenleyici işleme karşı açılan davada yargı yerince verilen iptal kararı bu düzenleyici işlem ile ilgili herkes için hüküm ifade eder. Bu nedenle aynı düzenleyici işlemin iptali istemiyle başka davacılar tarafından açılan davalarda yargı merciince daha önce iptal edilmesine karar verildiği takdirde, düzenleyici işlemin hukuk alemindeki varlığı sona ermiş olacağından, aynı işlemin tesis edildiği tarihten itibaren yeniden iptaline karar verilmesi mümkün değildir. Bu durumda, Genelge'nin anılan kısmı Dairemizin 30/05/2024 tarih ve E:2022/2443, K:2024/2800 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, işbu davada aynı ibarenin iptali istemi hakkında ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekmektedir. B) Genelge'nin karar verilmesine yer olmadığı kararı verilen kısmı dışında dava konusu edilen diğer düzenlemeler yönünden yapılan incelemede; 4458 sayılı Kanun'un 11. maddesinde, idarece istenilmesi halinde bilgi ve belge ibrazı yükümlülüğü ile Kanun'un 65. maddesinde, beyanın doğruluğunun araştırılması amacıyla beyannameye ekli belgeler haricinde diğer belgelerin de istenebileceğinin düzenlendiği; ayrıca, Gümrük Yönetmeliği'nin 114. maddesinde sayılan beyannameye eklenecek belgelerin dışında Bakanlıkça belirlenecek hallerin saklı tutulduğunun anlaşılması karşısında; yukarıda yer verilen üst hukuk normlarına aykırılık taşımadığı sonucuna ulaşıldığından, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar düzenlemenin dava konusu edilen kalan kısımlarının iptalini gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelgesi'nin 4. maddesinde yer alan "ve aracın ilk satışında üreticisi tarafından düzenlenen faturanın" ibaresi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Söz konusu Genelge'nin dava konusu edilen kalan kısımları yönünden DAVANIN REDDİNE, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin, davalı idareden alınarak davacıya; davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bakılan dava; kısmen kabul, kısmen retle sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren ... TL tutarındaki kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan ... TL tutarındaki kısmının ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu Genelge'nin 4. maddesinde yer alan "ve aracın ilk satışında üreticisi tarafından düzenlenen faturanın" ibaresinin iptaline ilişkin Dairemizin 30/05/2024 tarih ve E:2022/2443, K:2024/2800 sayılı kararında yer alan karşı oy gerekçesinde belirtildiği üzere, Genelge'nin anılan kısmında üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığından, işbu dosyanın esasının yukarıda belirtilen Dairemiz esasına kayıtlı dosyadan bağımsız incelenmek suretiyle karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle, Dairemiz kararının, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm fıkrasına katılmıyorum.