2. Hukuk Dairesi 2018/2372 E. , 2018/6291 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi,kadın lehine hükmedilen tazminatlar ile reddedilen kendi manevi tazminat talebi yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise reddedilen yoksulluk nafakası talebi, reddedile…
**2. Hukuk Dairesi 2018/2372 E. , 2018/6291 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi,kadın lehine hükmedilen tazminatlar ile reddedilen kendi manevi tazminat talebi yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise reddedilen yoksulluk nafakası talebi, reddedilen ziynet alacağı davası ve katılma yoluyla lehine hükmedilen tazminatların miktarı ile erkek lehine hükmedilen boşanma vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin, davalı -karşı davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı erkeğe yüklenen "güven sarsıcı davranışlarda bulunma ve kadının intihar teşebbüsüne neden olma" vakıalarına davalı-karşı davacı kadın tarafından usulünce ve süresinde dayanılmadığı, bu nedenle kadın tarafından usulünce dayanılmayan bu vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen erkeğin diğer kusurlu davranışları ile kadın tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşen kadının kusurlu davranışları birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu oldukları halde erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu yönündeki yanılgılı kusur belirlemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3-Yukarıda 2. bentte de açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurlu olup davalı-karşı davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2 maddesi koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. Bu husus nazara alınmadan yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-karşı davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 4-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle, boşanmaya neden olan vakıalarda tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Ayrıca kadının çalışmadığı, gelir ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası (TMK m. 175) takdiri gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak isteğin reddi doğru görülmemiştir.