10. Hukuk Dairesi 2024/16254 E. , 2025/4138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi İlk Derece Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 3201 sayılı kanun ger
**10. Hukuk Dairesi 2024/16254 E. , 2025/4138 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi İlk Derece Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 3201 sayılı kanun gereğince tahakkuk ettirilen borçlanma bedelini davalı Kuruma ödediğini, aylık bağlanması için talepte bulunduğunu, Almanya da ev hanımı iken Türkiye de geçirmiş olduğu 170 gün borçlanmasının iptal edildiği gerekçesi ile ile aylık bağlanmasına ilişkin talebinin reddedildiğini, resmi olarak yurt dışında ikamet kaydı bulunduğu sürece tatil ve benzeri nedenlerle ikamet edilen ülke dışına çıkmanın ikameti kesintiye uğratmadığını belirterek 3201 sayılı kanun uyarınca yapmış olduğu borçlanma işleminin 4053 gün üzerinden geçerli olduğunun ve toplam prim ödeme gün sayısının 5225 gün olduğunun tespitine, 01.02.2018 tarihinden itibaren müvekkiline yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir II-CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının emniyet kayıtlarından tespit edilen Türkiye de geçirilmiş olan sürelerin borçlanmadan düşürülmesi nedeni ile aylık kazanma şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2020 tarih, 2019/116 E., 2020/224 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.03.2022 tarih, 2021/21 E., 2022/675 K. Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece yapılacak iş, davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı Kanun'un 1. ve 5. maddeleri ile Kurumca yapılan tahakkukun ödendiği tarihte yürürlükte bulunan 06.10.2008 tarih ve 27046 sayılı Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 12. maddesi hükümlerine göre borçlanılan sürelerin sigortalının iradesine bırakılamayacağı, yine davacının borçlandığı yurtdışında geçen ev kadınlığı süresinin Türkiye'de geçen kısmı için borçlanamayacağı, yalnızca yurt dışında geçen sürelerin borçlanılabileceği gözetilerek Emniyet arşiv araştırması yaptırmak, davacıdan ve emniyetten davacının pasaportunu ve pasaport kayıtlarını istemek suretiyle davacının borçlanmak istediği süredeki yurda giriş ve çıkış tarihlerini netleştirmek ve devamında davacının yaşlılık aylığı tahsisine ilişkin koşullarının varlığını araştırmak ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak 28.03.2023 tarih, 2022/301 Esas, 2023/103 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. B. 2. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... bozma kararından sonra dosyaya giren pasaport kayıtları ve emniyetten gelen yurda giriş-çıkış kayıtlarına göre davacının yurda giriş çıkış tarihlerinin tespiti ile sadece yurt dışında geçen sürelerin borçlanılabileceği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken bozmaya yanlış anlam verilerek ve bu konuda bir talep de olmadığı halde iptal edilen 170 günlük borçlanma süresinin 30.11.1999 tarihinden 170 gün ileriye götürülerek 30.11.1999-20.03.2000 tarihleri arasına mal edilmesine ve bu suretle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir..." gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce yapılan değerlendirmelere göre davacının yurt dışındageçen ev kadınlığı süresinin Türkiye'de geçen kısmı için borçlanamayacağı, yalnızca yurt dışında geçen sürelerin borçlanılabileceği, iptal edilen 170 günlük borçlanma süresinin 30.11.1999 tarihinden 170 gün ileriye götürülerek 30.11.1999-20.03.2000 tarihleri arasında mal edilemeyeceği, bu suretle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilemeyeceği anlaşılmış olup kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı Kurum ile müvekkili arasındaki uyuşmazlığın temel nedeninin, müvekkilinin Almanya’da ev hanımı iken Türkiye’de geçirmiş olduğu sürelere ilişkin 170 gün borçlanmasının iptal edilmiş olmasından kaynaklandığını, davalı Kurumun borçlanma işlemini iptal etmesinin yasaya aykırı olduğunu, Zira Almanya'da ev hanımı olarak bulunmak, resmi olarak yurtdışı ikamet kaydı olduğu sürece tatil ve benzeri nedenlerle ikamet ettiği ülkeden dışarı çıkmasıyla kesintiye uğramayacağını, bu durumun kişinin bulunduğu ülkede ikamet kaydı olması nedeni ile taşıdığı, resmi ve sürekli bir statü olduğunu, kaldı ki kişinin Türkiye’de olduğu kısa tatil süresinde fiilen çalışma şansının bulunmadığını, başka bir açıdan ise Türkiye’de sigortalı olarak çalışan bir kişinin yurtdışına çıkması halinde de sigortalılık süresinin kesintiye uğramadığını, bu nedenle müvekkilimin kısa süreli olarak Türkiye'de geçirmiş olduğu tatil süresinin iptal edilmesinin kabul edilemeyeceğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, bozulması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türkiye'de geçen yurt dışı ikamet sürelerinin 3201 sayılı Kanun'un kapsamında borçlanılması ve yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti hususlarına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.