8. Hukuk Dairesi 2013/21995 E. , 2014/14148 K. "" MAHKEMESİ : Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/05/2013 NUMARASI : 2009/199-2013/300 H.. H.. ile KDM Tarım ve Hayvansal Ürünler San. Tic. Ltd. Şti. aralarındaki elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının reddine dair Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.05.2013 gün ve 199/300 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı H..…
**8. Hukuk Dairesi 2013/21995 E. , 2014/14148 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/05/2013 NUMARASI : 2009/199-2013/300 H.. H.. ile KDM Tarım ve Hayvansal Ürünler San. Tic. Ltd. Şti. aralarındaki elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının reddine dair Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.05.2013 gün ve 199/300 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı H.. H.. vekili, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alana davalı tarafından iskele vs. yapmak sureti ile işgal ve müdahalede bulunulduğunu, kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağını açıklayarak dava konusu taşınmaza davalının müdahalesinin men-i ile taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların kal-ine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili: davalı şirket tarafından devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alana hiçbir müdahalede bulunulmadığını, dava konusu yerdeki iskele ve diğer imalatların davalı şirket tarafından inşa edilmediğini, kaldı ki söz konusu imalatların Kıyı Kanunu'nun 6/IV-a,b maddelerinde belirtilen yapılardan olması nedeni ile yıkımına ilişkin taleplerin hukuka aykırı olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan tescil harici yerde 29.04.2010 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide A harfi ile gösterilen ağ deposu, B harfi ile gösterilen tuvalet, C harfi ile gösterilen işçi kulubesi, D harfi ile gösterilen ahşap kulübe yönünden davalının yapmış olduğu müdahalenin men-i ile belirtilen yapıların kal-ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yere elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu alandaki yapıların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı ve davalının dava konusu taşınmaza ağ deposu, işçi kulubesi vs koymak sureti ile müdahalede bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme, hüküm vermeye ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı H.. H.. vekili, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazı ada/parsel/pafta olarak açıklamamış ise de, 09.04.2010 tarihinde mahallinde yapılan keşifte fen bilirkişinin kadastro paftasını uygulaması neticesinde kıyı kenar çizgisi paftasının L..- c..-d4d olduğu belirlenmiş, İzmir Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü'nün 12.04.2010 tarihli yazısında, dava konusu L..c-0.D nolu paftaya ilişkin kıyı kenar çizgisi bulunmadığı bildirilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; 362l sayılı Kıyı Kanunu'nun "kıyı kenar çizgisini" belirleme yöntemine ilişkin 5 ve 9. maddelerinin uygulanmasına yorum getiren ve görülmekte olan davalarda dikkate alınması zorunlu bulunan 28.11.1997 gün ve 5/3 sayılı